• KUŞLAR UÇMAYI UNUTTUĞUNDA

    María Julia Díaz Garrido ve David Daniel Álvarez Hernández’in birlikte yazıp resimlediği, Beyza Fırat’ın dilimize çevirdiği, Bulutsu Yayınları tarafından yayımlanan Kuşlar Uçmayı Unuttuğunda kuşların uçmayı bırakıp sahip olabileceklerinden çok daha fazlasını düşledikleri, bu yüzden de giderek özlerinden uzaklaştıkları bir zamanı konu ediniyor.

  • Adını Sen Koy

    Jodi Picoult’nun Goodreads Okur Ödülleri finalisti kitabı Adını Sen Koy, iki kadının yüzyılları aşan hikâyesi üzerinden kadınların adının, sesinin ve emeğinin edebiyat tarihinde nasıl silindiğini anlatıyor. April Yayınları’ndan çıkan kitap, Mehmet Deniz Öcal çevirisiyle raflarda.

  • Ey Aşk, Ey Aşk! Mavi Yüzün Görünmüyor

    Modern İran şiirinin en güçlü ve etkili isimlerinden Ahmed Şamlu’nun seçme şiirlerini bir araya getiren Ey Aşk, Ey Aşk!
    Mavi Yüzün Görünmüyor adlı kitabı baskıyı, sürgünleri sadece bir tema değil hem politik hem insani varoluşu dizelerinde ağırlıyor.

  • Onlardan Uzakta

    2025 Goncourt Ödülü sahibi Laurent Mauvignier, çağdaş Fransız edebiyatındaki yerini bu sarsıcı ilk romanıyla müjdeliyor. Sel Yayıncılık tarafından okurla buluşturulan Onlardan Uzakta; bir ailenin yarım kalmış cümlelerini, birbirine teğet geçen duygularını ve aralarındaki aşılmaz mesafeleri kendine has, etkileyici bir ritimle anlatıyor.

  • Irena Rey’in Yok Oluşu

    Uluslararası Booker ödüllü çevirmen ve yazar Jennifer Croft, Irena Rey’in Yok Oluşu’nda, okuru hem edebiyatın hem de dilin labirentlerinde dolaştıran, gerçeklik, kurgu ve çeviri arasındaki sınırların giderek silikleştiği, çok katmanlı bir anlatı kuruyor. Yazarın çeviri dünyasına dair birikimini kurmaca içinde ustalıkla işlediği roman, Seda Çıngay Mellor’un çevirisiyle Türkçede.

  • İNGMAR VE DENİZ

    Mari Teede’nin yazdığı, Marja-Liisa Plats’ın resimlediği, Hakan Kayısoy’un dilimize kazandırdığı ve İlksatır Çocuk tarafından yayımlanan İngmar ve Deniz, anne babasının ayrılığıyla hayatı değişen İngmar’ın yeni bir yere, yeni bir hayata alışma ve duygularıyla yüzleşme sürecini doğayla ve yeni tanıştığı insanlarla kurduğu bağ üzerinden anlatıyor.

  • Zulmün Adını Koymak

    Devrim Sezer ve Ümit Kurt’un hazırladığı Zulmün Adını Koymak, kitlesel şiddeti doğru kavramlarla düşünmenin neden hayati olduğunu tartışmaya açıyor. Soykırım, katliam ve inkâr gibi meseleleri tarihsel, hukuki ve etik boyutlarıyla ele alan kapsamlı çalışma, Metis Yayınları etiketiyle okurla buluşuyor.

  • Gölgedeki Güneş

    Çiğdem Taşkın’ın; inançla isyanı, tanrıyla insanı, umutla küskünlüğü aynı ateşte eritiyor şiirlerinde. Bu dizelerde dağ yürür, nehir konuşur, aynalar tanrıya yüzünü gösterir. Kimi zaman bir Meryem’in gözyaşı, kimi zaman Mezopotamya’yı avuçlarında taşıyan bir el olur sözcükler.
    Gölgedeki Güneş, gölgede kalmış olanın içindeki güneşi arıyor.