Çöküş Üzerine
Yazan: Ango Sakaguçi
Japon edebiyatının en aykırı seslerinden Ango Sakaguçi, 1946 tarihli Çöküş Üzerine‘de savaş sonrasının yıkımını bir felaket değil bir tür hakikate dönüş olarak ele alıyor. Yazarın öykülerini ve denemelerini bir araya getiren kitap, Ayabakan Yayınları’ndan Kuzey Baykal çevirisiyle raflarda.
Orjinal Adı: Darakuron
Orjinal Dili: Japonca
Türü: Öykü
Yayın Tarihi: Nisan 1946
Türkçe Baskı: Mayıs 2026
Okur Yaşı: Yetişkin Okuyucu
Hedef Kitle: Savaş sonrası fikir tartışmalarını seven, Japon edebiyatına ilgi duyan okurlar
Editör: İlayda Güzel
Sayfa Tasarımı: Kuzey Baykal
Kapak Tasarımı: Kotaro Chiba
Sayfa Sayısı: 168
Çevirmen: Kuzey Baykal
Ebat: 12,8x19,7
İnceleme
Ango Sakaguçi, Çöküş Üzerine‘yi (Darakuron) 1946 Nisan’ında yazdı; savaşın yeni bittiği, yenilgiyle birlikte Japonya’nın eski değer dünyasının dağıldığı bir dönemdi. Metin ilk kez Shinchō dergisinde yayımlandı. Yarım yıl içinde her şeyin değiştiğini söyleyen açılış cümlesiyle Sakaguç, savaş sonrasının çöküşünü bir felaket olarak değil, bir tür hakikate dönüş olarak ele alır. Sakaguçi’ye göre insan, savaşı kaybettiği için değil, yalnızca insan olduğu için “düşer”. Karşısına aldığı asıl şeyse savaş dönemi Japonya’sını ayakta tutan idealize edilmiş “bushido”dur: Sadakat ve onurlu ölüm üzerine kurulu söylemin, insanı kendi doğasından kopardığı öne sürülür. Sakaguçi, savaş sonrasının “düşmüş” Japonya’sını, bushido gibi kurgular üzerine inşa edilmiş savaş dönemi Japonya’sından daha hakiki bulur.
Sakaguçi bu düşüncelerinde yalnız değildi. İkinci Dünya Savaşı yenilginin hemen ardından öne çıkan, ülkenin amaçsızlığını ve kimlik bunalımını dile getiren aykırı yazarlar “serseri” ya da “çöküş” ekolü -Buraiha- olarak anıldı; Sakaguçi de Osamu Dazai ve Sakunosuke Oda’yla birlikte bu topluluğun önde gelen adlarından sayılır. Grubun ortaya çıkışı genellikle dönemin ruh hâline bağlanır: imparator kültünün ve militarist değerlerin çöküşüyle açılan boşlukta, eski ahlakı reddeden bir edebiyat. Çöküş Üzerine için yapılan değerlendirmeler de doğrudan ve kışkırtıcı bir üslupla yazıldığı belirtiliyor; kısa ama yoğun bir metin olarak anılıyor. Yayımlandığından bu yana hem destek hem itiraz toplaması, üzerine kesin bir yargıya varmanın kolay olmadığını da gösteriyor.
Tanıtım Bülteninden
“Ölümle yaşamın mutlak döngüsü ve sonsuz sayıda insanın sonsuz geleceği karşısında hayatlarımız anca birer çiy tanesiyken asla değişmeyecek bir sistemin bize ebediyen sürecek bir mutluluğu bahşedeceğini iddia etmek, gelecek hakkında ahkâm kesmek; küstahlığın, korkunç boyutta zırvalamanın ötesine geçemez. Sonsuz, ebedi zamana; insanlığın potansiyeline karşı dehşet bir hakarettir bu. Umabileceğimiz yegâne şey az da olsa iyileşebilmemizdir. Aslında insanlığın çöküşünün sınırları da bu kadardır. İnsanlığa sonsuza dek düşebilecek güçte bir zihin bahşedilmedi. Bir çeşit sisteme sarılarak düşüşümüzü durdurmaya çalışırız. Sistemi kurarız, sistemi bozarız ve insanlık biraz daha gelişir. Çöküş tüm sistemlerin anasıdır. Bizim için en elzem şey ise insanların bu acınası aslını dikkatle gözlemlememizdir.”
Töre ve âdetlerin yıkımını, sansasyonelliği âdeta görev edinmiş olan; 20. yüzyıl Japonya’sının en özgün ve ayrıştırıcı düşünürlerinden Ango Sakaguçi’nin hem öykülerinden hem de denemelerinden oluşan bu derlemesinde hâlen tartışmalı bu yazarı meydana getiren pek çok yüze tanıklık ediyoruz.
Ango Sakaguçi Kimdir?
20 Ekim 1906’da, Niigata’da dünyaya geldi ve gerçek adı Heygo Sakaguçi’dir. Budizme merak salarak Toyo Üniversitesinde Hint Felsefesi okudu ve 25 yaşında mezun oldu. Gençliğinden beri yazar olmayı hedefleyen Sakaguçi, mezuniyetinin akabinde çeşitli edebi esere imza attı. Doğduğu günden beri çatışmada olan Japonya, Sakaguçi’nin yazarlık kariyerinin daha başlarında 2. Dünya Savaşı’na dâhil oldu. Sırasıyla 1942’de ve 1946’da yazdığı denemeleri Japon Kültürüne Şahsi Bir Bakış ve Çöküş Üzerine ile ün kazandı. Osamu Dazay ve Sakunosuke Oda’nın da içinde bulunduğu, savaş sonrası Japon edebiyatının önde gelen akımlarından “Burayha” yani “Serseri Akımı”nın bir parçası oldu. 17 Şubat 1955’te, 48 yaşında Gunma’da beyin anevrizmasından hayatını kaybetti.
Kaynak: Ayabakan Yayınları
Yeni çıkan kitap tanıtımlarını incelemek için tıklayın.












Yorumlar
Henüz Bir Yorum Yok