Kayıp Ağaçlar Adası – Elif Şafak

Yayınevi:
Başak Bingüler

Tüm dünyada bir milyondan fazla okura ulaşan Kayıp Ağaçlar Adası ülkemizde de çok satanlar listesinde ilk çıktığı günden beri üst sıralarda yer alıyor. Elif Şafak’ın kaleme aldığı Kayıp Ağaçlar Adası bizlere savaş ile umudu, ayrılık ile aşkı anlatan ve bu değerleri güçlü bir dil ile harmanlayan bir göç masalı aslında.

Sitede Yayınlanma Tarihi: 12 Ekim 2023

Ülke: Türkiye

Türü: Kurgu

Okur Yaşı: Genel Yetişkin Okur Kitlesi

Hedef Kitle: Tarihi olayları kurgu içinde okumayı sevenler.

Sayfa Sayısı: 408 sayfa

Çevirmen: Omca A. Korugan

Çeviri: ☺️

İmla: ☺️

Ebat: 13,5 x 19,5 cm

Kategoriler:

İnceleme

Uzun süredir Elif Şafak’ın eserlerini okumuyordum. Neredeyse bütün kitaplarını ilk çıktığı zaman okurdum fakat son yıllarda ilgim biraz çocuk edebiyatına kaydığı için fırsat bulamadım. Daha önce okuduğum Aşk, İskender, Ustam ve Ben, Araf ve Siyah Süt eserlerinin bende yerleri apayrıdır. Yazarın unutuamadığım bu kitaplarından dolayı son kitabı Kayıp Ağaçlar Adası’nı gördükçe okuma listeme almayı istiyordum.

Ben bir süredir Londra’da yaşıyorum ve bu şehrin çok güzel kitapevleri var. Gördüklerim en az 3-4 katlı ve her katında saatlerimi harcıyorum. Bazen kitap cennetine düşmüş gibi hissediyorum. Mesela Waterstones benim favori kitapevim. O kitapevine ne zaman girsem hep bir şekilde karşıma çıkıyordu Kayıp Ağaçlar Adası – ama orijinal dili olan İngilizce ile. Orijinal adı The Island of Missing Tree olan Kayıp Ağaçlar Adası ilk baskısını 2021 yılında yapmıştı. İşte her şeyin vakti ve zamanı var aslında. İki yılı aşkın süredir Türkiye’den uzaktayken ve bazı karmakarmaşık duyguları yaşarken belki de kitap ilk çıktığında alıp okusaydım benim içime bu kadar işlemeyecekti. Kayıp Ağaçlar Adası Omca A. Korugan tarafından 2023 yılında dilimize kazandırıldı ve bu yaz Türkiye tatili dönüşümde Türkçe çevirisini alıp okudum.

Kitap tanıtımı için online sitelere baktığımızda The Costa roman ödülü, The Women’s ödülü ve RSL Ondaatje ödülü finalisti, Britanya Kitap ödülü ve Dublin Edebiyat ödülü adayı olmuş, Der Spiegel ve Sunday Times’ın çok satanlar listesine girmiş ve Reese Witherspoon Kitap Kulübü seçkisinde yer almış olan bir kitap olduğunu görüyoruz. Bu listelerde yer alması ve hatta kısa listelere kadar yükselmesi beni kitabı bir an önce okumam için adeta teşvik ediyordu ve alıp okumakla ne kadar doğru bir karar verdiğimi bitirince anladım.

Defne ve Kostas aşkı ile sürükleyici bir aile destanı

Dünya ne kadar fazla acıya tanıklık etmiş. Bu acıların hepsi de insan icadı. Güç savaşları sonucu milyonlarca insan hayatını kaybetmiş, yüzbinlerce insan da sevdiklerinden ayrılmış ve bir kısmı kavuşabilirken şanssız olanlar bir daha asla kavuşamamış. Savaşların gölgesinde insan ne kadar sevebilirse öyle bir aşk yaşanmış 1970’li yılların Kıbrıs’ında. Bu aşkın ana karakterlerinden biri Türk diğeri ise Rum: Defne ile Kostas. Birbirlerine âşıklar ama etnik kökenleri nedeniyle aileleri bu aşkın doğru bir seçim olmayacağını düşünüyor. Her ne kadar gizli gizli Mutlu İncir tavernasında buluşup aşklarını yaşasalar da belli bir süre sonra savaşın çirkin ve acımasız yüzü ortaya çıkıyor.

70’li yıllarda bir adada et ve tırnak gibi yaşayan Rumlar ve Türkler gün geliyor birbirinin düşmanı oluyor. Roman bazen günümüz Londra’sında bazen de 70’lerin Kıbrıs’ında geçiyor. Savaşın kötü ve merhametsiz yüzünü gözler önüne seriyor. Dünyada savaş nedeniyle sır olarak kalmış o kadar derin acılar var ki kitabı okuyunca ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Defne ile Kostas’a ne mi oluyor? Bunu Yunus Emre’nin büyülü sözü ile yanıtlamak istiyorum.

“Kader gayrete aşıktır.”

Anlatıcı incir ağacı ve tatlı Meryem Teyze

Kitapta birbirinden farklı renkli karakterler var. Defne, Kostas, Ada, Meryem, Yusuf, Yiorgos, Chico, İncir ağacı ve diğerleri. Yusuf ve Yiorgas’ın kalbimde yerleri çok ayrı. Onların öyküsü için bile bence ayrı bir kitap yazılabilir. Ama sanırım ben en çok incir ağacını ve Meryem teyzeyi sevdim. Kıbrıs’ın sıcak Akdeniz ikliminden koparılıp Londra’nın soğuk, sürekli yağmurlu okyanus iklimine getirilip dikilen bir incir ağacı eserin anlatıcılarından birisi. İlk sayfalarda kitabı okurken bu bana garip gelmişti ama daha sonra çok hoşuma gitti. İncir ağacının gözünden de görüyorsunuz olayları. İncir ağacı geçmişte yaşanalara da günümüzde olanlara da şahit. Aile üyeleriyle arasındaki bağ ise epey sarsıcı.

İkinci sevdiğim karakter ise Defne’nin ablası Meryem. Klasik, hepimizin bildiği ablalardan: koruyup kollayıcı, güzel yemek yapan, sohbeti hoş, neşeli ama esasında içinde ne fırtınalar kopan, bazı batıl inançları olan. Hepimizin tanıdığı böyle bir abla vardır değil mi? Ada ile ilişkisine bayıldım. Ada’nın ona soğuk davranması da normaldi sonuçta ama onun koruyup kollayan halleri, akıl vermeleri, bazı pratik bilgileri öğretmesi bana çok sıcak geldi. Keşke daha fazla bilgi olsa dedim okurken. Sanki eksik kalmış Meryem’in hikâyesi.

Konfor alanını terk etmek mi yoksa bir göç masalı mı?

Hayatınızda konfor alanınızdan hiç çıktınız mı? Ben çıktım. Yalan yok ilk başta çok büyük bir tokat yedim. Kurulu düzenimi, evimi, barkımı, işimi, ailemi geride bırakıp kilometrelerce yol kat edip sıfırdan bir hayat kurdum. Bu zorlu ve sarsıcı yolculukta yalnız değildim elbette. Eşim, oğlum ve kedimiz hep yanımda. Yani biz konfor alanımızı terk ettik ve iki yılı aşkın süredir İstanbul’dan Londra’ya yorucu, zaman zaman iç karartıcı, zaman zaman neşelendiren ve şaşırtan bir yolculuktayız.

Kayıp Ağaçlar Adası’nı okurken kendimden çok şeyler buldum. Sizler okurken benim yaşadığım duyguları yaşayacak mısınız tabii bilmiyorum ama kitabı okurken Elif Şafak sanki benim beynimden geçen cümleleri kaleme almış dedim.

 “Londra’daki yeni evimi sevmiştim. Uyum sağlamak için, oralı olabilmek için çok uğraştım… Bütün bunlara karşın, tekrar meyve verebilmem yedi yılımı aldı. Çünkü göçler ve taşınmalar bize bunu yapar. Evini bırakıp bilmediğin kıyılara gittiğinde kolayca, eskiden olduğu gibi devam etmezsin hayatına; içinden bir parça ölür ki bir başka parça en baştan başlayabilsin yeniden.”

Bu satırları sanki ben yazmışım gibi hissediyorum ama Elif Şafak benim gibi konfor alanını terk edip göç edenlerin duygularına tercüman olmuş. Benim de meyve vermem belki de kitaptaki incir ağacı gibi yedi yılımı alacak. Bunu bilmiyorum zaman gösterecek. Ama umudumu hiçbir zaman yitirmiyorum.

Aranızda Kayıp Ağaçlar Adası kitabını okuyan var mı? Sizce kitabın en dikkat çekici mesajı neydi? Yorumlarda paylaşır mısınız?

Elif Şafak Kimdir? 

Strasbourg doğumlu Elif Şafak, çocukluğunu ve gençliğini Ankara, Madrid, Amman, Köln, İstanbul, Boston, Michigan ve Arizona’da geçirdi. ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü’nü bitirdi, yüksek lisansını aynı üniversitede Kadın Çalışmaları Bölümü’nde, doktorasını ise Siyaset Bilimi alanında tamamladı. Türkiye, ABD ve İngiltere’de üniversitelerde dersler verdi. 2018 yılında Oxford Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Avrupa Edebiyatı Weidenfeld Kürsüsü’ne misafir öğretim üyesi olarak edebiyat ve sanat seminerleri vermek üzere seçildi. Oxford/St. Anne’s College onursal üyesi olan Şafak ayrıca Bard College’dan da fahri doktora ünvanına layık görüldü.

2010 yılında Fransa’nın Chevalier de l’Ordre des Arts et des Lettres madalyası ile ödüllendirilen, eserleri elli dile çevrilen ve The New York Times, The Washington Times, The Financial Times, The Guardian, Le Figaro gibi önde gelen yayın organlarında hakkında çok sayıda edebi inceleme yazısı çıkan; aynı zamanda uluslararası basında makaleler yazan Elif Şafak’ın romanları, Penguin, Random House, Rizzoli, Flammarion, Kein&Aber gibi dünyanın en önemli yayınevleri tarafından yayımlandı.

Şafak, 2017’de Margaret Atwood ile Norveç merkezli Future Library’ye (Geleceğin Kütüphanesi) 100 yıl sonra okunmak üzere eser bırakacak yazarlar arasında seçildi. Amerika’nın etkili yayın organlarından Politico tarafından dünyayı daha iyi bir yer yapacak 12 kişiden biri olarak belirlendi. İki kez yaptığı TEDGlobal konuşmaları, 9 milyon izlenmeye ulaştı. PEN Nabokov gibi pek çok yarışmanın jürisinde yer aldı ve 2019 yılında Wellcome Ödülü’ne başkanlık yaptı. Aynı yıl Royal Society of Literature (Kraliyet Edebiyat Derneği) üyesi ve başkan yardımcısı seçildi. 2020’de The Orwell Ödülü jüri üyesi oldu. ECFR’nin (Avrupa Dış İlişkiler Konseyi) de kurucu üyesi olan Elif Şafak, 2021 yılında Halldór Laxness Uluslararası Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. YouTube kanalı Say Your Word’de düzenli olarak kelimeler üzerine düşüncelerini paylaşan Elif Şafak, Londra ve İstanbul’da yaşıyor, eserlerini İngilizce ve Türkçe yazıyor.

Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.

Yorumlar (0)

Yorumlar

Henüz Bir Yorum Yok

Be the first to review “Kayıp Ağaçlar Adası – Elif Şafak”

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

More Products