• Uhuvvet

    Osmanlı döneminin  ilk kadın gazetecilerinden biri olan Selma Rıza’nın 1897’de kaleme aldığı, yaklaşık yüz yıl sonra okuruyla buluşma şansı bulan Uhuvvet romanı, İletişim Yayınları etiketiyle tekrar yayımlandı.  Kitap Tanzimat’tan II. Abdülhamid devrine uzanan dönemde, bir Osmanlı ailesinin iç çatlaklarını, kadınların sessizleştirilen hayatlarını ve adalet arayışını büyük bir anlatı ustalığıyla gözler önüne seriyor.

  • Sonrası – Evlilik ve Ayrılığa Dair

    Roza Hakmen tarafından Türkçeye kazandırılan Sonrası – Evlilik ve Ayrılığa Dair, Rachel Cusk’ın kişisel bir yıkımı değil, modern kadınlığın ve aile kurumunun kırılgan mimarisini sorguladığı keskin bir düşünce kitabı.

  • Şapka Üçlemesi

    Jon Klassen’in yazıp resimlediği, Sümeyye Ceylan’ın dilimize çevirdiği, Usturlab tarafından yayımlanan Şapka Üçlemesi, kaybolan ya da bulunan bir şapka etrafında yaşanan olayları konu alıyor.

  • Hâlden Anlayan Lider

    Hâlden Anlayan Lider, Mona Kitap etiketiyle raflarda. Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden birinin CEO’su olan Mert Karaibrahimoğlu, yıllara yayılan çalışma hayatından süzülen deneyimlerini; sahadan merkeze, başarıdan hatalara uzanan samimi hikâyeler eşliğinde paylaşıyor. 4 Şubat Dünya Kanser Günü’nde yayımlanan kitabın tüm geliri MEMEDER Meme Sağlığı Derneği’ne bağışlanmaktadır.

  • Kara Avcı

    Vidal-Naquet, Kara Avci’da Yunan düşünce ve toplum biçimlerini hoplit-kara avcı karşıtlığı üzerinden ele alıyor. Gündüz meydanlarda savaşan düzenli hoplitlerin aksine; geceyi, ormanı ve hafif silahları tercih eden kara avcılar, kurnazlik ve sınır ihlaliyle tanımlanan bambaşka bir güç alanını temsil ediyor.
    Kitap, Yunan düşünce dünyası hakkında sadece söylenenleri değil, dile getirilemeyenleri de odağına alıyor.

  • Bilge Kızlar

    Unutulmuş kadın bilgeliğinin izinin süren Bilge Kadınlar Sel Yayıncılık etiketi ile dilimize kazandırıldı. Angela Carter’ın eleştirmenler tarafından başyapıtı kabul edilen kitapta bilgeliğin kime ait olduğu sorusu tekrar soruluyor.

  • Roma Hikâyeleri

    Jhumpa Lahiri’nin Roma’yı yalnızca bir arka plan değil, anlatının asli unsuru hâline getirdiği dokuz öyküden oluşan Roma Hikâyeleri, Eren Yücesan Cendey’in çevirisiyle Türkçede. Pulitzer Ödüllü yazar, bu kez odağını bir şehrin içinde yaşanan hayatlardan çok, o şehrin hayatları nasıl şekillendirdiğine, dönüştürdüğüne ve kimi zaman da dışarıda bıraktığına çeviriyor.