Dördüncü Sanayi DevrimiKlaus Schwab’ın kaleme aldığı, okuması hayli kolay, dili akıcı ve konuyla ilgisi olanlar için yeni ve geniş bakış açıları sunan bir kitap. Schwab, bu çalışmada bilgi vermek ve öngörülerini paylaşmak amacını öne çıkarıyor. Okuyucusunda yeni sorular yaratma duygusu bir nebze geri planda kalsa da kitap bilgi verme-hoş zaman geçirme arasında bir denge kurmayı başarmış. 

Engin Öztornacı / oztornaci@gmail.com

Dördüncü Sanayi Devrimi kitabında hem bireyler hem de kurumlar açısından yaşanılan değişim ve dönüşümün gidişatı teknolojik, sosyal ve ekonomik bağlamlarda 3 ana başlık altında incelendikten sonra önümüzdeki yıllarda yaşayacağımız dönüşüm, 23 derin değişime ait veriler ve analizlerle okuyucuya sunuluyor.

Bu noktada Schwab konuyu bütüncül biçimde ele almış ve olabildiğince yalın, net ve anlaşılabilir biçimde okura aktarmış. 

Kitabı okurken hem yazarın fikirleri hem de alıntı yaptığı kaynaklar üzerine düşünmek ve derin okumalar yapmak gerektiğini hissediyorsunuz. Mesela üretkenlik başlığı altında “Uzun vadeli büyüme ve hayat standardını yükseltmenin en önemli belirleyicisi üretkenliktir,” cümlesi hem makro hem mikro açıdan önemli bir tespit.

Schwab, hemen her konuda aynı anda ve çok sayıda Hız – Genişlik- Derinlik ekseninde radikal değişimlerin yaşanacağını ifade ediyor. 

Schwab’ın,“İstihdamdaki gelecek trendleri ve bunlara uyarlanmak için gereken bilgi ve beceri ihtiyaçlarını öngörme yeteneği ekonominin tüm paydaşları açısından çok daha kritik hâle gelmiştir,” şeklindeki ifadesi sektöre ve coğrafyaya göre değişebilir. Bununla birlikte hem sermaye hem de emek faktörü açısından sürdürülebilir ve güvenli ekonomik bir gelecek öngörüsü oluşturma ayrıcalığı; ancak değişimi anlayıp ona uygun donanımlara sahip olanlar tarafından mümkün olacaktır.

Yazar, bu çıkarıma teknolojinin istihdam üzerindeki karşıt iki etkisini şu şekilde açıklıyor: 

  • Yıkıcı Etki: Emeğin sermayeyle ikamesi, 
  • Geliştirici Etki: Yeni ürün ve hizmetlere talep artışı ve yeni meslek ve sektörlerin oluşumunu açıklayarak ulaşıyor.

Bu aşamada okur olarak aklıma şu iki soru takıldı:

  • İş gücünün, emeğin ikamesi mümkün mü?
  • Teknoloji, iş gücünün yerine geçebilir mi?

Yazar, yönetici ve liderlerin durumunu da ele alıyor: “Liderlerin, kuruluşlarının iş gücünü yetenekli – bağlantılı – akıllı hâle getirecek; makinelerle birlikte ve yan yana çalışabilecek, yeni eğitim modelleri kurması / geliştirmesi gerekecek,” öngörüsünde bulunuyor. Bu fikrini, “21. yüzyılın ikinci çeyreğinde sadece teknoloji ağırlıklı 4. Sanayi Devrimi’nin değil; demografik basınçların, jeopolitik değişimlerin ve yeni sosyal ve kültürel normlar gibi teknolojik olmayan faktörlerin de etkisi ve sonucu olarak yeni meslekler ve konumlar ortaya çıkacaktır,” öngörüsüyle derinleştiriliyor. “Bu durumda YETENEK kritik üretim faktörü olacaktır. İnovasyon, rekabet gücü ve sermayeye erişimden daha çok beceri sahibi iş gücünde kıtlık olacaktır,” fikrini ortaya atıyor.

Burada Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru son yıllarda yoğunlaşan ve toplumda beyin göçü olarak tabir edilen, “nitelikli iş gücü hareketliliğini” çok daha geniş ve derin açılardan ele almak gerekebilir.

Schwab, 4. Sanayi Devrimi’nin dört büyük etkisinden de bahsediyor:

  • Müşterilerin demografisi ve beklentileri değişiyor.
  • Veri ürünleri ve varlık üretkenliğini arttırıyor.
  • Yeni iş birliği modelleri türüyor ve gelişiyor.
  • Operasyon modelleri yeni dijital modeller hâline geliyor.

Yazar 6 farklı soruna dikkat çekmiş ve 4. Sanayi Devrimi ile ilişkisini incelemeye çalışmış. 

  • Toplumsal cinsiyet uçurumu ve Dördüncü Sanayi Devrimi
  • Çevresel Yenilenme ve Doğayı Koruma 
  • Bozulma Çağında Çevik Yönetişim İlkeleri 
  • Kentsel İnovasyon 
  • Mobilite ve Dördüncü Sanayi Devrimi 
  • Yeni Teknolojiler ve Uluslararası Güvenlik 
  • Güçsüzleşen Yurttaş 

Kitabın son bölümünde ise  “birey” ele alınıyor. Yeniçağın bireye etkileri ve bireyin uyum sürecinde kendi tutarlılığını sağlayabilmesi adına dönüşmesine yönelik çıkarımlarını görüyoruz.

Kitabın sonunda yer verilen “23 derin değişim” başlığında ise her bir değişim için istatistiksel verilerle desteklenen analizler var. Kitap, 2016 yılında yayımlanmış, dilimize 2017 yılında çevrilmiş. 2016’dan bugüne geçen sürede bu derin değişim başlıklarından her birinin yazarın dediği gibi hızla gerçekleştiğini görmek kitabı daha anlamlı ve tutarlı hâle getiriyor.

Kitabı kimler, nasıl okumalı?

Bu kitap konuyla ilgili ön okumaları olan, bilgi sahibi okuyucuya derli toplu biçimde süreci ve geleceğe dair öngörülerini belli bir sistematikle aktarıyor. Yalın dili okumayı keyifli hâle getirmiş. Konuya ilgi duyan ancak öncesinde bilgisi sınırlı olan okuyucular açısından da konu, veriye dayalı ve anlaması, kavraması kolay bölümler hâlinde aktarılıyor.

Lakin süreci anlamak ve uygulanan politikaların kitlesel sonuçlarını farklı açılardan düşünebilmek için çapraz okumaların faydası olacağını düşünüyorum. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşanan “nitelikli iş gücü hareketliliklerinin” sebep ve sonuçları çarpıcı boyutlara ulaştı. Yine önemli bir başlık olarak tüm dünya ülkelerinde oluşan -ne istihdamda ne de eğitimde olan genç nüfus (NEET) sorununun sosyo-kültürel ve ekonomik sebepleri, sonuçları ve çözümleri üzerine daha derin çalışmalara ihtiyaç var.

Sadece akademik çalışmalar için değil yaşadığımız değişim ve dönüşüm çağını anlamak ve anlamlandırmak, daha geniş açıdan yorum yapabilmek ve bireysel gelişim ve dönüşüm yolculuğunda farkında olmak isteyen herkese, pek çok akademik çalışmada referans olarak gösterilen bu kitabı okumasını tavsiye ederim.

Klaus Schwab Kimdir? 

Klaus Martin Schwab 1938, Ravensburg, Almanya’da doğdu. 1930’ların başında, ailesi İsviçre’ye göç etti. Aile Klaus Schwab’ın babasının işi dolayısıyla İsviçre-Almanya arasında bir yaşam sürdü. Schwab, 1957’de Ravensburg’da Spohn-Gymnasium’dan mezun oldu. Schwab 1972-2002 yılları arasında Cenevre Üniversitesi’nde işletme profesörlüğü yaptı. 1971 yılında Dünya Ekonomik Forumu’nu kâr amacı olmayan bir kurum olarak kurdu. Foruma her yıl dünyanın önde gelen politikacıları, iş insanları ve entelektüelleri katılıyor.

Diğer Okurdan kategorisi içerikleri için tıklayın.