Öğrencilerin okuma alışkanlığı kazanması ve bu alışkanlığın sürdürülmesi için nitelikli kitap seçiminde onlara rehber olmak büyük önem taşıyor. Kırmızı Kedi Yayınevinde Pazarlama Koordinatörü olan yazar Demet Ekmekçioğlu ile okullarda öğretmenler tarafından bu amaçla kitap okuma listeleri oluşturulmasında ne gibi faktörlerin etkili olduğunu konuştuk.

Büşra Tangal

Günümüzde kimi çocuklar okumayı henüz “okullu olmadan” öğrense de öğretmen ve arkadaşlarla aynı satırların paydaşı olmak çok başka bir tecrübe. İlkokul ile başlayan ve hayat boyu devam eden bu serüvende çocuklara bilinçli ebeveyn ve öğretmenlerin eşlik etmesi önemli farklar yaratabiliyor. Çocuklar ve gençler öğrenmeye en açık dönemlerinde oldukları için onlara okuma konusunda rehberlik edebilmek hem çok değerli hem de büyük bir sorumluluk. 

Eğitim alanında yapılan araştırmaların sonuçları bize gösteriyor ki okuduğunu anlama konusunda toplum olarak katetmemiz gereken epeyce yol var. Tablo ortadayken nelerin eksik olduğuna takılı kalmaktan ziyade “Neleri yanlış yapıyoruz ve mevcut durumu değiştirmek için neler yapabiliriz?” gibi soruların cevaplarını aramayı daha yerinde buluyorum. Tam da bu sebeple Demet Hanım’a okullardaki kitap listelerinin nasıl oluşturulduğunu, kendisinin çocuklara okuma alışkanlığı kazandırma konusundaki tavsiyelerini ve tabii en öncelikli gündemimiz olan Kahramanmaraş Depremi sonrasında bölgede kurulan Sahra Kütüphanesi’ni sorduk. 

Öncelikle sizin hikâyenizden başlamak istiyorum. Sizi arkeolojiden çocuk edebiyatına yönlendiren neydi, bu iki alanı bir araya getirmeye nasıl karar verdiniz? Bize biraz kendinizden ve kariyer sürecinizden bahseder misiniz?

Ankara Üniversitesi DTCF Arkeoloji bölümü mezunuyum. Arkeolojiyi severek okudum, kazılara katıldım ama ne yazık ki bu alanda kendime bir çalışma alanı bulamadım. Sonra yayıncılık sektöründe çalışmaya başladım. Yirmi üç yıldır bu sektörde satış, pazarlama ve içerik yönetimi dâhil her alanda çalıştım. İşim gereği bir dönem sadece çocuk kitapları okudum. Çocuklar için yazmaya, çocuk kitaplarındaki mucizeyi fark ettiğimde karar verdim. Çocuk edebiyatı bakış açımı değiştirdi. Arkeoloji okumuş, kazılarda çalışmış ve ne yazık ki mesleğime devam edememiştim. Çocuklara arkeoloji ile kurgunun iç içe geçtiği hikâyeler yazarsam içimdeki bu yarım kalmışlık duygusunun tamamlanacağını hissettim. Yapabilir miyim diye düşünürken bir gün kendimi bilgisayar başında yazarken buldum. Çocuk kitaplarındaki mucize bana da bulaşmıştı. Yayımlanmış dört kitabım var, yazmaya devam ediyorum, aynı zamanda Kırmızı Kedi Yayınevinde Pazarlama Koordinatörü olarak çalışıyorum.

Yayıneviniz kitap seçiminde hangi faktörleri dikkate alıyor? Öğrencilerin yaş grupları ve ilgi alanları gibi özellikleri göz önünde bulunduruyor musunuz?

Yayınevi olarak, çocukların ve gençlerin hem okurken keyifli saatler geçirebilecekleri hem de dünyaya daha geniş̧ bir pencereden bakmalarını sağlayacak, onları düşündürecek nitelikli kitaplar yayımlamayı tercih ediyoruz. 

Okuma alışkanlığı ve okuma kültürü kazanmış, nitelikli birer okur olarak onları geleceğe hazırlamayı diliyoruz. Yaşlarına ve çağın gerekliliklerine uygun içerikte kitaplar yayımlamak için çok titiz davranıyoruz. 

Öğretmenler okuma listelerini nasıl hazırlıyor? En çok hangi kitap türlerini ve yazarları tercih ediyorlar? Güncel eserler de listelere dahil oluyor mu?

İşim gereği okuma listeleri hazırlayan öğretmenleri sık sık ziyaret ediyorum. Öğretmenlerin kitap seçim süreçlerinde öncelikli kriter, öğrencinin yaşına uygun kitabı seçmek. Sonrasında müfredata ya da uyguladıkları eğitim programına uygun temalardaki kitapları tercih ediyorlar. Bilinen yazarlar her zaman ilk tercihleri oluyor. Sonrasında yazarın okula gelip gelmeyeceği, öğrencilerle etkinlik yapıp yapmayacağı hatta yapacağı etkinliğin içeriği, seçimlerini etkiliyor. Etkinlik, söyleşi yapan yazarlar hep bir adım öne çıkıyor.          
Güncel ya da popüler eserlerin okuma listelerine eklenmesinde okulun ya da öğretmenin bakış açısı etkili oluyor.

Çocukların farklı kültürlerden gelmesi durumunda onlara uygun kitaplar nasıl seçilmeli? Okulların değerleri ve kültürel özelliklerine uygun kitapları seçmek için ne gibi kriterler kullanıyorsunuz?

Yayınevleri kitap yayımlarken kendi bakış açılarına uygun kitapları yayımlıyor. Okullara sunulan kitaplarda da evrensel değerler dikkate alınıyor. Farklılıkların kabulüne ilişkin mesaj verirken, birleştirici ve duyguları önemseyen kitapları ön plana alıyoruz. 

Peki kitap seçiminde müfredatın ve bakanlığın ne gibi etkileri var? Okullarda okutulan müfredatın çocukların kitap okuma alışkanlıkları üzerindeki etkisi nedir?
Devlet okullarıyla kültür yayıncısının bağı biraz kopuk. Alınan kararlar gereği tanıtım ve ilişki kurma sorunları yaşanabiliyor. Geçmişte yapılan İl Milli Eğitim Müdürlüğünün projesi olan “Yazarlar Okullarda Projesi” çok fazla okula ve çocuğa ulaşmamızı sağlamıştı. Şimdi engellerle karşılaşabiliyoruz. 
Müfredata uygun kitap seçme zorunluluğu, biraz öğretmeni sınırlandıran bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Sınav kaygısıyla yürütülen test odaklı eğitim, öğretmenin özgürce kitap okutup çalışma yapmasına engel oluyor. Özellikle sınav senesi olan çocuklara daha az okuma kitabı öneriliyor. Bunun yanlış bir bakış açısı olduğunu düşünüyorum. Okuduğunu anlayamayan bir öğrencinin matematik sorusunu bile yapması zorlaşıyor. Bu denklemin iyi kurulması gerekiyor.

Öğretmenlerin hazırladığı kitap listelerinde velilerin rolü nedir? Velilerin kitap seçiminde öğretmenlerle nasıl bir iş birliği içinde olması gerekir?

Velinin rolü çok büyük ama bu olumlu bir rol değil. Daha çok baskı ve olumsuz eleştiri yapan bir tutum sergileniyor. Bu durum sansüre kadar giden bir boyuta varabiliyor. Okullar ya da öğretmenler velilerden gelecek şikâyetlerle mücadele etmek istemiyorlar. Kendince riskli gördükleri ya da uygun görmedikleri zor konulardaki (ölüm, göç, boşanma, savaş vb.) kitaplara mesafeli yaklaşıyorlar. Bu nedenle velinin bilinçlendirilmesi konusunda da hepimize görev düşüyor. Velilerin öğretmenlerin seçimlerine saygı ve güven duyması gerekiyor. Kitap içindeki bir kelime ya da cümleye takılmaktansa bütünsellikte kitap ne anlatmak istiyor ona bakılmalı diye düşünüyorum. 

Üyesi olduğunuz Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneğinin çabalarıyla deprem bölgesinde bir sahra kütüphanesi kurulduğunu biliyoruz. Bize bu proje ile ilgili süreçten ve güncel çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?

Üç yıldır Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneğine üyeyim. Yaklaşık bir senedir de yönetim kurulunda görev alıyorum. 6 Şubat sonrası deprem bölgesinde yaşayan çocuklara el uzatabilmek için yönetim kurulundaki arkadaşlarımla neler yapabiliriz diye düşündük. Çocuk kitabı yazarları olarak çocuk kütüphanesi oluşturmaya karar verdik. Bizim için en önemlisi, kalıcı ve sürekliliği olan bir proje olmasıydı. Derneğimiz, Marmara Üniversitesi Bilgi Belge Yönetimi bölümünden Prof. Dr. Asiye Kakırman Yıldız, onun yönetimindeki Bilgi Belge Yönetimi Kulübü ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Kütüphaneler ve Müzeler Müdürlüğü ortaklığında Gaziantep’te sahra çocuk kütüphaneleri kurulmasını kararlaştırdı. Kütüphanenin hazırlanması için bizlere dernek üyesi yazarlarımız ve yayıncılarımız destek oldular. Kitaplarımızı seçtik, aldık ve üniversitede toplanan kitaplarımız bölüm öğrencilerinin desteğiyle kataloglandı. 23 Nisan 2023’te açılmasını planlıyoruz. Bu kütüphanede öncelikli olarak dernek üyesi yazarlarımız ve çocuk ruh sağlığı uzmanları atölyeler ve etkinlikler düzenleyecekler. 

Peki biz nasıl katkıda bulunabiliriz? Derneğe destek olmak ve kitap bağışı yapmak isteyenler için iletişim kanallarınızı öğrenebilir miyiz?

Çalışmalarımızı internet sitemiz www.cgyd.org adresinden ve @cgydernegi Instagram sayfasından takip edebilirsiniz. İletişim için e-posta adresimiz: cgyd@cgyd.org

Son olarak, çocuklara okuma alışkanlığı kazandırılması ve kitap sevgisinin aşılanması için neler yapılabilir? Ebeveynler ve öğretmenler bu konuda ne tür adımlar atmalı? Sizin bu konu ile ilgili önereceğiniz kitaplar nelerdir? 

Okumayı sevmeyen çocuk yoktur. Doğru kitaplarla, dergilerle, okumayı sevdirecek yöntemlerle karşılaşmamış çocuk vardır. Bu sorumluluk ailenin ve öğretmenindir.

Okumayı sevdirecek ipuçları:
– Ailece beraber okumak ya da aynı kitabı okumak.
– Kitap okuma rutini sağlamak.
– Filme uyarlanan kitapları okumak ve sonrasında filmini izlemek.
– Çocuğa ait kitaplık oluşturmak.
– Kitabı ulaşılabilir kılmak. 
– Okuma çeşitliliği sağlamak. (Çizgi roman, grafik roman, sessiz kitap, dergiler)
– Kitapçılara, kitap fuarlarına gitmek.
– Kitap seçimini çocuğa bırakmak.
– Kütüphaneye gitmek, üye olmak.
– Kitap kulübü kurmak.
– Okuma günlüğü tutmak.

Sık yapılan hatalar:
– Okumak istemediği bir kitabı okuması için baskı yapmak.
– Kitap okuma cezası vermek. 
– Okuması için ödüllendirme yapmak.
– Kitap okuma sürecini rekabete dönüştürmek. 
– Çocuğun seçtiği kitaba olumsuz yorumlar yapmak. 
– Okuduğunu anlamış mı, sorgusu yapmak. En korkuncu da okullarda uygulanan kitapla ilgili yapılan sınav ve testler. 

Bu konuda önerdiğim ve #bukitaplarçokgüzel dediğim kitaplar:
– Neden Çocuk Kitapları Okumalıyız? – Katherine Rundell – Domingo
– Tek Başıma Okumaktan Korkuyorum – Olivier de Solminihac – Tudem
– Kitap Nasıl Okunur? – Daniel Fehr – Çınar Yayınları
– Ejderha Hapşırığı – Koray Avcı Çakman – Kırmızı Kedi Çocuk 
– Matilda – Roald Dahl – Can Çocuk 
– Eyvah Kitap – Mine Soysal – Günışığı 
– Ben Bir Kitapsavarım – Ingrid Chabbert – Uçanbalık
– Kitapları Hiç Sevmiyorum Artık – Daisy Hirst – Nesin Yayınları
– Madeline Finn ile Kütüphane Köpeği – Lisa Papp – Hep Kitap
– Yuan Huan’ın Kulübesi – Miyase Sertbarut – Tudem


Demet Ekmekçioğlu kimdir?

19 Mayıs 1975’te İstanbul’da doğdu. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji bölümünden mezun oldu. Antalya Karain mağarası ve Belçika Scladina mağarası kazılarında görev aldı. Arkeolojiyi çok sevmesine rağmen mezun olduktan sonra yayıncılık sektöründe çalıştı. Çeşitli gazete ve dergilerde kitap incelemeleri yayımlandı. “Kitap bir bağımlılıksa evet ben bunu kabul ediyorum” sloganı. Kitapların dünyasında, özellikle çocuk kitapları içinde olmaktan büyük keyif alıyor. Doğa ve Ufuk adında iki çocuğu var. Kendisiyle alakalı daha detaylı bilgi için tıklayın.

Diğer uzman görüşü röportajlarını okumak için tıklayın.