Ölümünün yirmi yedinci yıl dönümünde Aziz Nesin’i şu sözleriyle anmak istiyorum: “Ben başkalarının yapmadığı, yapılması gerektiği hâlde yapmadığı şeyleri yapmakla kendimi yükümlü sayıyorum.’’ Ömrü boyunca bu yükümlülüğü sırtında taşıyan Aziz Nesin, kara mizahıyla Türk halkını aydınlatmaya çalıştı, mizahın yetmediği yerde devletten ya da erk kişilerden çekinmeden açıkça yanlışı söyledi.

Özge Ovalı Karakaya

Aziz Nesin’in esas adı Mehmet Nusret’ti. Çanakkale Savaşı’nın yaşandığı günlerde, yoksul bir ailenin evlâdı olarak 20 Aralık 1915 yılında dünyaya geldi. Doğduğu ev, zenginlerin yazlık olarak kullandığı Heybeliada’daydı. Bahçıvan olan babası zenginlerin bahçıvanlığını yaptığı için orada yaşıyorlardı.

Çocukluğunda babasının mesleğinden biraz utanıyordu ama büyüdüğünde Marksist bir genç olarak yoksul bir aileden geldiği için gurur duydu. Sevgi dolu bir ailede büyüyen Mehmet Nusret’in babası çok dindardı, azıcık da sertti ama çocuklarından sevgisini esirgemezdi. Annesi Mehmet Nusret, on bir yaşındayken hayata gözlerini yumdu ve o dönemde kadınların fotoğraf çekilmesi günah olduğu için tek bir fotoğrafı bile yoktu. Bu nedenle oğlunun sadece hatıralarındaydı. 

Mehmet Nusret, Babam isimli şiirinde babasıyla ilişkisini çok güzel bir şekilde anlatır: “Düşmandır düşüncelerimiz / Dosttur ellerimiz.”

Eğitim hayatı çok çetrefilliydi. Oldukça fazla okul değiştirdi değiştirmesine ama başarılı

bir öğrenciydi. 1930 yılında Çengelköy Askerî Okulu’na girdi. Sekiz yıllık askerî eğitimden

geçerek 1938 yılında subay oldu. Subay çıktığı yıl gazete ve dergilere yazılar gönderdi.

Askerîye bu duruma sıcak bakmadığı için birden fazla takma ad kullanarak yazılar yazdı. Bu takma adlar oldukça ilginçtir çünkü takma adlarında bile mizah kullanıyordu: Falan Filan, Hakkı Haklar, Hasan Dene Gör, Kazım KahKah, Kerim Kihkih, Naneyedibaşı, Sıktı Sırılsıklam…

“Sen Nesin?”

1934 yılında Soyadı Kanunu ilan edildiğinde herkes en güzel soyadını almaya çalıştı. Aziz Nesin’in dikkatini çeken şey şu oldu: Bir kişi hangi soy ismi alıyorsa onun karakteri tam tersini temsil ediyordu. Bu fikirden hareketle kim olduğunu unutmamak için sürekli kendine soracağı “Nesin?” soyadını aldı. Böylece yoksul bir aileden geldiğini ve ilkeleri uğruna ödün vermeyeceği bir insan olduğunu hiç unutmadı. Soyadı seçme hikayesini şöyle anlattı:

“1934 yılında soyadı kanunu çıktı. Herkes kendisine soyadını kendisi seçtiği için, insanların bütün gizli aşağılık duyguları ortaya çıktı. Dünyanın en cimrileri ‘Eli açık’, dünyanın en korkakları ‘Yürekli’, dünyanın en tembelleri ‘Çalışkan’ gibi soyadları aldılar. Her türlü yağmada hep sona kaldığım için, güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. Bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime ‘Nesin’ soyadını aldım. Herkes ‘Nesin’ diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim.”

Sadece yazdığı yazılar yüzünden değil orduda disiplin suçları işlediği için de başı dertteydi. Anti militarist olan yazarın son işlediği disiplin suçu, iki ere izin vermemesi gerekirken vermesiydi. Askerlerin dönmesi gereken sürede orduya dönmemesi üzerine Mehmet Nusret Nesin, askerî mahkemede yargılandı ve ihraç edildi. Bu da yetmedi 1944 yılında Üsküdar Paşakapı Cezaevi’ne girdi.

1944 yılı yazarın hayatında önemli bir yıl oldu çünkü artık yaşamına bir ordunun mensubu olarak değil doğruları söylemekten hiç çekinmeyen aynı zamanda güldüren modern Nasreddin Hoca olarak devam etmeye başladı. Kullandığı birçok komik lakabın yerine edebî yaşamına Aziz Nesin lakabıyla devam etti. Bundan sonra da gerek yazdığı yazı ve kitaplarıyla gerekse itham edildiği suçlamalar sebebiyle tutuklandı, hapse girdi.

Hapislerde geçirdiği günler için üzülmek yerine hapisten çıktıktan sonra yayımlayacağı yazılar için planlamalar yaptı ve durmadan yazdı. Yazdıklarının yanında yazamadıklarının daha çok olduğu düşüncesiyle elinden geldiğince zamanını iyi yönetmeye çalıştı. Bu açıdan çok çalışkan ve üretken bir yazardı.

1945 yılında hapisten çıktıktan sonra ailesini geçindirmek için ne iş bulursa yaptı. Yazı yazmaya devam etti fakat yazı yazmak, redaktörlük gibi işler ailesini geçindirmeye yetmedi. Ek iş olarak gazete satıcılığı, bakkallık, fotoğrafçılık yaptı. Uzun yıllar maddî sıkıntılar yaşadı. 

“Yasaklar” Aziz Nesin’i yıldıracağına daha çok körükledi.

Aziz Nesin yaşamı boyunca özgürlükçü düşüncelerinden dolayı yazdığı yazıları, çıkardığı gazete ve dergileri, basılan kitapları sebep gösterilerek çok fazla tutuklandı, sorgulandı ve hapse mahkûm edildi. Eğri oturup doğruyu konuşan Aziz Nesin’in en önemli özelliği taraf tutmamasıydı. Yasaların baştan yanlış yapılmasından ortaya çıkan gülünçlüğü vurguladı.

Markopaşa

1946 yılında Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşen Markopaşa isimli gülmece gazetesini Sabahattin Ali’nin sermayesinde Rıfat Ilgaz ve karikatürist Mim Uykusuz’la birlikte haftalık olarak çıkardılar. İkinci sayıdan itibaren Markopaşa’nın satışları diğer gazeteleri geride bırakır. Dönemin hükümeti ve ileri gelenleri Markopaşa’nın sert dili ve hicvinden rahatsız oldu. Birçok yazar gibi Aziz Nesin’i de tutukladılar ve gazeteyi kapattılar. Aziz Nesin’i bu yasaklar yıldırmadı. Farklı isimlerle peş peşe beş farklı gazete daha çıkardı: Malum Paşa, Ali Baba, Yedisekiz Hasan Paşa, Bizim Paşa, Medet.

İlk kitabı Parti Kurmak Parti Vurmak’tan sonra 1948 yılında ikinci kitabı Aziznâme’yi çıkardı. Bu kitap için 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakkında dava açılır. Dört ay süren tutuklu yargılamanın sonunda aklandı. 1950 yılında Politzer’in Felsefe Dersleri isimli kitabını Fransızca aslından çevirdiği gerekçesiyle on altı ay hapse girdi ve sonrasında bir o kadar süre de denetlemeye tabi tutuldu. Halbuki Aziz Nesin, Fransızca bilmezdi. Yaşadığı bu durum eserlerindeki alt kişinin yazarın ta kendisi olduğunu göstermiyor mu?

Dünyada Aziz Nesin

Tutuklanmalar, sürgünler, hapislerde gün saymalar derken Aziz Nesin’in eserleri yurt dışına açıldı. UNESCO tarafından yayımlanan Index Translationum adlı dünya çeviri bibliyografyasına göre Aziz Nesin, Türkçe eser veren yazarlar arasında Orhan Pamuk, Yaşar Kemal ve Nâzım Hikmet’in ardından eserleri yabancı dillere en çok çevrilen dördüncü yazar oldu. Böylece eserlerinden aldığı yüzde yirmi beş telifle maddi sıkıntılar yaşamaktan kurtuldu. Eserlerinin yabancı dillere çevrilmesinin akabinde 1956 yılından itibaren ödüller almaya başladı. Kazan Töreni isimli eseriyle İtalya’da Altın Palmiye Ödülü’nü aldı. 1990 yılında aldığı Altın Tolstoy Ödülü de Aziz Nesin için çok kıymetliydi çünkü bu ödülü yazar olarak değil, çocuk vakfı kurduğu ve savunduğu eğitim ilkeleri için aldı.

Bir söyleşisinde yurt dışından bu kadar çok ödül almasına rağmen neden Türkiye’den az ödül aldığına dair sorulan soruya şu cevabı verdi: “Türk halkının çoğu beni anladığı için az ödül alıyorum. Keşke Türk halkının tamamı beni çok iyi anlasa da ödül almasam.”

Nesin Vakfı

Nesin Vakfı, Aziz Nesin tarafından noter huzurunda 1972 yılında kuruldu. Yazarın bu vakfı kurmaktaki amacı Türk milletine borcunu ödemekti. Kendisi yoksul bir ailede doğdu. Türk milleti vergileriyle onu okuttu. O hâlde kendisi de yoksul çocukları okutarak Türk milletine borcunu ödemeye çalışacaktı. Hatta çocuklarına yurt dışına yerleşseler bile Türk milletine olan borçlarını ödemelerini unutmamalarını sık sık öğütledi. 

Nesin Vakfı’ndaki çocukları kendi sorumluluklarını almaları için teşvik etti. Okula gitme saatlerinde kendileri kalkıp okula giderlerdi. Çocukları mümkün olduğunca serbest bırakmaya çalıştı. Örneğin, çocuklar yemeklerini istedikleri saatte yerler, istedikleri saatte oyun oynarlardı. 

“Ben çok cimriyim.”

1974 yılında Türk Yazarlar Sendikası’na seçilen Aziz Nesin, ilk olarak “Ben çok cimriyim.” diyerek sendika yönetimini üstlendi. Sendika çok fakir bir sendikaydı. Sendikayı kalkındırmak için kısıtlamalara gitti. Cimrilik yaftası üstüne yapıştı. Hâlbuki o, kendi ailesinin yanında sorumlu olduğu vakıf çocukları da olduğu için harcamalarına çok dikkat ederdi. İlk zamanlar kitaplarından ve yazılarından fazla para kazanamıyordu. Dolayısıyla gazete kâğıtlarının bile boş yerlerini kesip saklardı. Mektup zarflarını ve parça parça biriktirdiği boş kâğıtları eserlerini yazmak için kullanırdı. Ünlü bir yazar olduğunda bile kitap teliflerinden aldığı paraları kendine değil Nesin Vakfı’na yatırırdı.

Madımak…

Aziz Nesin, ölümünden iki yıl önce 1993 yılında Pir Sultan Abdal Şenlikleri’ne davet edildi. Sivas’a gitmeden önce Salman Rushdie’nin Şeytan Ayetleri isimli eserini çevirteceğini söylemesi üzerine çok tepki almıştı. “Bin yılık Kur’an’a neden inanayım. Bu yüzden Müslüman değilim,” sözleriyle çok tepki çekti. Yerel gazetelerin bu cümleyi farklı şekillerde lanse etmesi üzerine Sivas’ta oldukça büyük bir grup “Şeriat isteriz.” nidalarıyla toplandı. Bu olayın akabinde  otuz üç aydın Madımak Oteli’nin içinde yakılmaya çalışıldı. Ne yazık ki herkes kurtulamadı ama Aziz Nesin ağır yaralı olarak kurtulanlar arasındaydı.

Aziz Nesin, Madımak Olayı’nın ardından şunları söyledi: “Yaşamımın hiçbir dönemindeİslâm dinini ve Müslüman dindarları küçültücü bir söz söylemediğim gibi, hiçbir inancı ve inanç bağımlılarını aşağılamadım. Ama kendimin dinsiz ve Tanrısız olduğumu da yadsıyarak iki yüzlülük yapmadım, yalancılık yapmadım.”

Vasiyeti

Aziz Nesin, yaşamı boyunca ne kadar zorluk çekse de elinden gelse ölmek istemeyecek kadar yaşama tutkuyla bağlıydı. 1995 yılında kitap imzalamak ve konuşma yapmak için gittiği Foça’da hayata gözlerini yumdu. Mezarıyla ilgili isteğini Son İstek isimli şiirinde dile getirdi. Ölü bedeniyle de insanlığa faydası devam etsin istedi. Yüceleştirilmek istemediği için ne bir tören ne bir mezar taşı istedi. Nesin Vakfı’nın bahçesinde bilinmeyen bir yere gömüldü. Zaman konusunda ne kadar cimrilik yapsa da yazdığı onca eserin yanında kaleme almaya fırsat bulamadığı nice eseri kütüphanesinde öksüz kaldı.

Aziz Nesin Eserlerinden Uyarlanan Filmler

  • Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz (1975) (IMDB puanı:6.5)
  • Zübük (1980) (IMDB puanı:8.5)
  • Gol Kralı (1981) (IMDB puanı:6.8)

Aziz Nesin Eserleri

Öyküleri

  • Parti Kurmak Parti Vurmak (1946),
  • Geriye Kalan (1953)
  • İt Kuyruğu (1955)
  • Yedek Parça (1955)
  • Fil Hamdi (1956)
  • Damda Deli Var (1956)
  • Koltuk (1957)
  • Kazan Töreni (1957)
  • Deliler Boşandı (1957)
  • Mahallenin Kısmeti (1957)
  • Ölmüş Eşek (1957)
  • Hangi Parti Kazanacak (1957)
  • Toros Canavarı (1957)
  • Memleketin Birinde (1958)
  • Havadan Sudan (1958)
  • Bay Düdük (1958)
  • Nazik Alet (1958)
  • Gıdıgıdı (1958)
  • Aferin (1959)
  • Kördöğüşü (1959)
  • Mahmut ile Nigâr (1959)
  • Hoptirinam (1960)
  • Gözüne Gözlük (1960)
  • Ah Biz Eşekler (1960)
  • Yüz Liraya Bir Deli (1961)
  • Bir Koltuk Nasıl Devrilir (1961)
  • Biz Adam Olmayız (1962)
  • Yeşil Renkli Namus Gazı (1964)
  • Sosyalizm Geliyor Savulun (1965)
  • İhtilali Nasıl Yaptık (1965)
  • Rıfat Bey Neden Kaşınıyor (1965)
  • Vatan Sağolsun (1968)
  • İnsanlar Uyanıyor (1972)
  • Leylâ ile Mecnun (1972)
  •  Hayvan Deyip de Geçme (1973)
  • Seyyahatnâme (Duyduk Duymadık Demeyin) (1976)
  • Büyük Grev (1978)
  • 70 Yaşım Merhaba (1984)
  • Kalpazanlık Bile Yapılamıyor (1984)
  • Maçinli Kız İçin Ev (1987)
  • Nah Kalkınırız (1988)
  • Rüyalarım Ziyan Olmasın (1990)
  • Aşkım Dinimdir (1991)
  • Gözünüz Aydın Efendim (1997)
  • Herkesin İşi Gücü Var (2005)

Yazıları

  • Mizah Hikâyeleri Antolojisi (1955)
  • Nutuk Makinesi (1958)
  • Az Gittik Uz Gittik (1959)
  • Merhaba (1971)
  • Cumhuriyet Döneminde Türk Mizahı (1973)
  • Dünya Kazan Ben Kepçe I – Irak ve Mısır (1977)
  • Suçlanan ve Aklanan Yazılar (1982)
  • Ah Biz Ödlek Aydınlar (1985)
  • Soruşturmada (1986)
  •  İnsanlar Konuşa Konuşa (1988)
  •  Korkudan Korkmak (1988)
  •  Bulgaristan’da Türkler, Türkiye’de Kürtler (1989)
  •  Sora Sora Cennet Bulunur (1990)
  •  Bir Tutam Aydınlık (1994)
  •  Bir Dokun Bin Dinle (1994)
  • Çuvala Doldurulmuş Kediler (1995)
  •  Türkiye Şarkısı Nâzım (1997)
  •  Sanat Yazıları (2011)
  •  Sporcu Milletiz Vesselam (2012)
  •  Yurt Gezileri (2013)
  •  Okuma Güncesi (2014)
  • Dünya Kazan Ben Kepçe II – Alamanya Alamanya Bizden Aptal Bulaman Ya (2016)

Mektupları

  •  Aziz Nesin – Ali Nesin Mektuplaşmaları (1994)
  •  Aziz Nesin – Tahsin Saraç Mektuplaşmaları (1995)
  •  Aziz Nesin – Meral Çelen Mektuplaşmaları (1998)
  •  Aziz Nesin – Saliha Scheinhardt Mektuplaşmaları (1999)
  •  Aziz Nesin – Klaus Liebe Harkort Mektuplaşmaları (2016)

Romanları

  •  Kadın Olan Erkeğin Hatıraları (1955)
  •  Düğümlü Mendil (1955)
  •  Gol Kralı (1957)
  • Erkek Sabahat (1957)
  •  Saçkıran (1959)
  •  Zübük (1961)
  •  Şimdiki Çocuklar Harika (1967)
  •  Tatlı Betüş (1974)
  • Surnâme (1976)
  •  Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz (1977)
  •  Tek Yol (1978)

Oyunları

  •  Biraz Gelir misiniz? (1958)
  •  Bişey Yap Met (1959)
  •  Toros Canavarı (1963)
  •  Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı (1968)
  •  Üç Karagöz Oyunu (1969)
  •  Çiçu (1969), Tut Elimden Rovni (1970)
  •  Hadi Öldürsene Canikom (1970)
  •  Beş Kısa Oyun (1979)
  •  Bir Zamanlar Memleketin Birinde (1992)
  •  Başarımı Karılarıma Borçluyum (1992)
  •  Sait Hopsayıt (1992)
  •  Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz (1992)
  •  Hakkımı Ver Hakkı (2011)
  •  Zat-ı Devletleri İbiş Hazretleri (2011)

Anıları

  •  Bir Sürgünün Anıları (1957)
  •  Böyle Gelmiş Böyle Gitmez I – Yol (1966)
  • Poliste (1967)
  • Böyle Gelmiş Böyle Gitmez II – Yokuşun Başı (1976)
  • Benim Delilerim (1984)
  • Salkım Salkım Asılacak Adamlar (1987)
  • Onursal Doktor Olamamanın Büyük Onuru (1993)
  • Böyle Gelmiş Böyle Gitmez III – Yokuş Yukarı (1996)
  • Bir Vicdan Davası (1998)
  • Birlikte Yaşadıklarım Birlikte Öldüklerim (2006)
  • Mum Hala I (2009)
  • Mum Hala II (2010)
  • Unutulmayan Rüyalar (2010)

Şiirleri

  • Aziznâme (1948)
  • On Dakika (1957)
  • Sondan Başa (1984)
  • Seviye On Ölüme Beş Kala (1986)
  • Kendini Yakalamak (1988)
  • Hoşçakalın (1990)
  • Bir Aşk Var Bir de Ölüm (1992)
  • Hazreti Dangalak (1992)
  • Sivas Acısı (1995)

Çocuklar İçin Yazdıkları

  • Monologlar (1949)
  • Uyusana Tosunum (1971)
  • Bu Yurdu Bize Verenler (1975)
  • Borçlu Olduklarımız (1976)
  • Pırtlatan Bal (1976)
  • Aziz Dede’den Masallar (1978)
  • Ben de Çocuktum (1979)
  • Anıtı Dikilen Sinek (1982)
  • Nasrettin Hoca Gülütleri (1991)
  • Çocuklara En Güzel Masallar (2009)
  • Hayvanlar Takımı (2009)
  • Arkadaşım Badem Ağacı (2010)
  • Çocuklara En Güzel Öyküler (2012)

Aziz Nesin’in Aldığı Ödüller Ödüller

1956 – Altın Palmiye, İtalya (Fil Hamdi adlı öyküsüyle)
1957 – Altın Palmiye, İtalya (Kazan Töreni adlı öyküsüyle)
1959 – Gazeteciler Cemiyeti Fıkra Ödülü
1966 – Altın Kirpi, Bulgaristan (Vatani Vazife adlı öyküsüyle)
1968 – Milliyet Gazetesi 6. Karacan Armağanı Birincilik Ödülü (Üç Karagöz adlı oyunuyla)
1969 – Altın Krokodil Ödülü, Sovyetler Birliği (İnsanlar Uyanıyor adlı öyküsüyle)
1970 – Türk Dil Kurumu Tiyatro Ödülü (Çiçu adlı oyunuyla)
1974 – Arkın Çocuk Edebiyatı İkincilik Ödülü (Pırtlatan Bal adlı öyküsüyle)
1975 – Lotus Asya-Afrika Yazarlar Birliği Ödülü
1977 – Bulgaristan Uluslararası Gülmece Kitapları Yarışması Hitar Petar Ödülü
1978 – Madaralı Roman Ödülü (Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz adlı romanıyla)
1984 – Erkekçe Başarı Ödülü (Tülsüyü Sevmek hikâye dalında en başarılı eser)
1985 – TÜYAP Halkın Seçtiği Yılın Yazarı
1990 – Tolstoy Altın Ödülü
1990 – Viyana Tiyatro Ödülü
1991 – Rüştü Koray Armağanı
1991 – Fransa Devletinin verdiği Şövalyelik Nişanını
1992 – Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü ve Altın Madalyası
1992 – Abdi İpekçi Barış ve Dostluk Ödülü
1993 – Carl Von Ossietzky Ödülü
1993 – Dionysos Şiir Ödülü.
1994 – CPJ Uluslararası Basın Özgürlük Ödülü
1995 – Orhan Apaydın Demokrasi ve Barış Ödülü
1995 – Hiroşima Vakfı Ödülü

Kaynakça

https://www.imdb.com/name/nm0626426/

https://www.unesco.org/xtrans/bsstatexp.aspx

Diğer yazar dosyalarını okumak için tıklayın.