İran eski dinî lideri Ayetullah Humeyni’nin 1989’da hakkında ölüm fetvası verdiği Şeytan Ayetleri kitabının yazarı Salman Rushdie, geçtiğimiz Ağustos ayında New York’ta bir konuşma yapmak üzere sahneye çıkarken yüzlerce kişinin önünde silahlı saldırıya uğramıştı. Menajeri tarafından yapılan açıklamada yazarın hayati tehlikeyi atlattığı ancak aldığı bıçak darbeleri sonucu bir gözünü kaybettiği ve bir elini de kullanamadığı belirtildi. 

Özgü Altındağ

Hint asıllı İngiliz yazar Salman Rushdie, 12 Ağustos 2022 günü New York’ta bulunan Chautauqua Enstitüsü’nde sanatsal özgürlük konulu konferans vermek için kürsüye çıktığı esnada seyircilerden biri tarafından boynundan ve gövdesinden bıçaklandı ve uzun süre yoğun bakımda kaldı. Menajeri Andrew Wylie, 75 yaşındaki yazarın sağlık durumu hakkında bir açıklama yaparak bir gözünü kaybettiğini ve bir elini de kullanamadığını duyurdu. Yazarın nerede olduğuyla ilgili herhangi bir bilgi veremeyeceğini belirten Wylie, Rushdie’nin hayatta olmasının en önemli şey olduğunu söyledi.

Olay anında güvenlik ve seyirciler tarafından etkisiz hale getirilerek tutuklanan saldırgan Lübnan asıllı Hadi Matar (24), New York Post muhabiri ile yaptığı röportajda Rushdie’nin kitaplarına çok aşina olmadığını, Şeytan Ayetleri kitabının da iki sayfasını okuduğunu ifade ederek, yazarın “İslam’a, inançlara ve inanç sistemlerine saldırdığını” söyledi. Matar savunmasında suçsuz olduğunu iddia etmişti.

Independent’in haberine göre yazarın bıçaklanmasının ardından, eserlerine olan ilgi yeniden arttı ve Şeytan Ayetleri romanı çok satanlar listelerinde hızla yükseldi. Büyülü gerçekçilik türündeki roman Amazon’un çağdaş edebiyat ve kurgu listesinin zirvesine yerleşirken, sansür ve politika kategorisinde ikinci sırada yer aldı ve pazartesi günü e-ticaret sitesinde en çok satan 18. kitap oldu. Kitabın e-kitap versiyonu da kurgu hiciv, sansür ve politika gibi birkaç kategoride bir numaraya yükseldi.

Salman Rushdie Kimdir?

Peki 33 yıldır ölüm korkusuna rağmen yazmaya ve konuşmaya devam eden, kitapları çok satan listelerinden inmeyen Salman Rushdie kimdir? Gelin birlikte yakından tanıyalım.

“Dünya bir köprüdür, üzerinden geçin ama mesken kurmayın.” – Salman Rushdie, Floransa Büyücüsü

Salman Rushdie, Hindistan’ın Britanya’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmesinden iki ay önce 1947’de Bombay’da Müslüman bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. 14 yaşındayken İngiltere’ye Rugby Okulu’na gönderildi. Ailesi ise Hindistan’daki siyasi karışıklıklar nedeniyle 1964’te Pakistan’a, Karaçi kentine göç etmek zorunda kaldı. 

Cambridge Üniversitesi, Tarih bölümünden 1968 yılında mezun olan Rushdie ailesinin yanına döndü ve Pakistan’da çıkan dergilerden birinde bir makale yazması teklif edildi. Ancak açlıktan ölen inekleri, gecekonduları, yerlerde sürünen ölüleri anlattığı makalesi, derginin amcasının da üyesi olduğu ön sansür kurulundan geçemedi. 

Rushdie’nin ilk romanı fantastik bilim kurgu Grimus (1975) eleştirmenlerin dikkatini çekti ancak yazar başarıya 1981 yılında yayınlanan Geceyarısı Çocukları sayesinde kavuştu. Gece Yarısı Çocukları ile 1981 Booker, 1982 James Tait Black, 1993’te Booker of Bookers ve 2008’de Best Of The Booker ödüllerini aldı. 

Salman Rushdie’nin Yasaklı Kitabı: Şeytan Ayetleri

Rushdie’nin hayatının akışını değiştiren ise dördüncü romanı 1988 yılında yayımlanan Şeytan Ayetleri (Satanic Verses) kitabı oldu. Kitapta anlatılan öykü; Gibreel Farishta ve Saladin Chamcha adlı Müslüman Hint iki aktörün, Hindistan’dan İngiltere’ye gitmek üzere bindikleri uçağın korsanlar tarafından kaçırılması ve infilak eden uçaktan mucizevi olarak kurtulmalarıyla başlar. Farishta Cebrail isimli meleğe dönüşmüş, Chamcha ise Şeytan hâline gelmiştir. 

Kitabın milyonlarca Müslümanın protestosuna yol açan ikinci bölümünde ise, Muhammed Peygamber’e göndermede bulunan peygamber Mahound karakterinin Şeytan tarafından kandırıldığı ve hatasını kabul etmeden önce Allah’tan başka ilahlara inanmayı vaaz ettiği sahneleri tasvir edilir. 

Kitap yayımlanır yayımlanmaz İslam dünyasında büyük bir öfke dalgasına neden oldu ve yaklaşık 20 ülkede yasaklandı. Ocak 1989’da İngiltere’nin Bradford kentinde kitabın birkaç kopyası meydanda yakıldı.

ABD’de büyük  ilgi gören kitapla ilgili açık oturumlar düzenledi. Bu oturumlar nedeniyle Müslüman ülkelerde ABD’ye yönelik öfke de büyüdü. Pakistan’ın İslamabad kentinde kızgın göstericiler Amerikan Kültür Merkezi’ne saldırdı.

Avrupa ülkelerinde de kitaba yönelik protestolar düzenlendi. Londra ve Tahran, kitabın yayımlanması sonrası yaklaşık 2 yıl boyunca resmi diplomatik ilişki kurmadı. Bu arada Batı’da Rushdie’ye yönelik destek artıyordu. Batılı entelektüel toplumda yüzlerce yazar topladıkları imzalarla Rushdie’nin “ifade özgürlüğü” hakkını savundu.

İran eski dinî lideri Humeyni, 14 Şubat 1989’da yayımladığı fetva ile kitabın yazarı Rushdie ile kitabı yayınlayanları da öldürmeleri çağrısında bulundu. Hatta Rushdie’nin başına ödül bile konuldu.

Ölüm fetvasında şu ifadeler yer alıyordu: “Dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar tüm yiğit Müslümanları bir an önce onları öldürmeye çağırıyorum ki bundan sonra kimse Müslümanların kutsal inançlarına hakaret etmeye cesaret etmesin.”

Bu fetvadan sonra artan ölüm tehditleri nedeniyle Birleşik Krallık hükümeti yazara polis koruması sağladı. Ancak ne tehditlerin ne de saldırıların sonu gelmedi.

Kitap Dokunanı Yaktı

“Fetvanın getirdiği şöhretten kurtulup daha az, ama kitaplarıma dayalı bir şöhret edinmeye çalışıyorum.”

Şeytan Ayetleri kitabı sadece Salman Rushdie için değil, onu çeviren, basan kişiler için de tehdit unsuru oluşturdu. 1988 yılında Pakistan’da Salman Rushdie aleyhine düzenlenen gösteride ateş açılması sonucu beş kişi öldü. Kitabın Japon çevirmeni Hitoshi Igarashi 1991 yılında bıçaklanarak öldürüldü, İtalyan çevirmeni Ettore Capriolo bıçaklandı ve ağır yaralandı. Norveççe çevirmen William Nygaard ise 1993 yılında silahlı saldırıya uğradı, neyse ki saldırıdan yara almadan kurtuldu.

Humeyni’nin ölümünün ardından Salman Rushdie olayları yatıştırmak için bir makale kaleme aldı ancak öfke dinmek bilmedi. Sonraki yıllarda İran’da başa geçen reformist Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi daha ılımlı bir çizgi izledi ancak dinî lideri Ali Hamaney, Rushdie’ye yönelik fetvadan geri adım atmadı. 2006 yılındaki İran Haber Ajansı’nın haberine göre fetva ancak onu yayımlayan makam tarafından geri alınabildiğinden ve Humeyni de ölmüş olduğundan fetva hâlen yürürlüktedir.

Bir Yandan Saldırı Diğer Yandan Ödül

Salman Rushdie, ABD’de Foreign Policy ve Birleşik Krallık’ta Prospect dergilerinin düzenlediği anket sonuçlarına göre dünyadaki ilk yüz entelektüel arasında, The Times’ın 1945 sonrası en iyi elli İngiliz yazar listesinde on üçüncü sırada yer aldı.  Kitaplarında müziklerden, müzisyenlerden bahsetmesi ve fotoğrafçılık üzerine yazması, onun birçok sanat dalı ile ilgilendiğini gösteriyor. Ayaklarının Altındaki Toprak kitabında fotoğrafçılık üzerine yazmaya başladığında, Prenses Diana’nın fotoğrafçılardan kaçışı sırasında kaza sonucu ölümü ve insanların fotoğrafçılara paparazzi gözüyle bakmasına sebep olduğunu; bunun üzerine epey düşündüğünü söyler.

Salman Rushdie, edebiyata yaptığı katkılardan dolayı 2007 yılında “Şövalye” unvanıyla ödüllendirildi. İngiliz Kraliyet Edebiyat üyesidir ve Fransa Kültür Bakanlığı tarafından verilen Commandeur des Arts et des Lettres ünvanına sahiptir.

Yazdığı makaleler, denemeler ve kitaplar ile birçok kesimi bazı dönemlerde rahatsız etmiş; ağır eleştirilerle ve tehditlerle yaşamasına sebep olmuştur. Her konuda fanatizm, asırlardır insana ve insanlığa büyük zararlar verir. Yazdığı kitaplar yüzünden bir yazarın öldürülmek istenmesi, karanlık bir çağın izleridir. Düşünceler bu şekilde değiştirilmez, ispatlı karşıt görüşler sunularak çürütülmeye çalışılır. Uğranılan ve uğratılan haksızlık karşısında susmak, bütün insanlığı yüzyıllarca geriye götürür.

Eserleri:

Grimus (1975)
Geceyarısı Çocukları (1981)
Utanç (1983)
Jaguar Gülüşü: Bir Nikaragua Yolculuğu (1987)
Şeytan Ayetleri (1988)
Harun ve Hikayeler Denizi (1990)
Hayali Vatanlar: Makale ve eleştiriler, 1981-1991 (1992)
Doğu, Batı (1994)
Mağribinin Son İç Çekişi (1995)
Ayakların Altındaki Toprak (1999)
Öfke (2001)
İki yıl Sekiz Ay Yirmi Sekiz Gece (2016)

Diğer yazarlar kategorisi içeriklerini okumak için tıklayın.