Altın Kitaplar Yönetici Ortağı Batu Bozkurt ile yayıncı perspektifinden okuyucunun okuma alışkanlığının değişim sürecini konuştuk.

Yasemin Yaman Bakırcı

Altın Kitaplar Yayınevi, 63 yıl önce yayın hayatına dünya klasikleri ile başladı. Çoksatar yazarlar, polisiye ve macera kitapları, aşk romanları, çocuk kitapları gibi oldukça geniş yelpazede yayınları ile günümüzde de başarılı seçimleriyle ilgi odağımız olmaya devam ediyor. Batu Bozkurt Altın Kitaplar’ın  başlangıç sürecini ve okuma alışkanlıklarımız çerçevesinde gelecekte bizi bekleyen olası değişimleri konuştuk.

Yayıncı olarak okurla ilk tanışmanız hangi tür ile başladı?

Altın Kitaplar Yayınevi, bir aile şirketi olduğu için yayıncılık dünyasının içine doğdum. Bu yüzden yayıncılıkla tanışmam önce çocuk kitaplarıyla oldu. Profesyonel olarak yayın hayatına girdikten sonraysa hemen her türle tanıştım. Hangisi ilgimi çekti diye sorarsanız tabii ki gerilim ve polisiye ilk sırada yer alır. 

Altın Kitaplar Yayınevi, Stephen King, Agatha Christie, Clive Cussler, Dan Brown gibi büyük yazarlarla özdeşleşti. Bu yazarlarla çalışmak size farklı bir sorumluluk yükledi mi?

Elbette yükledi. Sonuçta hepsi dünya çapında en çok satan yazarlardan, ülkemizde de ciddi hayran kitleleri var. Onlara karşı büyük bir sorumluluğumuz olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden en iyi çeviriyi, en güzel şekilde okuyucuya sunmak zorundayız. Bu durum tabii ki bir yandan bu yazarların kitaplarını yayıma hazırlarken yaşadığımız stresi biraz artırıyor, diğer yandan böyle yazarları yayımlamak çok güzel bir duygu. Agatha Christie hayatta olmadığı için tanışamadık ama Stephen King, Dan Brown, Clive Cussler ve Wilbur Smith ile bizzat tanışma fırsatı buldum ve yazarlık kariyerlerinin yanı sıra gerçekten muhteşem insanlar olduklarını gördüm. 

Yayıneviniz çok köklü bir kurum. Yıllar içinde hangi yazarlara ilgi arttı? Sizce kimler yeterli ilgiyi görmüyor? 

Yıldan yıla akımlar değiştikçe okur kitlesi ve beğenilen yazarlar da değişiyor. 60’ların sonu ve 70’lerde aşk romanları gündemdeyken, 80’lerde gerilim romanları, 90’larda macera, 2000’lerde tarihi romanlar ve vampir kitapları, 2010’dan sonra daha çok kişisel gelişim kitapları popüler oldu.

Bu süreçte atlanan, hak ettiği değeri görmemiş yazarlar olmuştur muhakkak. Benim aklıma ilk olarak macera romanı yazarı Nelson DeMille geliyor. DeMille, gerçekten çok iyi bir yazar, hatta birkaç romanının film uyarlaması da yapıldı ama Türkiye’de yerini çok fazla bulamadı. Keza Michael Connelly de çok iyi bir polisiye yazarı, ülkemizde de hayran kitlesi var ancak bana göre istenen seviyede ilgi görmüyor. Aklıma gelen ilk isimler bunlar. Bunun haricinde başka yazarlar da vardır elbette ama bu işin bir kıstası yok, bazı yazarlar nedense hak ettiği değere kavuşamıyor.

Genç okuyucunun ilgisini yakalamak için yeni dönemin kült yazar adayları kimler sizce?

Genç okuyucular son zamanlarda daha çok genç Türk yazarlara yöneldiler. Doğrusu bizde bu tarzda çok fazla yazar yok. Ama piyasada gördüğüm kadarıyla durum böyle. Şu an aklıma net bir isim gelmiyor çünkü bu yazarlar pek fazla kalıcı olamıyor. Yanı sıra bu genç kuşak, yurt dışında fantastik macera romanları kaleme alan yazarları da takip ediyor. İsim vermem pek doğru olmaz belki ama dediğim gibi gençlerin yazar arayışları da biraz değişti. Diğer nesillere göre daha dinamik, daha genç, daha yeni konulara değinen, belki onların neslini daha çok ilgilendiren konuları işleyen yazarlara öncelik veriyorlar. 

Bir kuşak İpek Ongun ve Gülten Dayıoğlu kitaplarıyla büyüdü. Yeni kuşağın, sizin tespit ettiğiniz bu isimler gibi takip edeceği yazar var mı?

Tüketimin çok hızlandığı bir devirdeyiz. Bu sebeple onlar kadar kalıcı olan yazar çıkar mı çıkmaz mı ben biraz şüpheyle bakıyorum. Gülten Hanım da İpek Hanım da nesillerdir okunan yazarlar ve bence birkaç nesil daha çok rahat okunmaya devam edecekler. Ama şu an gündemde olan yazarlardan böyle kalıcı olacak kimse var mı, şu an kestirmek çok zor çünkü tüketim gerçekten çok hızlandı. Bu yüzden yazar tüketimi de çok arttı. Bizim yazarlarımızdan bahsedecek olursak Almıla Aydın ile Miyase Sertbarut’un gelecekte de okunacak yazarlar arasında olacağını düşünüyorum. 

Sadece kurgu değil kurgu dışı olarak da uzun yıllar Çok Satanlar listesinden düşmeyen kitaplarınız oldu. Şu günlerde kurgu dışı kategoride  hangi yeni kitaplar çıkacak? Hangilerinin popüler olacağını ön görüyorsunuz?  

Her kitabımızı, popüler olacağını ön görerek yayımlıyoruz ancak her zaman beklediğimiz gibi olmuyor. Kozmos, Düşünce Gücüyle TedaviDüşün ve Zengin OlErkekler Mars’tan Kadınlar Venüs’ten gibi eski kitaplarımız, senelerdir çok satanlar arasında. Kozmos, son yıllarda Türkiye’de en çok satan bilim kitabı, ayrıca yaklaşık 40 yıldır dünyada da çok satan bir kitap. Yine çok satan İktidar adlı kitabımızın yazarı Robert Greene’nin Günlük Kanunlar (Daily Laws), isimli kitabı da herhalde sonbaharda yayımlanacak. Bunun haricinde yeni bir yazarımız var: Meghan O’Gieblyn. Dünya çapında çok ses getiren God, Human, Animal, Machine isimli bir kitabı var, onu yayımlayacağız. Ayrıca bazı Türk yazarlarımız da şu anda kişisel gelişim türünde çalışmalar yapıyorlar. Henüz netleşmediği için bununla ilgili bir şey söyleyemeyeceğim.

Biz genelde kurgu dışı kitaplarımızın kalıcı olması için çok çalışıyoruz. Bu yüzden de ince eleyip sık dokuyoruz. Okurların da ortak görüşü bastığımız kitapların çok kaliteli eserler olduğu yönünde. Bu nedenle az ve öz kitap çıkartıyoruz. 

Önümüzdeki yıllarda yeni kuşak okurlar sizce hangi tür kitaplara yönelecek? 

Bunu kestirmek çok zor… Çünkü yıllar içerisinde hiç beklemediğimiz zamanlarda bazı türler bir anda moda oldu ve yaklaşık beş yıllık periyotlarda bu kitaplar çok sattı. Örneğin 2000’li yılların başında vampir kitapları bir anda çok popüler oldu. Ondan önce Dan Brown’ın kitapları gibi tarihi macera romanları popülerlik kazandı. Bir anda bir şeyler parlayabiliyor. Yalnız şöyle bir durum var, sanki kurgu dışı kitaplar daha popüler olacak gibi görünüyor. Teknoloji ve bilim o kadar hızlı gelişiyor ki insanlar bu gelişmeleri takip etmek için daha çok okuyorlar. O yüzden bilim ve teknolojiyle ilgili kitaplar ileride daha çok rağbet görebilir. Bu kitapların kalıcı olması da kolay değil elbette. En başta da dediğim gibi bu tür gelişmeleri öngörmek çok zor, bir anda her şey değişebiliyor. 

Bu kadar yıl sonra Altın Kitaplar kaç yazar ve kaç kitap basmış oldu? Sizce en büyük başarınız ne?

Altın Kitaplar, 62 yılda yaklaşık 4000’in üzerinde kitap yayımlamıştır. Yazar sayısı da 500’ün üzerindedir kesinlikle. En büyük başarımız, okura yıllardır kaliteli ürünler sunmak. Gerçekten çok iyi bir kadromuz var. Kitap işi, kadro işidir aslında. Editöründen çevirmenine, kitabın hazırlanışında katkısı bulunan herkes çok önemli… Bizim her birimde çok iyi bir kadromuz var. En büyük etken bu bence ve biz bir aile şirketiyiz. Türk edebiyatına ve kitap dünyasına en güzelini, en kaliteli şekilde kazandırma geleneğimiz var. Bunu biz üçüncü kuşak olarak devam ettiriyoruz. Bu geleneği, nesiller boyunca devam ettirmeyi hedefliyoruz. 

Yayıncılık alanında yeni planlarınız ve projeleriniz var mı? 

Her alanda olduğu gibi yayıncılıkta da bir dijitalleşme söz konusu. Buralarda daha etkin olmaya çalışıyoruz. Türkiye’de e-kitap henüz gelişemedi, sesli kitap onun biraz önüne geçti. Bunun yanı sıra, tabii, yine en iyi yazarları, en iyi kitapları halkımıza sunmaya devam ediyoruz.  Her konuda teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek yayıncılığa yeni bir soluk getirmeye çalışıyoruz. 

Çocuk kitaplarında da sektörün öncü yayınevlerinden biri olarak, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de eğitim ve öğretim modellerinin değişmekte ve gelişmekte olduğunu biliyoruz. Hem eğitim bilimi alanına nitelikli ve özgün yapıtlar kazandırmayı, hem de eğitimcileri eğitim ve öğretim süreçlerinde destekleyecek içeriklerle buluşturmayı hedefleyerek 2021 yılında “Altın Kitaplar Akademi” isimli eğitim platformunu kurduk. Yaşam boyu öğrenme yaklaşımını benimseyerek çıktığımız bu yolda şimdiye dek dört akademik kitap yayımladık, onlarca sınıf içi uygulama yaptık, çevrim içi atölye ve söyleşi gerçekleştirdik. Geçtiğimiz günlerde Altın Kitaplar Akademi çatısı altında, alanında uzman pek çok konuşmacının katılımıyla “Çocuk Kitaplarına Yaratıcı Yaklaşımlar” isimli ilk konferansımızı düzenledik. Bu konuda da çalışmalarımız devam etmekte ve aralık ayında gerçekleşmesi planlanan yeni konferansımız için hazırlıklarımızı sürdürmekteyiz.

Diğer Yayınevi Mutfağı röportajlarını okumak için tıklayın.