Bookinton

Bugüne kadar Bookinton’da birçok polisiye dosyasına ve kitap incelemesine imza attık. Bu kez ise zihin yakan bir soruyu odağımıza alıyoruz: Bir odanın kapısı ve pencereleri içeriden kilitli. Odaya giren çıkan yok. İçeride ise bir ceset var. Böyle bir ortamda imkânsız gibi görünen bu cinayetin işlenmesi mümkün mü? 

Zeynep Ceren Burak 

Kapalı oda diğer adıyla kilitli oda muamması çok hassas bir formülle oluşturulması gereken, dozu kaçarsa inandırıcılığını kaybedecek hatta okuyucuların gözünde gülünç duruma düşebilecek bir gizem klasiği. Bu merkezde yazılan kitapların çoğu Altın Çağ polisiyesine (yaklaşık 1930’lar diyebiliriz) ait ve yazarlarının da ustalık eserleri. (Bilin bakalım bu türde en çok eser veren yazar kim?) Bu çağa ait polisiyenin en önemli özelliği okur ile anlatıcı arasındaki güvenin kırılmaması ve hiçbir ipucunun okuyucudan saklanmamasıdır. Bu nedenle “sonucun” çok da akıl sınırlarını zorlamaması ve rasyonel bir açıklamaya sahip olması gerekiyor. 

Aslında bu türü belli bir dönem ile sınırlandırmak da haksızlık olur çünkü günümüzde de “rahat polisiye” adıyla ustalara saygı duruşu, çok da başarılı örneklerle devam ediyor.

Bugünkü listemiz Türk ve Dünya polisiye edebiyatında adından övgü ile söz ettiren kapalı oda muammalarını içeriyor. Küçük gri hücreler hazırsa buyurun yaz okuma listemize.

Morgue Sokağı Cinayetleri – Edgar Allan Poe 

İlk dedektif romanı olarak kabul edilen Edgar Allan Poe’nun Morgue Sokağı Cinayetleri, aynı zamanda ilk kapalı oda muamması. Zeki dedektiflerin öncüsü Dupin’in ilk macerası olan kitapta, gizeme dair tüm unsurlar var. Paris’te Rue Morgue sokağında iki vahşi cinayet işlenir. Cinayetlerin işlendiği yer dördüncü katta dışarıdan girişin mümkün olmadığı ve içeriden kilitlenmiş bir odadır. Olayın en kafa karıştırıcı kısmı ise katilin hangi dilde konuştuğuna dair tanıkların bir türlü uzlaşamamasıdır. Sonu mu? Hiç akla gelmeyecek türden, tam bir ters köşe…

Sarı Odanın Esrarı – Gaston Leroux

Sıradaki kitabımız kapalı oda muammasının baş tacı, en iyisi kabul edilen ve en sevilen örneklerinden Sarı Odanın Esrarı… Profesör Stangerson, Glandier Şatosu’nda kızı Mathilde ile çok önemli bilimsel çalışmalar yapmaktadır. Baba-kız bilimsel çalışmalarının Amerika’da güvende olmaması ve Mathilde’nin babasından gizli tuttuğu gönül ilişkisinden kaçmak için Fransa’ya taşınır. Şatodaki laboratuvarın yanındaki sarı odada bir gece Mathilda kanlar içinde bulunur. Oda içeriden kilitlidir. Panjurların dışarıdan açılmasına imkân yoktur. Bu gizemi çözecek olanlar ise genç ve zeki gazeteci Rouletabille ve avukat arkadaşı Sainclair olarak karşımıza çıkacaktır. 

Kitap bittiğinde vardığımız sonuç ise, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığıdır. 

Sarı Odanın Esrarı hem kendi döneminde hem de sonrasında birçok yazarı etkilemiş, kapalı oda muammasının en bilinen romanı. Yazarı Gaston Leroux’u Operadaki Hayalet (The Phantom of the Opera – şarkıyı mırıldanmaya başladınız mı?) kitabı ile tanısak da Sarı Odanın Esrarı daha önce yazılmış.

Bu kitabın sürrealistlere ilham kaynağı olduğu ve Fransız edebiyatçı ve sinemacı Jean Cocteau‘nun çok beğendiği bilgisini de Sevin Okyay’ın Cinayet Masası – Sarı Odanın Esrarı podcastinden öğreniyoruz. 

On Kişiydiler (On Küçük Zenci) – Agatha Christie

On Kişiydiler için tüm zamanların en iyi polisiye kurgularından ve Agatha Christie’nin ustalık eseri diyebiliriz. (Bence Roger Ackryod Cinayeti ile kafa kafaya gider.) Aynı zamanda defalarca ve çeşitli isimlerle basılan bir kitap olma özelliğini de taşıyor. 

Bu kitapta Christie’nin “ünlü” dedektifleri yok. Birbirini tanımayan sekiz kişilik bir grup bir adaya davet edilir. Davet edildikleri evdeki uşak ve hizmetçi ile on kişi olmuşlardır. Davetliler geçmişlerindeki cezasız kalmış cinayetlerle suçlanmaktadırlar. Ardı ardına başlayan ölümler gecikmiş adaleti sağlayacak mıdır? Peki on kişi de bu adada kapana sıkışmış ise katil kimdir ve daha önemlisi cinayetler nasıl işlenmektedir? 

Kırık Menteşe – John Dickson Carr/Carter Dickson

John Dickson Carr kapalı oda cinayetlerine en fazla örnek vermiş yazar olarak bilinir. Burada şu anda baskısı olan Kırık Menteşe kitabına yer verdim ama yazarın Üç Tabut adlı eseri 1981 yılında 17 gizem yazarı ve eleştirmenden oluşan bir panel tarafından tüm zamanların en iyi kapalı oda gizemi seçildi.

 Kırık Menteşe bir Dr. Gideon Fell macerası. İmkânsız gibi görünen bir intihar vakası bu kitapta doğa üstü unsurlar ile zenginleşir. John Farnleigh, Titanik felaketinden kurtulur. Ancak ortada “gerçek” John Farnleigh olduğunu iddia eden başka biri daha vardır. İşler üç kişinin gözü önünde öldürülen ama kimse tarafından görülmediği iddia edilen bir cinayet ile iyice karışır. Dr. Gideon Fell, tüm bu soruların şaşırtıcı çözümünü ortaya çıkaracaktır.

Kilitli Oda – Maj Sjöwall – Per Wahlöö

Kuzey Avrupa polisiyesinin baş tacı Martin Beck serisinin sekizinci kitabı Kilitli Oda, adıyla sanıyla bir kapalı oda muamması. Kitabın konusu kısaca şöyle: Şehrin bir yakasında bir kadın bir banka soyar. Başka bir yakasında ise, kilitli bir odada tam kalbinden vurulmuş bir ceset bulunur. Ancak etrafta hiç silah yoktur. Martin Beck ve ekibi birbirinden bağımsız gibi duran bu iki cinayeti çözmeye girişir. 

Martin Beck serisi on kitaptan oluşuyor. Yazarları Sjöwall ve Whalöö İsveçli gazeteci bir çift ve bu çok ünlü karakteri 55 yıl önce yarattılar. “Martin Beck öyküleri” der Erol Üyepazarcı “polisiye kurgu içinde çok kuvvetli toplumsal eleştirilerin yer aldığı yapıtlardır. On öyküde de cinayetin toplumsal nedenleri araştırılır.” (*) Ne yazık ki Per Whalöö erken öldüğü için serinin devamı gelemedi. Sevindirici olan on kitabın da Ayrıksı Kitap tarafından dilimize kazandırılmış olması.

Martin Beck, tüm dünyada çok okunan bir polisiye olmasının yanında Henning Mankell, Stieg Larsson gibi ünlü yazarlara da esin kaynağı olmuş.

Serinin tüm kitapları: 

  1. Kanaldaki Kadın
  2. Duman Olan Adam
  3. Balkondaki Adam
  4. Gülen Polis
  5. Kayıp İtfaiye Arabası
  6. Savoy Cinayeti
  7. Pis Adam
  8. Kilitli Oda
  9. Polis Katili
  10. Teröristler 

(*) 221B Dergisi, sayı 13.

Feneryolu Cinayetleri – Gencoy Sümer

Sırada benim çok severek okuduğum Türk polisiye yazarı Gencoy Sümer’in Feneryolu Cinayetleri var. Kitap kapalı oda muammasının hakkını vermekle kalmıyor sadece. Anlattıkları, mekânlar, karakterler o kadar tanıdık ki arka planda da sizi içine çeken sıcak bir hikâye var. Ünlü bir aktris Piraye Arsan on üç yıl önce intihar eder ve o gün herkes buna inanır. Ölüm, kimseye görünmeden içeriye girmenin mümkün olmadığı bir odada gerçekleşir. Şimdi ise özel dedektif Kerim Ülkü’ye gelen bir mektup ve bu ölümle ilgisi kitabın sonunda ortaya çıkacak eski bir roman vardır ortada. 

Feneryolu Cinayetleri birkaç gün içinde biten, sonuna kadar elden düşmeyen altın çağ polisiyesinin tadını aratmayan ve büyük merak uyandıran bir kitap. 

Diğer kapalı oda muamma kitaplarından örnekler şöyle (Ne yazık ki bazılarının yeni baskısı yok) 

  • Roger Ackryod Cinayeti, Fare Kapanı, Noelde Cinayet – Agatha Christie 
  • Üç Tabut – John Dickson Carr
  • Peder Brown Hikayeleri – G.K. Chesterton 
  • 13 Numaralı Hücre – Jacques Futrelle
  • Çin Portakalı – Ellery Queen

Diğer kitap öneri listelerini okumak için tıklayın.

Bir Yorum Bırakın

Epostanız gözükmeyecek.