Uhuvvet
Osmanlı döneminin ilk kadın gazetecilerinden biri olan Selma Rıza’nın 1897’de kaleme aldığı, yaklaşık yüz yıl sonra okuruyla buluşma şansı bulan Uhuvvet romanı, İletişim Yayınları etiketiyle tekrar yayımlandı. Kitap Tanzimat’tan II. Abdülhamid devrine uzanan dönemde, bir Osmanlı ailesinin iç çatlaklarını, kadınların sessizleştirilen hayatlarını ve adalet arayışını büyük bir anlatı ustalığıyla gözler önüne seriyor.
Canvermezler Tekkesi
1921 yılında İleri gazetesinde tefrika edilen ve sonrasında kitaplaştırılan Canvermezler Tekkesi, Türk gotik edebiyatının ilk örneklerinden sayılır. Korku, bilinmezlik, tekinsizlik duyguları ile okuyucu tetikte tutan kitap İş Bankası Yayınları tarafından sadeleştirilerek tekrar okuyucu ile buluşturuldu.
Aşk-ı Memnu – Halit Ziya Uşakligil
Yazılmasının üzerinden yüz yılı aşkın bir zaman geçtikten sonra bugün dahi keyifle okunan Aşk-ı Memnu, arka fona gösterişli bir İstanbul yalısını alarak aşk, ihtiras, kıskançlık, entrika ve ihanet duraklarına tek tek uğruyor, her bir karakterin gerçekten yaşadığına, acı çektiğine bizi sonuna kadar inandırıyor.
Raziye – Melih Cevdet Anday
Melih Cevdet Anday’ın Everest etiketiyle yayımlanan Raziye romanı, ideal dünyaya ulaşmak adına sarıldığımız fikirlerin ne kadar uygulanabilir ve öze uygun olduğuyla ilgili soru işaretleriyle dolu. Hepimizin kanıksadığı “mutlak” doğruları sorgulatması kitabın en can alıcı noktası. Benim için kitabın iz bırakan sorularından biri ise şu oldu: “Doğru, kesin doğru mudur?”
Kıskanmak – Nahid Sırrı Örik
Nahid Sırrı Örik, Everest Yayınları etiketiyle yayımlanan kitabı Kıskanmak’ta edebiyatımızın nadir anti-kahramanlarından “çirkin ve geçkin kız” Seniha’nın, ağabeyine karşı yıllardır içinde biriktirdiği kıskançlık ile yaktığı intikam ateşinin, “güzel” yengesinin yasak aşkıyla harlanmış hikâyesi bize kötücül olmanın kişisel ve toplumsal nedenlerini sorgulatıyor.
Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi – Ziya Osman Saba
Ziya Osman Saba’nın Can Yayınlarından çıkan Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi kitabı, spot ışıklarının gölgesinde kalmış gerçek insanları anlatıyor. Evi, mutluluğu, hüznü, geçmişe duyulan hasreti, kendi hayatından parçaları nahif bir şekilde işlemiş. Saba’nın, okurun kitapta kendine bir yer edinmesini sağlayan bir samimiyeti var. Peki siz hangi öykünün kahramanı olduğunuzu öğrenmek ister misiniz?
Değirmen – Reşat Nuri Güntekin
Reşat Nuri Güntekin’in bundan tam yetmiş dokuz yıl önce yayımlanan kitabı Değirmen, yüz kırk dört sayfalık kısa bir roman. Anadolu’nun Sarıpınar ilçesinde yaşanan depremi mizahi bir üslupla anlatan kitabın en dikkat çekici yönü ise kurguda geçenlerin güncelliğini koruyor olması. 1943 yılında Yedigün dergisinde tefrika edilen ve ilk baskısı 1944 yılında yapılan Değirmen, İnkılâp Kitabevi tarafından basılıyor.
Çalıkuşu – Reşat Nuri Güntekin
1921 yılında yazılan Çalıkuşu için Türk edebiyatının bir klasiği demek son derece doğru. Hakkını çok da teslim edemediğimizi düşündüğüm Reşat Nuri Güntekin bu nefis romanında kendi edebî tarzına uygun olarak acımak, şefkat, derin sevgi ve tabii toplumsal realitenin tüm olanaklarından yaralanır. Hepimizin hafızasında tazeliğini koruyan genç muallim Feride’nin hikâyesi Çalıkuşu günümüzde İnkılâp Kitabevi tarafından basılıyor.







