Betül Kanbolat, 2009 yılından bu yana Haberci Yapım’da Coşkun Aral ve Müge Aral ile birlikte çalışıyor, hikâyeler ve şarkı sözleri yazıyor, Habitat TV’de Kipatlı Günler adlı çocuk kitapları programını hazırlayıp sunuyor. Yayımlanmış sekiz tane resimli çocuk kitabı olan Kanbolat ile çocuklar için yazmak ve yazarlık serüvenini konuştuk. 

İlknur Akgül Ardıç

Yazma serüvenine nasıl başladınız ve neden çocuk kitapları?

Yazı yazmaya ilgim çocukluk yıllarıma dayanıyor. Şiir, şarkı sözü, denemeler yazardım. 2000’lerin başında Elbruz adlı e-dergide yazılarımı paylaşmaya başladım. 2007 yılında Mario Levi’nin edebiyat atölyesine katıldım. Bu atölye etkin okumaya dair bakışımı oldukça biçimlendirdi. 2011 yılında 90’lar Kitabı Çocuk mu Genç mi? ve Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı adıyla yayımlanan kitaplarda öykülerim yer aldı. 2008 ve 2011 yıllarında anne oldum. O yıllarda resimli çocuk kitaplarıyla daha fazla haşır neşir olmaya başladım. Yeni içerikler keşfettim. Yazıya duyduğum ilgi ve çocuklarıma anlattığım öyküler beni çocuk kitapları dünyasında bir yolculuğa sürükledi. İlk kitabım Kel Tilki, sevgili Ferit Avcı’nın çizimleriyle 2012 yılında yayımlandı.

Yazar kimliğinizi ve tarzını nasıl tanımlıyorsunuz?

Çocuklara yazmak ayrı bir sorumluluk. Benim için eğitici ve dinamik bir süreç. Onlar için yazdığım içerikleri bir yönüyle kendi çocuklarımın ilgi alanları belirledi diyebilirim. Çocuklarıma kitap okurken bilgi ile harmanlanmış, oyunlaştırılabilir içeriklere dikkatlerini yönelttiklerini fark ettim. İlk okurlarım onlar olduğu için beklentileri yazıma yansıdı. Çocukların üretiminden çok etkileniyorum. 

Son çıkan Go Go İgo Bir Akıl Oyunu Hikâyesi ve Şehre Giden Yol adlı kitaplarınızdan bahseder misiniz?

Her iki kitap da pandemide okurla buluştu. Çocuklarım uzun yıllardır bir Uzak Doğu strateji oyunu olan go oynuyorlar. İstanbul Go Okulu Kurucusu Mehmet Emin Barsbey ile go oyununu ve etkileyici felsefesini resimli kitap aracılığıyla çocuklara anlatmak istedik. Sürprizli bir hikâye ile go taşlarını da konuşturarak oyunun amacını ve ana hatlarını çocuklara anlattık. Hikâyenin sonunda her yaştan okur için, oyunun tarihçesine, genel kurallarına, bilişsel ve duyusal faydalarına değindik. Kitabı sevgili Derya Daştan Barsbey resimledi. Beta Kids tarafından basıldı. 

Şehre Giden Yol, Dinozor Çocuk etiketiyle yayımlandı. İnsanın doğa üzerinde yarattığı tahribata bir yol hikâyesi ile dikkat çekmek istedim. Hayatı kolaylaştırmak üzere planlanan otoyol ve tünel inşaatının bir çocuk, bir kirpi bir kamyonun gözünden yorumlandığı hikâye aracılığıyla minik dostlarımla hayat sahnesinin perde arkasını görmeye çalışalım istedim. Hajar Moradi hüzünlü sonuçları da olan bu meseleyi umudun canlı renkleriyle çok güzel resimledi.

Coşkun Aral ve Müge Aral’la uzun yıllara dayanan güçlü bir çalışma ortaklığınız var. Bu süreçten ve programınıza giden yoldan kısaca bahseder misiniz? 

Coşkun Aral ile Celebrity Speakers’ta çalıştığım dönemde tanışmıştım. İlk tanıştığımızda çok heyecanlandığımı hatırlıyorum. Yıllar sonra bağımsız olarak kendisiyle Haberci Yapım çatısı altında çalışmaya başladım. Pandemi sürecinde çevrim içi buluşmalar da bunlara ilave oldu. İlknurcum, hatta seninle de özel bir proje sayesinde; Coşkun Abi’nin hazırladığı Annemin Yemekleri kitabının lansmanında tanışmıştık. 😊

Tivibu’da yayın yapan Habitat TV’de program yapıyorsunuz. Kipatlı Günler’den bahseder misiniz?

Değerli dostum Müge Aral’la çocuk kitaplarının renkli dünyasını ekrana taşıma hayali kurduk. Onun belgeselcilikten gelen birikimi benim çocuk kitapları dünyasıyla kurduğum bağ ile birleşti. Bu yönüyle Kipatlı Günler programı Türk televizyonlarında bir ilk oldu. İzleyici kitlemiz genel olarak yetişkinler, ebeveynler. Resimli çocuk kitaplarının etkileyici konu içeriklerinden örnekler sunarak izleyiciyle bir yol arkadaşlığı yapabileceğimizi düşündük. Çocuk- ebeveyn-kültür ve sanat dostu olan mekânlarda, butik kitabevlerinde harika çekimler yapıyoruz. 

Doğru kitaplar nasıl çıkar ortaya? Okuyucu tercihlerini nasıl yapmalı? 

Bu tümüyle okurun beklentisiyle ilintili bir durum olsa da dünyada kabul görmüş çocuk kitaplarının içeriklerine baktığımızda fikrin derin, üslubun özgün ve yalın, anlatımın eğlenceli, çocuğun dikkatini, duygusunu, sezgisini yakalayıp sarmaladıklarını görüyoruz. Doğayı, evreni, zamanı, tarihi, farklı kültürleri, savaşları, sürgünleri hikâyeler aracılığıyla çocuğunuzun düş ve düşünce dünyasına taşıyabilirsiniz. İçerik keşfine hevesli olmayı önemsiyorum. 

“Saramago’nun Dünyanın En Büyük Çiçeği, James Joyse’un Kedi ile Şeytan’ı çocuklar için kaleme aldıkları öykülerdir ve bu niyet metnin içinde ve anlatım dilinde çok açıktır. Eduardo Galeano’nun Papağan’ın Diriliş Öyküsü mesela. Çok severim. Büyüklere yazılıp çocuklara uyarlanmış içeriklerden farklıdır.” 

Umberto Eco, Dan Brown dâhil pek çok ünlü yazarın masal ve çocuklar üzerine kitap denemeleri var. Bu edebî tür yolculuğunu nasıl görüyorsunuz onlar adına düşünürseniz?

Büyük romancıların, hikâyecilerin, şairlerin çocuklar için kaleme aldıkları metinler var evet ancak pek çoğuna baktığımızda; örneğin Eco’nun, Cecü’nün Yercüceleri kitabında yer alan öyküler masal tadında anlatımı olan ama büyük küçük ayrımı yapmaksızın, dünya, insan ve varlık ile meselesi olanlara hitap eden derin içeriklere sahip. Bir çocuk okuma alışkanlığını erken yaşta kazanmamış ya da okuma süreçlerinde ona hiç eşlik edilmemişse katmanlı metnin içinde kaybolabilir. Çocuğa eşlik edildiğinde ise çocuk, büyük yazarların eserlerine küçük yaştan hazırlanma şansını elde etmiş olur. Edebî okuma zevkini yukarı taşımak adına dikkate değer kitaplar bunlar. Ursula K. Le Guin’in, Calvino’nun, Saramago’nun öyküleri, Neruda’nın, Nazım’ın şiirleri, büyük Rus klasiklerinden seçilmiş ve çocuklara uyarlanmış hikâyeler, Sabahattin Ali’nin, Yaşar Kemal’in eserlerinden çocuklara özel hazırlanan baskılar, daha pek çok örnek sıralanabilir. 

Betül Kanbolat Birgün yazıları için buraya, Youtube kanalı için buraya tıklayabilirsiniz.

Diğer yazar röportajlarını okumak için tıklayın.