Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlanan Ngũgĩ wa Thiong’onun Aradaki Nehir adlı kitabı, aralarından nehir geçen Kenya’nın dağ köylerinde izole bir hayat yaşayan iki Gikuyu kabilesinin “beyaz adamın” bu topraklara yerleşmeye başlamasıyla bölünmelerini, nasıl bir kültürel çatışma içine girdiklerini, bu çatışmanın birey ve toplum üzerindeki etkilerini anlatıyor. 

Burcu Zeynep Akalın / burcu.zeynep89@gmail.com

“Misyonerler Afrika’ya geldiklerinde onların İncil’i, bizim topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapatarak dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda onların toprakları, bizimse elimizde İncil vardı.” 

Kenya’nın kurucu lideri Jomo Kenyatta

1965 yılında yayımlanan Aradaki Nehir, uzun yıllar İngiliz sömürgesi altında ezilen Kenya’nın bağımsızlık mücadelesi olan Mau Mau Direnişi öncesinde geçer. Hristiyanlık ile geleneksel inançları arasında kalan Kenya’nın en varlıklı, en büyük kabilesi olan Gikuyu halkının kendi içlerinde yaşadıkları çelişkilerin anlatıldığı roman, toprak sömürüsü, kültürel baskı, eğitim konularıyla aslında sömürünün ayak seslerini duyurur. 

“Beyaz Adam’ın bütün bilgeliğini ve bütün sırlarını öğren. Ama onun kötülüklerine uyma. Halkına ve kadim geleneklerine sadık kal.”

Kendisi de Gikuyu kabilesinden olan yazar Ngũgĩ wa Thiong’o, romanda, halkının ritüellerini, efsanelerini, kadın erkek ilişkilerini, geleneksel yaşamlarını, inançlarını aktarıyor. Dış dünyaya kapalı insanların körü körüne inançlarına bağlılıklarını, yeniliklere açık olmayışlarını ve günümüzde bazı kabilelerin hâlâ uyguladığı bir Pagan geleneği olan kadın sünnetinin barbarlığını eleştirerek “kadın sünneti” ekseninde masum ve imkânsız bir aşkı işler. 

Chege, halkı tarafından reddedilen, söylediklerine kulak verilmeyen bir kâhinin soyundan gelir. Geleneklerine bağlı, kabilenin sırlarını iyi bilen, saygı duyulan biri. Ana karakter Waiyaki onun tek oğludur. Ona atalarının kadim kehanetini anlatır: “Kurtuluş tepelerden gelecek…” Babası, Waiyaki’ye halkını kurtaracak lider olduğundan söz eder. Roman, Waiyaki’nin liderlik yolculuğunu anlatıyor: Masum ve imkânsız bir aşk, inanç, mücadele, ihanet. Kendi kültürünü, geleneklerini tamamen reddeden, “beyaz adam”ın dinini ilk seçen kişi olduğu için kabile tarafından hain ilan edilen Joshua’nın kızı Nyambura ve Waiyaki’nin masum aşkı. 

Sömürgecilik Faaliyetleri 

Sömürgeci anlayışını, “Beyaz adamlardan biri, en son yaptığı ziyarette, bu bölgede yaşayan insanların Nairobi’deki hükümete vergi ödemeye başlayacağını duyurmuştu.” cümlesiyle vurgulayan yazar, Kenya’nın sömürge tarihine de ışık tutar. Kendi toprağında kiracı olmak ya da toprağını terk ederek zorunlu göçe maruz bırakılmak! En önemlisi bir ülkeye “bayrak dikmek” anlamına gelen demir yolu çalışmaları ve Hintlilerin bölgeye ayak basması. Beyaz adam tıpkı iki kabilenin arasından geçen nehir misali bölüyor, ayrıştırıyor. Bir zamanlar uzak diyarlarda olup bitenlerle rahatsız edilmeden, huzur içinde yaşayan halkı kendilerine yabancılaştırıyor. Köklerinden kopan insanın kendi içinde neler yaşayabileceğini anlatıyor. Yazar kurgu içinde okuyucuya, demir yolu çalışmalarından, Hintlilerin bölgeye yerleşmesinden, sayfalarca bahsetmiyor ya da tarihe boğmuyor. Satır aralarında bazen bir cümleyle bazen bir alt metinle veriyor. Gikuyu halkı Kenya’nın zenginliklerini, verimli topraklarını elinde bulundurduğu için “beyaz adam” tarafından zulme ve acımasız bir soykırıma maruz kalmıştır. Bu nedenle Mau Mau Direnişi’ne çok destek vermişler ve önemli liderler de bu halktan çıkmıştır. Bunun izleri halkını birleştirme mücadelesi veren ana karakterde görülür.

Sömürgecilerin, misyonerlik faaliyetleri ile inançları temelden zayıflatarak halkı din üzerinden ayrıştırma çalışmalarının da etkilerinin görüldüğü kitapta, iki inanış, iki farklı yaşam ve bu ikisi arasında kalanlar…Bir tarafta “beyaz adam”ın getirdiği yenilikleri benimseyenler diğer tarafta kendi topraklarının geleneklerine bağlılığını sürdürenler, iki inanış arasında kalanlar, iki yolda aynı anda yürümek isteyenleri güçlü bir kurguyla okura sunuluyor.

Eğitimle Aydınlanma Misyonu

 “Kelebekleri bir palayla kesemezsin. Âdetlerini ve hareketlerini öğrenmeden mızrağı saplayamazsın. Ancak öğrendiğin zaman onları tuzağa düşürebilir, onlara karşı koyabilirsin.”

Toplumsal yapının yavaş yavaş sistemli bir şekilde değişmesinin altını çizen bu satırlarla misyonerlikle gelen her yeniliğin kötü olmadığını, onunla savaşmanın yolunun dilini bilmekten geçtiğini ifade eden yazar Ngũgĩ wa Thiong’o, halkların köklerinden kopmadan eğitimle aydınlanmanın mümkün olduğundan söz ediyor. Ülkeleri aydınlığa, refaha ulaştıracak asıl kurtarıcının eğitim olduğu mesajını, “Birlik için eğitim, politik özgürlük için birlik.” sözleriyle ana karakter Waiyaki’yle aktarır. 

Bir dönem kendi hayatında dindar bir Hristiyan olup aynı zamanda Gikuyu geleneklerine göre de yetiştirilen yazar, iki inanç arasında kalışını ana karakter üzerinden okuyucusuna iletirken aynı zamanda kendi vermiş olduğu mücadeleyi de yansıtır. Kenya’nın bağımsızlığına geç kavuşmasının nedenlerini satır aralarında verirken kültürel olarak bölünmüş bir halkı birleştirme çabalarının başarılı olamayacağını öne sürer. Verdiği alt metinlerle dertlerini bu kısa ama etkileyici kitapta çok güzel dile getirir.

Kimler Nasıl Okumalı?

Afrika edebiyatına ilgi duyan herkes okuyabilir. Kitabın içeriğini anlayabilmek adına yazarın hayatına bir göz gezdirmek, Mau Mau Direnişi, Gikuyu kabilesi ve Kenya’nın   sömürü tarihi hakkında bilgi sahibi olmak faydalı olabilir. 

Ngũgĩ wa Thiong’o Kimdir?

5 Ocak 1938, Kenya doğumlu, adı sıkça Nobel Edebiyat Ödülü için anılan yazar, uzun yıllar sömürüyle, cehaletle, kadın düşmanlığıyla mücadele eder. Hayatı sürgünle, hapisle geçer. Mau Mau Direnişi sırasında ülkesinin insanları gibi bu durumdan etkilenmiştir. Asıl adı James Thiong’o Ngugi olan yazar Afrika’daki sömürgeciliğe duyarlı hâle gelince geleneksel adını benimser. Romanlarında sömürgeciliği, kültürel baskıyı, sınıf çatışmasını, özgürlüğü, bireyin yabancılaşmasını ve eğitim meselelerini sorgular. Afrika’nın sosyal eleştirmenlerinden biri olan yazar, karşılaştırmalı edebiyat profesörlüğüne yükselmiştir.

Künye

Yayınevi: Ayrıntı Yayınları 
Çevirmen: Bora Korkmaz
Basım Yılı: 2015
Tür: Postkolonyal / Afrika Edebiyatı /Roman
Sayfa Sayısı:191

Diğer Okurdan kategorisi içeriklerini okumak için tıklayın.