Zihinde Bir Dalga – Ursula K. Le Guin

(1 Yorum)
Kitap Yazarı:
Yayınevi:
Başak Bingüler

Metis Yayınevinden çıkan, Ursula K. Le Guin’in Zihinde Bir Dalga isimli denemesi, yazarın farklı yerlerde yayımladığı yazılarından oluşan yazarlık, okurluk ve hayal gücü üzerine düşüncelerini açıkladığı bir derleme.

Sitede Yayınlanma Tarihi: 13 Ekim 2022

Orjinal Adı: The Wave in the Mind: Talks and Essays on the Writer, the Reader, and the Imagination

Ülke: ABD

Türü: Deneme

Okur Yaşı: Genel Yetişkin Okur Kitlesi

Hedef Kitle: Deneme, kurgu dışı sevenler

Sayfa Sayısı: 296 sayfa

Çevirmen: Müge Gürsoy Sökmen, Özde Duygu Gürkan, Özge Çelik, Savaş Kılıç, Tuncay Birkan

Çeviri: ☺️

İmla: ☺️

Ebat: 13 x 19.5 cm

Kategoriler:

İnceleme

Bir yazarın iç dünyasını kurgu kitaplarından anlamak için çaba sarf eder kimi zaman okurlar. Yazarın zihninin derinliklerini keşfetmek ve onu daha yakından tanımak ister. Ancak kurgu kitapların ne kadarının otobiyografik olduğunu, kitaptaki karakterlerin iç dünyalarının ne kadarının yazarın iç dünyası ile eşleştiğini hiçbir zaman bilemeyiz. Ancak röportajlar, denemeler, günlükler, mektuplar yazarların iç dünyasına açılan kapılardır âdeta. Ursula K. Le Guin’in bu eseri yazar, okur ve hayal gücü üzerine temellenen süreç ve ritim olmak üzere iki ana temayı esas alan yazılardan oluşuyor.

Virginia Woolf’un kılavuzluğu

Kitabın içindekiler kısmının hemen öncesinde Virginia Woolf’un yazdığı bir mektuptaki üslup, ritim ve uygun sözcükleri bulma konusuna dair bir alıntı mevcut. Bu kısa paragraf, kitabın ismini ve içeriğini de özetleyen ve muhteşem tespitler içeren bir alıntı. Kitap dört ana başlıktan oluşuyor: Şahsi Meseleler, Okumalar, Yazmak Üzerine, Tartışmalar ve Görüşler. Her ana başlık altında başlık ile bağıntılı yazılar mevcut. Farklı başlıklardaki yazılar arasında da zaman zaman bağlantılar ve tekrarlar mevcut, bu sayede kitap baştan sona bir bütünlük içeriyor.

Şahsi Meseleler ve Deneyimler

İlk bölümde kadınların toplumdaki varlığının tarihi süreçteki yerini ironik, satirik ve ters yüz edici bir üslupla ele alarak başlıyor yazar. Ardından kendisine odaklanıyor, antropolog olan babası ile anılarını Kızılderililer özelinde aktarıyor.

“Babamın Kızılderililerle duygusal veya ruhsal özdeşleşme iddiasında olan -amatör veya uzman- beyazlara güvenmediğini biliyorum. Bu tür iddialar duygusallık ve kendini Kızılderililerden biri sanmak olarak görüyordu. Kızılderilileşme terimini olumsuz anlamda kullanırdı.” (s. 25)

Akabinde Kızılderililerle kendi yaşadığı ve onda önemli izler bırakan deneyimleri karşılaştırmalı olarak anlatıyor. Le Guin, daha sonra kütüphaneler ile ilk tanışmasını, geçmişteki deneyimlerini dokunaklı şekilde aktarıyor. Adasözcüğünün yazarda çağrıştırdığı fikirler ve kendi imgelemi olan Yerdeniz adaları ile alakalı ilginç detaylar veriyor.

Okumalar

Bu bölümde Tolstoy’un bir eserindeki ifadeden yola çıkarak mutlu ve mutsuz aile tanımlarını sorguluyor. Ardından fantezi kelimesinin etimolojik kökenlerinden başlayıp fantastik edebiyatın doğuşunu anlatıyor bizlere ve modern fantastik edebiyatın ilk büyük örneğinin nasıl gerçekleştiğinin çok ilginç hikâyesini öğreniyoruz. Ancak fantezi edebiyatının kimi zaman hor görüldüğünü ve bunun haksız bir yaklaşım olduğunu belirtip fantastik türün gerçekçi kurmacadan farkını ve aslında ne kadar evrensel olduğunu örneklerle anlatıp şu tespiti yapıyor:

“Ne de olsa fantezi, anlatısal kurmacanın en eski evrensel türüdür.” (s. 60).

Yazar, farklı yaş dönemlerinde yapılan okumaların birbirinden çok farklı olduğunu ve her farklı okumada farklı algı, bilgi ve bakış açısına sahip olduğumuzu, tepkilerimizin de çok farklı olacağını belirtiyor. İlerleyen kısımda, Yüzüklerin Efendisi’ndeki ritimleri inceleyip değerlendiriyor ve üçlemenin ilk kitabının film versiyonları üzerine fikirlerini belirtiyor. Bu kısım çok önemli tespitler içeriyor. Daha sonra yazarlık serüveni öncesinde etkilendiği yazarlar ve eserlerden bahsediyor. Röportajlarında en çekindiği ve net yanıt vermekten kaçındığı bir soruyu ele alıyor ve gerekçelerini anlatıyor.

Tartışmalar ve Görüşler

Bu başlıkta ilk ele aldığı konu, kurmaca ve kurmaca dışı kavramlarını sorguluyor. Kelimenin sözlük anlamlarını araştırıyor, bu iki kavramın zaman zaman iç içe geçmesinin normal olduğunu belirtiyor. Ardından edebiyat ödülleri bağlamında cinsel kayırmacılığı irdeliyor ve nicel örneklerle mevcut durumu ortaya koyuyor. Cinsiyetler arasındaki iş bölümü, ebeveynler ve çocuklar arasındaki bağlılık, kabilecilik, ensesten kaçınma gibi konularda düşüncelerini açıklıyor. Ayakkabılar söz konusu olunca neden kadınların çok daha fazla eziyet çektiğini sorguluyor. İnsanlar ve bazı canlılarda biriktirme, toplayıp saklama dürtüsünü sorguluyor ve çarpıcı örnekler veriyor. Bu bölümün sonunda ise, konuşmak ve yazmanın tarihsel önemi hakkında verdiği çok sayıda örnekten sonra okuryazar ve ilkel toplumlar arasındaki farkın ilkellerin yazmayı henüz öğrenememiş toplumlar olması olarak açıklıyor ve şu önemli vurguyu yapıyor:

“Okuryazarlık çok yeni bir kavram ve hala hiç de evrensel değil.” (s.170)

Konuşmanın bizi birbirimize bu kadar doğrudan ve canlı şekilde bağlamasının nedenini yine kitabın ana tema konusu ritimle ilgili olduğunu belirtip detaylıca anlatıyor.

Yazmak Üzerine

Son bölümde, yazmak için neler gerektiğine dair detaylıca bilgiler ve öneriler mevcut.

“Bir hikâye yazabilmek için kendimize güvenmemiz, hikâyeye ve okura güvenmemiz lazım.” (s.209)

Çoksatar kitapların stratejilerine dair stratejiler sunuyor Le Guin bize. Yazarların en büyük hatalarını da sıralıyor. Kitabın son kısmı, yazarın yaşlılık döneminde artık anlatacak bir şeyi olmadığı için yazamadığını anlattığı dokunaklı bir bölüm. Metin kurgulamanın, kitap yazmanın çok zor bir iş ve yıpratıcı bir süreç olduğunu, artık buna gücü kalmadığını açıklıyor.

Ursula Le Guin en verimli yaşlarını çok iyi şekilde değerlendirmiş, üretmiş ve edebiyat tarihine ismini yazdırmış bir yazar. Hikâye anlatımı konusunda sözü kalmadığı dönemde ise tüm geçmişini değerlendirip edebiyata, yazarlığa, okurluğa, hayal gücüne dair içini döktüğü bu eseri sunmuş bizlere.

Ursula K. Le Guin hakkında daha fazla bilgi almak için buraya tıklayarak ayın yazarı dosyasını okuyabilirsiniz.

Peki siz Zihinde Bir Dalga’yı okudunuz mu? En çok dikkatinizi çeken neydi? Yorumlarda paylaşır mısınız?

Diğer kitap incelemerini okumak için tıklayın.

Yorumlar (1)

Zihinde Bir Dalga – Ursula K. Le Guin için 1 değerlendirme.

  1. ASLI SABUNCU

    Kitap incelemesi için elinize sağlık. Sayenizde Ursula K. Le Guin’in böyle önemli bir eseri olduğunu öğrendim. Yazı yazmak üzerine olan bölüm ilgi çekici.

Ortalama Puan

5.00

1 Yorum
5 Yıldız
100%
4 Yıldız
0%
3 Yıldız
0%
2 Yıldız
0%
1 Yıldız
0%
Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

More Products