Bir Kuştan Öbürüne: Hayat ve Yazmak Üzerine Tavsiyeler – Anne Lamott

(1 Yorum)
Yayınevi:

Yazan: Anıl İlkay Bozkurt

Amerikan edebiyatının aktivist yazarlarından Anne Lamott, Hep Kitaptan çıkan Bir Kuştan Öbürüne: Hayat ve Yazmak Üzerine Tavsiyeler isimli kitabında şahsi deneyimlerinden yola çıkarak hikâyeleştirdiği yazma önerileriyle yazar adaylarını cesaretlendiriyor.

Sitede Yayınlanma Tarihi: 16 Ocak 2023

Orjinal Adı: Bird by Bird: Some Instructions on Writing and Life

Ülke: ABD

Türü: Kurgu dışı, atölye serisi.

Okur Yaşı: Genel Yetişkin Okur Kitlesi

Hedef Kitle: Yazar adayları, yazma alanında kendini geliştirmek isteyenler.

Sayfa Sayısı: 240 sayfa

Çevirmen: Damla Göl

Çeviri: ?

İmla: ?

Ebat: 19,5 x 13,5 cm

İnceleme

Bir Kuştan Öbürüne: Hayat ve Yazmak Üzerine Tavsiyeler, Amerikalı yazar Anne Lamott’un alanındaki tecrübelerinden yola çıkarak yazar adayları için hazırladığı bir kaynak kitap. Yazar, kendi yazma gelişiminden izler taşıyan kitabında, düzenlediği atölyelere katılan öğrenciler ile olan paylaşımlarından örnekler sunuyor.

Lamott, yazar adaylarına beş ana başlık ile sesleniyor: Yazmak, Yazarken Ruh Halimiz, Yol Boyunca Yardım, Eserinizin Basılması ve Yazmak İçin Diğer Nedenler ve Son Ders. Bu ana yol tabelalarının altında; yaratıcılığa çıkan ara yolları, kaybolunabilecek kör noktaları ve es verilebilecek durakları sohbet havasında kaleme alıyor.

Neredeyse hepimiz, yaşadıklarımızı sözlü hikâyelerden yazılı metinlere dönüştürüp ölümsüzleştirmek istiyoruz. Yaratıcı yazarlık atölyeleri ya da hayatını yazarak kazananların tecrübelerinden yola çıkan kılavuz kitaplar gerçekten işe yarıyor mu? Herkes yazabilir mi? Yazar, yazmadan uyku tutmayan kişi mi?

Yazarlar arasında kitaplarla geçen çocukluk

Anne Lamott’un babası bir yazar, Kenneth Lamott. Anne’in çocukluk hatıraları arasında babasının yazar arkadaşları var, akşam yemeği sonrası evlerinde yapılan sohbetlerden sevgiyle bahsediyor. Konuk olmayan akşamlarda ise evdeki herkesin köşesine çekilip kitap okuduğunu anlatıyor.

Kitapların dünyasına çocukken girebilmek bir ayrıcalık çünkü okumak bir alışkanlık, hayatı anlamlandırma yolunda bir sevgi bağı.

Henüz yedi ya da sekiz yaşındayken ilk şiirini yazan Anne üniversite yıllarında İngilizce ve felsefe derslerinde okuduğu kitapların ve şiirlerin dünyayı önüne serdiğini söylüyor. “Kimi insanlar zengin veya meşhur olmak istiyordu, ben ve arkadaşlarım ise gerçekçi olmak istiyorduk. İnsanlar nasıl vitamin alıyorsa ben de kitapları öyle yalayıp yuttum…”

Yazmak isteyenlere ilk mesaj geliyor; okuyun. Kendi içinizi görmek, umuda sarılmak, hayatı anlamak ve fark etmek için okuyun.

İyi yazmak için adımları takip edin

“Bir atölyenin ilk gününde yeni öğrencilerime söylediğim ilk şey, iyi yazmanın hakikati anlatmakla ilgili olduğudur.”

“Çocukluğunuzdan başlayın,” derim.

“Her gün neredeyse aynı vakitte işinizin başına oturmaya çaba gösteriyorsunuz. Böylece bilinç dışınızı eğitip sizin adınıza yaratıcılıkla devreye girmesini sağlıyorsunuz.”

Anne Lamott, yazar adaylarına nasıl daha iyi yazabileceklerini adım adım anlatıyor; iyi yazılar gerçeğe dayanır ve çocukluk en çok malzemenin bulunduğu yerdir, işe bu malzemeyi ortaya dökmekle başlayın.

Çoğu yazarın sahip olduğu gibi Kenneth Lamott’un da bir çalışma rutini var; her sabah 5.30’da uyanıyor ve çalışma odasına geçiyor. Anne, babasının izini takip ederek daha iyi yazmak isteyenlere yazma işini bir rutin hâline getirmelerini öğütlüyor; her gün, aynı saatte ve mümkünse aynı yerde.

Bir kuştan öbürüne geçeceğiz

“…ilk taslaklar meselesidir. Bunlardan bütün yazarlarda var. Bu sayede daha iyi ikinci taslaklar ve müthiş üçüncü taslaklar yazabilirler.”

İlk taslak çalışması bütün yazarlar için geçerli, “Korkmadan yazın, kimse ilk taslağı okumayacak,” diyerek okurunu cesaretlendiriyor. Derken sadece yazarları değil herkesi etkileyen bir kişisel özellikten bahis açıyor, “Sizi bütün hayatınız boyunca kasılmış ve akli dengesini yitirmiş halde tutar…” diyerek mükemmeliyetçiliği tanımlıyor. “Mükemmeliyetçilik, idealizmin acımasız ve donuk bir biçimidir; kargaşa ise bir sanatçının gerçek dostudur.” Bu tavsiye çok hoşuma gitti; mükemmeli aramaktan vazgeçin ve dağınıklığın içinden gerçek hayatın dokunuşlarını çıkarıp devam edin.

Karakterler, olay örgüsü, diyaloglar; nasıl olmalı? Kurgu nereden başlamalı? Zamanda geriye gitmek istiyorum ama nasıl? Anne, yazmak için masa başına oturmadan önce kafanızda oluşabilecek her sorunun cevabını veriyor. Okurun yazıda kendisini bulması için sahnenin nasıl olması gerektiğini de tanımlıyor sunduğu yolculukta.

Yazarın ruh hâli

Anne Lamott yazarın yazma sürecinde ruhsal dünyasında olan dalgalanmaları da es geçmiyor. Mizahi bir dille aktardıkları arasından beni etkileyen noktaları paylaşmak istiyorum.

“İşiniz insanları gerçekte oldukları gibi görmektir, bunu yapmak için de mümkün olan en merhametli halinizin nasıl biri olduğunu öğrenmeniz gerekir.” İnsanların sadece kıyafetlerini görüyorsanız, iyi yazamayacaksınız diyor sanki.

“Ahlaki konum bir slogan ya da hüsnükuruntu değildir. Dışarıdan veya yukarıdan gelmez. Bir karakterin kalbinin ta içinde başlar ve oradan köklenir,” diyerek etik davranmaya davet ediyor.

“… kontrol altına almakta en çok zorlanacağınız ses, kıskançlığın sesi olabilir. Kıskançlık…” Yazmaya devam edebilmek için bu duyguyu kontrol altına almanız gerekiyor; iyi bir hayat için kıskançlıktan kurtulun.

Kitabım ne zaman basılacak?

Anne cevabı en çok merak edilen soruyu sondan bir önceki bölüme bırakıyor, “Tamamdır, gelin eserinizin basılması hakkında konuşalım. Yayımlanma efsanesini masaya yatıralım,” diyerek yaşadıklarını ve hissettiklerini paylaşarak yön gösteriyor.

Bir Kuştan Öbürüne: Hayat ve Yazmak Üzerine Tavsiyeler 1994 yılında piyasaya çıkıyor, ilk Türkçe basım 2017 yılında yapılıyor. Aradan geçen yirmi üç yılda yazar adaylarına sunulan tavsiyeler geçerliliğini koruyor, teknoloji ile bağlantılı bazı noktalar ise yenileniyor. Kitabın yazım aşamasında Anne, kitap kopyalarını posta ile gönderiyor ve editörünün eline ulaşmasını beklerken büyük bir stres yaşadığını anlatıyor. Oysa bugün dijital kanallar ile saniyeler içinde herkes ile iletişim kurabiliyoruz.

Yazar tecrübelerini paylaşarak, eğitimlerinde deneyimlediği olayları hikâyeleştirerek ve sevdiği yazarlardan alıntılar yaparak anlatımı akıcı hâle getiriyor; mizah katılmış, keyifle okunur bir kılavuz kitap çıkıyor ortaya.

Siz bu kitabı okudunuz mu? En çok dikkatinizi çeken tavsiye neydi? Yorumlarda paylaşır mısınız?

Yazmak isteyenler, yazmaya yeni başlayanlar, başladım ama devam edemiyorum diyenler; bu alandaki alternatif kaynakları değerlendirmek için  daha önce yayımladığımız kitap öneri listelerindenYazar Olmak İsteyenler için 14 Kitap Önerisi” yazısını inceleyebilirler.

Anne Lamott kimdir?

1954 yılında San Francisco’da doğdu. Roman ve kurgu dışı kitaplar yazan Lamott özgürlük tutkunu bir aktivist. Uzun yıllar yaratıcı yazarlık atölyeleri düzenledi, yazar adaylarının yolunu aydınlattı. Kitapları otobiyografik özellikler taşıyor; basılan ilk kitabını yazar olan babası Kenneth Lamott’a, bir diğerini arkadaşı Pammy’ye hediye olarak kaleme alması bunda etkili olmuştur. Türkçe olarak yayımlanan diğer kitapları; Yolculuk Rahmetleri, Kanatsız Kuşlar ve B Planı’dır.

Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.

Yorumlar (1)

Bir Kuştan Öbürüne: Hayat ve Yazmak Üzerine Tavsiyeler – Anne Lamott için 1 değerlendirme.

  1. Fatma Doğru

    Sorulan sorular, kitaptaki ipuçları incelemeye öyle güzel yerleştirilmiş ki.Yalnızca bu yazı bile yazma meraklılarına rehber niteliğinde olmuş, tebrikler.

Ortalama Puan

5.00

1 Yorum
5 Yıldız
100%
4 Yıldız
0%
3 Yıldız
0%
2 Yıldız
0%
1 Yıldız
0%
Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir