Dışa Bakan Rüya Görür, İçe Bakan Uyanır – Carl Gustav Jung

(1 Yorum)
Yayınevi:
Büşra Tangal

Destek Yayınları etiketiyle çıkan Dışa Bakan Rüya Görür, İçe Bakan Uyanır’ı yayıma hazırlayan Özlem Küskü, kitabın amacının Carl Gustav Jung’u derinlemesine keşfetmek olduğunu ifade ediyor. Analitik psikolojinin kurucusu Jung’un savunduğu görüşler ve “psişe, gölge, rüya, kolektif bilinç dışı” gibi Jung’a has kavramların insan psikolojisini çözümlemede nasıl bir etkisi olduğuna dair bilgiler bu kitapta mevcut.

Sitede Yayınlanma Tarihi: 15 Mayıs 2023

Ülke: Türkiye

Türü: Felsefe, Psikoloji

Okur Yaşı: Genel Yetişkin Okur Kitlesi

Hedef Kitle: Felsefe ve psikolojiyi sevenler ve hayatın anlamını sorgulayanlar için.

Sayfa Sayısı: 128 sayfa

İmla: ☺️

Ebat: 11 x 18 cm

İnceleme

Dışa Bakan Rüya Görür, İçe Bakan Uyanır, Jung okumak isteyenler ama nereden başlayacağını bilmeyenler için tam bir başlangıç kitabı niteliğinde. Ben üniversitede Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü okurken Jung’un isminden önce “arketip” kavramı ile tanıştım. Konu “şiirlerde arketipler”di. Dürüst olmak gerekirse arketipleri anlamakta zorlanmıştım. Bu kitap o zaman yazılmış ve karşıma çıkmış olsaydı işim daha da kolaylaşacaktı. Benim gibi Jung’a ve onun felsefi terminolojisine hâkim olmayan meraklı okurlar bu kitabı okuyup yüzeysel bir bilgi edindikten sonra Jung’un kaleme aldığı kitaplara geçebilir.

Tutum tipleri

Kitabın başlığından yola çıkarsak dışa ya da içe bakmak bize ne ifade etmeli? İşte burada tutum tipleri devreye giriyor. Tutum kavramını ikiye ayıran Jung, bazı kişilerde dışa dönüklüğün bazı kişilerde ise içe dönüklüğün ağır bastığını ifade ediyor. Dışa dönük insanlar harekete geçiyor, içe dönük insanlar ise düşünüyor. Tamamen içe dönük ya da dışa dönük olmak ruhta dengesizliğe yol açacağı için tükenme ve kişilik bozuklukları ortaya çıkabiliyor. Bir ruhun mutlu olabilmesi için denge şart, diyebiliriz. Yani dışa dönük bir insan az da olsa ruhunu dinlemeli, içe dönük insan da kabuğundan kafasını çıkarıp dışarıya bakmalı.

Sigmund Freud ve Carl Gustav Jung

Sigmund Freud ile Carl Gustav Jung, bilinç dışı ve rüyalar üzerine derin araştırmalar yaptılar. İlişkilerinin boyutu aslında daha çok usta-çırak ilişkisine dayanıyor. Freud tanınmış bir psikologken Jung, ona yeni yazdığı bir kitabını gönderiyor. Bu kitap sayesinde uzun yıllar süren dostlukları başlıyor. Sigmund Freud, savunduğu düşünceye sımsıkı sarılırken Carl Gustav Jung, şüpheyi hiçbir zaman elden bırakmıyor. Bunda şüpheci ve içe dönük tutumunun yanı sıra aldığı felsefe eğitiminin de etkisi var. Dostluklarının son bulmasında en büyük etken ise bilinç dışına farklı açıdan bakmaları. Sigmund Freud bireysel bilinç dışını savunurken Carl Gustav Jung kolektif bilinç dışını, yani toplumsal bilinç dışını savunuyor.

Rüyadan kolektif bilinç dışına

Carl Gustav Jung, bir gün rüya görüyor. Rüyasında kendine ait iki katlı bir ev var. Evin aşağı katına, oradan da mahzene gittikçe eşyaların eskidiğini ve zamanda geriye gittiğini fark ediyor. Mahzenin de altına inince kırık çömlek parçalarına, ilkel insan kemiklerine ve kafataslarına ulaşıyor. Bu rüyasını Sigmund Freud’a anlatıyor. Freud, başka bir perspektiften bakarak Jung’un ölmek isteme düşüncesine dair sorular soruyor. Ancak Jung’un istediği bu değil; ona göre gördüğü farklı katlar, bilincin farklı katmanlarına karşılık geliyor. Ruhun altında ilksel bir ortaklığın olacağı fikrini ilk kez bu rüyayla düşünmeye başlıyor. Sonrasında bu rüya Jung’u derin mitoloji araştırmalarına yönlendiriyor. (s.46) Sadece mitoloji değil kolektif bilinç dışına götürecek her şeye başvuruyor: papirüsler, mandalalar, eski ayinler, astroloji, simya…

İnsan gerçekte kimdir?

İnsan topluma göstermek istediği ve toplum tarafından onaylanıp beklenen davranışlarını ön plana çıkarıyor. Bu, kişinin “persona”sını yani kişilik kartını oluşturuyor. Toplum tarafından onaylanmayan duygu ve davranışlarını halının altına süpürüyor ama o istenmeyen şeyler halının altında yok olmuyor. İşte bu halının altındaki istenmeyen şeyler, kişinin “gölge”sini oluşturuyor. “İnsan var oldukça gölgesi de olacaktır, olmalıdır da. Çünkü ışık varsa gölgesi de vardır. Burada bize düşen karanlıkla bütünleşmektir.” (s.82) Karanlıkla bütünleşmediğimiz ve onunla yüzleşmediğimiz zaman sadece kişisel gölgelerimiz değil toplumsal gölgelerimiz de savaş gibi büyük yıkımlara neden oluyor.

Özlem Küskü, felsefe okumaya başlamak isteyenlerin kitabın içine daha rahat girebilmesi için birçok unsurdan faydalanıyor. Metnin içine serpiştirilmiş spotlar, açıklayıcı örnekler, benzetmeler, dili olabildiğince terminolojiden arındırma uğraşı bunlardan bazıları. Dili felsefe terminolojisinden arındırmaya çalışırken Jung’un temel kavramlarına da sadık kalıyor.

Son olarak Özlem Küskü’nün de kitapta değindiği Carl Gustav Jung’un 1959 yılında BBC’de yayımlanan Face to Face belgeselini izlemenizi öneririm. Jung’un sorgulayan filozof personasının ardındaki öfkeyle saldırganlaşan çocuksu gölgesi oldukça dikkat çekiciydi. Umarım biz de toplum olarak Carl Gustav Jung’un gölgesiyle yüzleştiği gibi kendi gölgemizle yüzleşebiliriz…

Peki siz Dışa Bakan Rüya Görür, İçe Bakan Uyanır’ı okudunuz mu? En çok dikkatinizi çeken neydi? Yorumlarda paylaşır mısınız?

Carl Gustav Jung kimdir?

Carl Gustav Jung, 26 Temmuz 1875’te İsviçre’de doğdu. Basel Üniversitesinde tıp profesörü olan büyükbabasının adını taşıyan Carl Gustav Jung, İsviçreli bir papazın oğludur. Analitik psikolojinin kurucusu kabul edilir. Ayrıca derinlik psikolojisinin Sigmund Freud ve Alfred Adler ile beraber üç büyük kurucusundan biridir. 1895 yılında Basel’de tıp eğitimi almaya başlayan Jung, 1900 yılında Eugen Bleuler’in asistanı olarak Burghölzli’de psikiyatrist olarak hizmet verdi. Doktorasını 1902 yılında tamamladı. Paris’te altı ay Pierre Janet ile bilgilerini derinleştirdi. 1903 yılında Emma Rauschenbach ile evlendi. Otuz altı yaşında Uluslararası Psikanaliz Birliğinin ilk başkanı oldu. Psikolojik analizlerinde astrolojiden de yararlanan Carl Gustav Jung, Sigmund Freud ile beraber çalıştığı toplumsal bilinçaltı kavramı ile tanındı. 6 Haziran 1961’de İsviçre’de öldü.

Özlem Küskü kimdir?

1984 yılında Beykoz’da doğdu. Ege Üniversitesi Kimya bölümünü bitirdi. Yine aynı üniversitede Eğitim Fakültesinde yüksek lisansını tamamladı. 2009 yılında medya sektöründe çalışmaya başladı. Skyturk360 televizyon kanalında beş yıl süreyle haber programı yapımcılığı ve editörlüğü görevlerini üstlendi. Çok sayıda belgeselde yapımcılık yaparak senaryo süreçlerine dâhil oldu. 2015 yılında yayıncılık dünyasına geçti. 2017 yılından beri Destek Yayınlarında yayın koordinatörü ve editör olarak çalışıyor. Ayrıca Beyaz Baykuş Yayınlarının genel yayın yönetmenliğini sürdürüyor ve çeviri kitapları yayıma hazırlıyor.

Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.

Yorumlar (1)

Dışa Bakan Rüya Görür, İçe Bakan Uyanır – Carl Gustav Jung için 1 değerlendirme.

  1. Fatma Doğru

    Merhaba, bu kadar doğru bir zamanlama ve eser olamaz????????Jung ve gölgem..Son dönemde çok merak ettiğim, kişisel yolculuğumda şifacım olmaya başlayan değerli bir kişi. Aydınlatıcı inceleme yazınız için çok teşekkürler.????

Ortalama Puan

5.00

1 Yorum
5 Yıldız
100%
4 Yıldız
0%
3 Yıldız
0%
2 Yıldız
0%
1 Yıldız
0%
Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

More Products