Sinekkuşu – Sandro Veronesi

(2 Yorum)
Yayınevi:

Yazan: Tuğçe Akan

Başak Bingüler

Sinekkuşu romanı, Strega Ödüllü yazar Sandra Veronesi’ye aynı ödülü 2020’de ikinci kez kazandırdı. Roman, Eren Cendey’in nefis ve akıcı çevirisiyle Can Yayınları tarafından okuyucularına sunuldu. Sinekkuşu romanı, Marco Carrera’nın 1960 ile 2030 yılları arasında geçen ağır kayıplar, ayrılıklar, trajediler ve eş zamanlılıklarla dolu aile hikâyesini anlatıyor.  

Sitede Yayınlanma Tarihi: 21 Aralık 2022

Orjinal Adı: Il colibrì

Ülke: İtalya

Türü: Kurgu - Roman

Okur Yaşı: Genel Yetişkin Okur Kitlesi

Hedef Kitle: İtalyan edebiyatı okumayı sevenler ve merak edenler.

Sayfa Sayısı: 304 sayfa

Çevirmen: Eren Cendey

Çeviri: ☺️

İmla: ☺️

Ebat: 12,5 x 19,5 cm

Kategoriler:

İnceleme

Sinekkuşu romanı, göz doktoru olan Marco Carrera’nın muayenehanesine karısının psikanalistinin şaşırtıcı bir ziyareti ile başlıyor. Ardından mektuplar, e-postalar, eşya envanteri ve kısa mesajlarla birlikte hüzünlü, trajik, ilginç ve duygusal bir aile hikâyesinin içine düşüyoruz.

Marco’nun ailesinin üç kuşağı kapsayan ilişkiler ile birlikte yıllar içindeki olaylar aktarılırken kronolojik zamanda ileri geri sıçrama tekniği kullanılarak geçmiş ve şimdiki zaman romanın içinde âdeta eriyor. Marco’nun geçmişi, düşünceleri ve hissettikleri, şimdiki zamandan kopuk ve tamamlanmamış bir kesit olarak değil, teslimiyet duygusuyla durmaksızın büyüyüp zenginleşen bir şimdiki zamanın içinde aktarılıyor. Yazar, başlarda okuyucuya karışık ve anlaşılmaz gibi görünen bir aile hikâyesini zaman değiştirme metodunu akıcı ve yalın bir dille profesyonel bir şekilde kullanarak okuyucuyu kendi yaşantısına kaçan zamandan sıyırıp romanın zamanında başarıyla tutabiliyor.

Yazar Sandro Veronesi Sinekkuşu romanında bu tekniği kullanmasının sebebini bir röportajında: “Kronolojik anlatım, bir roman yazarken diğerleri gibi bir seçimdir. Marco Carrera’nın hayatında ortaya çıkan trajik olaylar kronolojik bir anlatı içinde birbirine eklenmiş olsaydı, okuyucu için neredeyse katlanılmaz olurdu diye düşündüm. Tersine, zamanda ileri geri sıçrayarak, kayıplara daha iyi tahammül edilir,[1]şeklinde açıklıyor.

Yazar Sandro Veronesi, romanlarının çoğunda kuşaklar arasındaki sorunlu ilişkilere dair aile temalı hikâyeler işler. Sinekkuşu romanı da yazarın 2019 yılında yazdığı son roman olmakla birlikte trajedilere, kayıplara, terk edişlere ve yalnızlıklara gebe olmuş bir aile hikâyesi.

Veronesi, Sinekkuşu kitabını yazım aşamasında aldığı ilhamları açıkladığı kitabın en son bölümünde romanda geçen bazı anekdotların kendisi ile ilgili olup romana uyarlandığını ifade ediyor. Gerçekten de romanı okurken dikkatimi çeken ve kitabın otobiyografik türde yazılıp yazılmadığı konusunda beni şüpheye düşüren en belirgin detay; hem esas karakter Marco Carrera’nın hem de yazar Sandro Veronesi’nin 1959 doğumlu olmalarıydı. Hatta romanda Marco’nun çocukluğu da Floransa’da geçiyor.

“Ben sinekkuşuyum, sen aslansın ya da ceylan”

 Hayat, Marco’yu âdeta sınıyor, yaşattığı tüm değişimler ve yıkımlar dehşet dolu sarsıntılar yaratıyor. Marco onu bambaşka hayatlara götüren bu trajedilere karşı vakur bir teslimiyet duygusuyla uyum sağlamaya çalışıyor ve bir sinekkuşu gibi tüm enerjisini olduğu yerde kalmaya harcayarak etrafında değişen her şeyi sabit tutmaya çabalıyor.

Marco bir mektubunda: “Ama kader kaderdir ve ben sinekkuşuyum, sen aslansın ya da ceylansın, hani şu sinir olduğum deyişteki gibi her sabah kalkan ve kim olursa olsun koşmaya başlayanlardan biri,”diyerek aslında durağanlığın arkasındakini anlamanın daha zor olduğuna, olduğun yerde kalmak için cesaret ve enerjiye ihtiyacımız olduğuna vurgu yapıyor. (s. 260)

Sinekkuşu arketipi, destansı bir yolculuğa çıkmak için gereken cesareti temsil eder. Pozisyonu korumak pes etmemek demektir, sinekkuşu aslında savaşçıların, asla pes etmeyenlerin simgesidir.

Duyguların harmonisi

Sinekkuşu romanını okurken; yitirilmiş bir aşkın imkânsızlığı, üzüntü ve beklentilerin getirdiği kıskançlık, sadakatsizliklerin hayal kırıklığı, bazı hastalıkların çaresizliği, yeni bir doğumun sevinci, üstün özelliklere sahip geleceğin insanının umudu ve bir ömür boyu teslimiyet duygusu içimde harmoniyle belirdi.

Romanı okuyanlar, esas karakter Marco ile kendilerini özdeşleştirebilir. Sinekkuşu, cesaret gerektiren bir kaçış metaforuna dayanır. Aslında hayatlar travmatik değişikleri, büyük kayıpları, hayal kırıklıklarını barındırdığı gibi unutulmaz aşkları, umut ışığını da barındırır. Marco Carrera gibi yılmadan, pes etmeden hayatta kalma içgüdüyse hepimiz durmadan kanat çırparak kendi biricik hayat hikâyelerimize rehberlik ederiz. Hayat yolculuğumuz boyunca da düğümlenen insan ilişkilerinden ve aile ilişkilerinden kaçışımız imkânsız. Veronesi’nin de dediği gibi; “Ne kadar çok insan gömülü her birimizin içinde.” (s. 294)

Sinekkuşu, yas ve yas süreci üzerine düşündürücü çeşitli yöntemler sunduğu gibi insan ilişkileri, kayıplar, beklentiler, mutlak aşklar, yeniden doğuşlar ve aile bağları ile birlikte hayatlarımıza ve varoluşumuza ait minnettarlığın göstergesi olarak da okunabilecek bir eser.

2020 Strega Ödülü sahibi Floransalı yazar Sandro Veronesi’nin Sinekkuşu romanı, Francesca Archibugi’ nin yönetmenliğinde Il colibrì adıyla 2022’ de sinemaya uyarlandı.

[1] Kulak, Aynur, “Sandro Veronesi: ‘Doğanın gücüne inanıyorum…’”: https://t24.com.tr/k24/yazi/sandro-veronesi-doganin-gucune-inaniyorum, 4010. (Son Erişim: 14.12.2022)

—-

Sandro Veronesi Kimdir?

1959’da Floransa’da doğdu. Floransa Üniversitesi’nde mimarlık öğrenimi gören Veronesi, romancılığın yanı sıra gazetecilik ve mimarlık alanlarında da faaliyet gösterdi. 1988’de yayımladığı ilk romanı Per dove parte questo treno allegro’yu (Bu Neşeli Tren Nereye Gidiyor) izleyen Gli sfiorati (Teğet Geçilenler, 1990), Venite, venite B52 (Gelin, Gelin B52, 1995), pek çok dile çevrilen ve Campiello ile Viareggio ödüllerine layık görülen Yüzleşme (2000), çocuklar için kaleme aldığı Ring City (2001), Strega Ödülü’ne, Yabancılar İçin Akdeniz Ödülü’ne ve Paris Femina Ödülü’ne layık görülen Caos calmo (Dingin Kaos,2005), XY (2010), Terre rare (NadirTopraklar,2014), Un dio ti guarda (Seni İzleyen Bir Tanrı Var, 2016), Cani d’estate (Yaz Köpekleri, 2018) başlıca yapıtları arasındadır. Çoğu romanı sinemaya uyarlanan yazar, 2019’da yayımlanan Sinekkuşu’yla ikinci kez Strega Ödülü’ne layık görüldü. Veronesi, çocuklarıyla Roma’da yaşıyor.

Siz bu kitabı okudunuz mu? En çok dikkatinizi çeken mesaj neydi? Yorumlarda paylaşır mısınız?

Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.

Yorumlar (2)

Sinekkuşu – Sandro Veronesi için 2 değerlendirme.

  1. Naile Kobak Kul

    Kitabı okumadım. İncelemeyi okuduğumda oldukça dikkatimi çekti ilk fırsatta okumayı ve filmini izlemeyi planlıyorum.

  2. ANIL ILKAY BOZKURT

    Benim için yeni bir yazar, konu da ilgilimi çekti. İnceleme yazınız çok güzel olmuş, keyifle okudum.
    Elinize sağlık.

Ortalama Puan

5.00

2 Yorum
5 Yıldız
100%
4 Yıldız
0%
3 Yıldız
0%
2 Yıldız
0%
1 Yıldız
0%
Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

More Products