Şu Dağın Ardı İran – Meltem Vural

(1 Yorum)

Yazan: Elif Bengü Bozdemir

Başak Bingüler

Sevdiğiniz için ne kadar ileri gidebilirsiniz? Maddi-manevi hangi hudutları aşarsınız? İçinde büyütüldüğünüz kültüre, değerlere, aile yaşantısına, dost çevresine, hayatınızı inşa etmek için verdiğiniz onca emeğe bir anda arkanızı dönüp gitme gücüne ne kadar sahipsiniz? Mantığınızın çığlık çığlığa dur dediği noktada duygularınızın elini tutup belki de bir daha geri dönemeyeceğinizi bildiğiniz eşiği atlayabilir misiniz? O yaptı! Yıllar önce sevgisine olan inancıyla yaptı! Hatta hem mantığının hem kalbinin dur dediği yerde atladı o eşiği. Atlamadan önce pişman olarak… Sadece sevdiği için! Cumhuriyet Kitaplarından çıkan Meltem Vural’ın Şu Dağın Ardı İran kitabı bize yazarın İran’daki yaşam öyküsünü anlatıyor.

Sitede Yayınlanma Tarihi: 11 Kasım 2022

Ülke: Türkiye

Türü: Anı - Biyografi

Okur Yaşı: Genel Yetişkin Okur Kitlesi

Hedef Kitle: Farklı kültürler hakkında biyografi okumayı sevenler.

Sayfa Sayısı: 159 sayfa

İmla: ☺️

Ebat: 13 x 21 cm

İnceleme

Aslında kitabın ilk basım tarihi 2009. O zamandan bu zamana sessiz sedasız 14. baskıya ulaşan anı türündeki kitap Cumhuriyet Kitapları çatısı altında yayımlanmış. Şu Dağın Ardı İran aslında birkaç saatte rahatlıkla okunabilecek bir kitap ama eminim yaşananlara tanık oldukça içeriğinin niceliğinden çok daha ağır, çok daha yorucu, çok daha korkutucu olduğunu anlayacaksınız. Meltem Vural, bu yüz elli dokuz sayfanın her satırına sarsıcı gerçekleri büyük bir ustalıkla yerleştirmeyi başarmış. Kimi zaman ellerimi sıktım, kimi zamansa dişlerimi okurken. Hep şu soruları sorarak; “Ben yapar mıydım? Ben gider miydim? Ben dayanabilir miydim?”

İran’a uzanan aşk öyküsü

Genç bir kadın, kendisini pamuklara sarıp büyütmüş ailesine olanca gücüyle karşı koyarak İranlı eşinin memleketine gitti. Ancak o memleket tam da o sırada modern yaşamdan yalan vaatlerle vazgeçti, İslami devrimin ve şeriat hükümlerinin cenderesi altına girdi. Ülke nemli bir kumaşın yavaş yavaş, içten içe ama hiç de fark ettirmeden yanması gibi yavaş yavaş tütmeye başladı. Zamanla ateş giderek güçlenecek ve önüne ne çıkarsa yakacaktı. Bu ateşin en çok değdiği tenler ise kadınların olacaktı.

Bizler, romantik Türk filmleri döneminden beslenen nesil, hep sandık ki sosyete güzeli Fatma Girik’in sevdiği için birdenbire köy yaşamına alışması ya da köyden gelip intikam için kısacık sürede sosyete dilberi olan Türkan Şoray gibi hayatımızı değiştirebiliriz. Evet, bunu sevdiceklerimiz için yapabiliriz! Ama hiç düşünmedik gerisini. Bize sunulmuş o güzelim ömrü gerçekten bir aşk uğruna zindanda gibi geçirip geçiremeyeceğimizi hiç düşünmedik. Biz filmlerden öyle öğrendik. Meltem Vural işte bizim o neslin en çok ateşe düşmüşlerinden biri bence. İçin için yanan bir memlekete, İran’a uzanan bir aşk öyküsü onunki.

Sadece bir aşk öyküsü değil ama…

Hayır, Şu Dağın Ardı İran kitabını okuduğunuzda sadece körkütük âşık olan bir kadınla tanışmayacaksınız. İran kültürüyle, anaerkil aile yapısıyla, insanın çevresindekilerin konuşmalarından tek bir kelime bile anlayamayınca hissettiği yalnızlıkla, kendi memleketinin elçiliğine giderken bile geçtiği sokaklarda iliklerine kadar işleyen korku ve çaresizlikle de yüz yüze geleceksiniz. Sımsıcak, sevgi dolu bir annenin kollarından ayrılıp soğuk, alaycı, nedensizce düşman bir annenin yanında yaşamak nasıldır öğreneceksiniz. O çok sevip, güvendiği adamın genlerine kazınmış yaşam bakış açısıyla erilliğinin ardına saklanıp nasıl rahatlıkla yalan söylediğine tanık olacaksınız.

Kitap yüz elli dokuz sayfada film tadında geçen gerçek bir yaşanmışlığın anlatısı. Her satırı gerçek. Her acısı, her korkusu, her çığlığı gerçek. Sonlara doğru özgürlüğün, kişisel iradenin, başını dik tutabilmenin ve ne olursa olsun vazgeçmemenin ne demek olduğunu, ne kadar değerli olduğunu anlıyor insan.

Neden okudum? Neden okumalısınız?

Şu Dağın Ardı İran kitabını okurken aklıma Betty Mahmoody’nin Kızım Olmadan Asla ve Zana Muhsen’in Annemi Bir Kez Daha Görsem kitapları geldi. Yıllar önce okumuştum. Şimdi hemen hemen benzer bir yaşanmışlığı benim ülkemden bir kadının kaleminden okumak oldukça sarsıcı ve şaşırtıcıydı. Günümüz İran’ında değişmeyenleri, içinde yaşanılan çağa karşın giderek kötüleşen şartları fark ettikçe içim ürperdi. Daha kısa zamanda Mahsa Amini’nin öldürülmesiyle yine gündeme gelen kadının statüsü ve haklarının peşine bir kez daha düştüm. Bu kitabı okumamın en büyük nedeni de buydu. Ve gerçekten doğru bir seçimdi bence.

Akıcı bir dille, kendini çok zorlamadan ve süslü sözcüklerin ardına saklanmaya gerek duymadan, sanki sohbet eder gibi kaleme aldığı kitap yazarın ilk eseri. Aslında edebî bir kaygının peşine düşmeden, okuyanı ayrıntıya boğmadan, anlatmak istediğini doğrudan satırlarında yansıtan Meltem Vural, başta da dediğim gibi kısacık bir kitapta büyük bir ustalık sergiliyor. Hiçbir duygu sömürüsüne gerek duymadan yaşadıklarını ve mesajını gayet açık ve net bir dille okuyucuya sunuyor.

Şunu söyleyebilirim ki kitap biraz daha uzun ve ayrıntılı olsaydı belki dişlerim sıkmaktan dökülebilirdi.

Siz de uzak değil, şu dağın ardındaki İran’da dün ve bugün neler olup bittiğini ilk ağızdan duymak ve farkında bile olmadığımız özgürlüğümüzün değerini bir kez daha hatırlamak ve anlamak için Şu Dağın Ardı İran kitabını okuyun derim.

Meltem Vural Kimdir?

Meltem Vural Ankara’da doğdu. İlköğretimini Ordu’da tamamladıktan sonra Ankara Cumhuriyet Lisesi’nden mezun oldu. İngiltere’de P.E.G. English School of London’da dil eğitimi aldı. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Bölümü’nden 1978’de mezun oldu. TBMM Cumhuriyet Senatosu’nda çalışırken 1980’de gerçekleşen askeri darbe sonrası Milli Güvenlik Konseyi İcraa Komitesi’nde görevlendirildi. Hukuk grubuyla hazırladığı “Karşılaştırmalı Anayasa Metinleri” adlı çalışma Danışma Meclisi Başkanlığınca kitaplaştırıldı ve takdirname verildi. 1981 yılında İranlı eşiyle İslami devrim sonrası İran’a gitti. Yıllar sonra anılarını yazacağı şeriat yasalarıyla yönetilen İran‘dan Türkiye’ye döndüğü 1984 yılından 1993 yılına kadar yeniden TBMM ‘de çalıştı. 1987’de evlendiği diplomat eşiyle Senegal, Almanya, Fransa ve İsviçre’de temsil göreviyle yaşadıktan sonra Ankara’ya dönerek 2007-2008 döneminde Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı – Umag’ın yaratıcı yazarlık semineri ve öykü atölyesine katıldı. Edebiyat dergilerinde öyküleri yayımlandı. 2008’den günümüze çeşitli öykü yarışmalarında jüri üyeliği yaptı.

Meltem Vural ile yaptığımız İran’da Kadın Olmak: Yazar Meltem Vural Anlatıyor başlıklı röportajı okumak için tıklayın. 

Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.

Yorumlar (1)

Şu Dağın Ardı İran – Meltem Vural için 1 değerlendirme.

  1. Günnur Aksakal Baykan

    Çok duygulandım bu incelemeyi okurken. Sonrasında röportajı da okuyunca ne kadar kıymetli bir yazarla tanıştığımı fark ettim. Elinize sağlık!

Ortalama Puan

5.00

1 Yorum
5 Yıldız
100%
4 Yıldız
0%
3 Yıldız
0%
2 Yıldız
0%
1 Yıldız
0%
Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

More Products