Dubai’de kimisi aktif bir şekilde farklı sektörlerde çalışan, kimisi çalışmayan veya emekli; ilgi alanları, öncelikleri ve hayat tecrübeleri farklı ancak ortak noktaları kitap okuma alışkanlığı ve disiplini olan katılımcıların bir araya geldiği Dubai Kitap Kulübü’nde çok seslilik, bir kitap üzerinden yaşamı yorumlamak olunca karmaşa yaratmıyor aksine, yaratıcı, ilham verici bir hâle geliyor. 

Sema Adalar Utkueri

Kişiye her yaş döneminde farklı okuma deneyimi kazandıracak, raf ömrü uzun, hikâyesi kadar anlatılmamış söylemleriyle satır aralarında okuru buluşturmayı amaçlayan edebî romanların okunduğu Dubai Kitap Kulübü, Dubai’den önce dört buçuk yıl Singapur’da yaşayan ve orada da okuma ve yazma atölyelerini yöneten Özlem Kiper ve Esra Avcı tarafından 2021 yılında kuruldu.  

Kulübün kurucusu ve moderatörü Özlem Kiper amaçlarını şöyle anlatıyor:

“Romanı ayrıntılı ve okumayı yaratıcı kılarak konuşmak için okurun, kurgunun nasıl oluşturulduğu konusunda bir yazar adayı kadar donanımlı olması gerektiğini düşünüyorum. Romanı, konusu, karakterleri, kurgusu üzerinden konuşmak zaten düz okurluk seviyesinin konu başlıkları. Yazar, ne kadar katmanlı yazarsa yazsın anlaşılma düzeyi hep okurun okurluk seviyesi ile sınırlıdır. Okurluk seviyemizi üst okurluk seviyesine ulaştırmanın yolu ise, yazınsal metinlerin kapsadığı kitapları okumak ve edebiyata gönül vermiş insanlarla okuduklarımızı değerlendirmekten geçiyor. Bir romana eleştirel bakmanın yolu, onun nasıl yazıldığı ile çok yakından ilgilidir. Nasıl yazıldığı hem teknik yazım detaylarını kapsar hem de yazarın yaşamını ve hayata bakışını. 

Kütüphanemize katacağımız her yeni edebî kimlik beraberinde, belki de tutkunu olacağımız yeni yazarları ve ülke edebiyatlarını keşfetmemizi sağlar ki, bu bir edebiyat severin gerçek hazinesidir. Kulüp bu manada da kitaplar ve okuma eylemi açısından pek çok arkadaşıma da farklı bir vizyon katmıştır diye düşünüyorum. 

Roman bir kurmaca metindir, yazan kişinin fantezileri, hayalleri, hayata bakışları ve deneyimlerinden var olurlar ve metni okumanın arkasındaki temel arayış aslında, yazarın bir fikir yaratıp samimiyetle peşinden koştuğu tohumu görebilmek ve okura ne anlatmak istediğinin çözümlemesini yapabilmektir. Bir romanın yazınsal kaygılarla yazılıp yazılmadığını da bu çözümlemeyi yaparak anlayabiliriz. Yazarın yaşadığı dönem, hayatla ilgili derdi de bu manada aktüel bilginin ötesinde bir kaynak sunar okura. Hikâye anlatılmak istenen konudan sapmışsa, yazar içinde yeşeren tohumu, düşünceyi destekleyecek hikâyeyi ve ona uyumlu kurguyu ve karakteri oluşturmakta yetersiz kalmışsa, metin ne kadar akıcı yazılmış olursa olsun, evet şimdi ne anlatıyor bu kitap, neyi konuşacağız sorusunun cevabını verirken zorlanırız. Yazarının ne tür kaygılar taşıyarak yazdığı bizim için önemli.

Bir kitap seçtiğimizde, okurluğumuzu yazarın yazdığı seviyeye taşıyabilmemiz için öncelikle teknik olarak donanımlı olmamız gerekiyor. Her romanda kurmaca tekniği üzerinden oldukça detaylı konuşuyoruz ve böylece sinema, tiyatro, öykü gibi diğer kurmaca metinlere de eleştirel bakışımızı zenginleşiyor. 

Yazarın yaratım sürecinde kendine doğru soruları sorması ne kadar önemliyse, okur da kitabı doğru soruları, doğru zamanda sorarak çözümleme sürecini tamamlar. Doğru soruları sorabilme yetisini kazanabilmek, kendi hayatımıza eleştirel gözle bakmak için de çok önemlidir. Hayatımızda durduğumuz yeri, yaşamımızı baş kahraman gibi mi yoksa figüran gibi yaşayıp yaşamadığımızı bize gösterir. 

Nasıl ki her yazarın üslubu farklı, okurun da okur deneyiminin ve hayata bakış açısının, yaşam tecrübesinin farklılığından doğan özgün bir masa enerjisi oluyor. Dolayısıyla her kulüp, katılımcılarının farklılığı ve çok sesliliği nedeniyle farklı bir enerjiye sahiptir. Gelişmeye, büyümeye açıktır. Bir gün bir bakarsınız okuma çizgimize farklı bir soluk getirecek yeni bir arkadaşımız katılır ve yeni bir yol geliştiririz. Önemli olan sanırım, bireysel özgün düşüncelerimizi, birlikteliğin verdiği sinerjiyi bozmadan samimiyetle ve saygıyla paylaşabildiğimiz bu güzel ortamı korumak. Kalıcı olan kişiler, katılımcılar değil, kitaplar ve masadır.”

İncelenecek kitaplar nasıl seçiliyor? 

Belirli bir raf ömrü olan kısa soluklu okunup tüketilen romanlardan ziyade, her dönem farklı okuma deneyimleri sunacak olan edebî yazınsal türde yazılmış romanları seçmeye özen gösteriliyor.

Her kulüp üyesi tartışmak istediği kitabı dönem sonunda belirliyor. Eylül ayı gelip, dönemin ilk toplantısı olmadan seçkideki ilk kitap okunmuş ve konuşulmaya hazır oluyor ve toplantıyı kitabı seçen kişi yönetiyor. Kitabın uzunluğuna göre bir veya iki roman aylık programın içine alınıyor. 

Kitap kulübünde şimdiye kadar hangi kitaplar okundu? 

Talebe-Tara Westover, Alametler Kitabı-Gaye Boralıoğlu, Osman -Ayfer Tunç, Körburun – Hikmet Hükümenoğlu, Gölge-İsmail Güzelsoy, Pir-i Lezzet- Saygın Ersin, Kapalıçarşı- Fuat Sevimay, Hafıza Polisi- Yoko Ogawa. 

Toplantıların akışı nasıl?

Toplantıları genellikle o ayın kitabını kim önermişse o kişi yönetiyor. Kitabı konuşmaya başlamadan önce, olay örgüsüne mi yoksa bir kahramanın yolculuğundan yola çıkıp yazılmış, karakter dönüşümünü anlatan bir kurguyla yazılıp yazılmadığına bakılıyor. Hangi bakış açısıyla, hangi anlatım teknikleri uygulanarak yazılmış, metin başka bakış açısı ile yazılsaydı ne değişirdi, zaman ve mekâna uygun dil yaratılabilmiş gibi değerlendirmelerle kurmacanın ögeleri üzerinden yaklaşılıyor.

İlk defa bir anlatım tekniğiyle karşılaşılmışsa öncesinde moderatör teknik bilgiler veriyor. Eğer olay örgüsüne dayalı bir kurgu varsa bunun üzerinden ilerleyip metne, kurguya hizmet eden karakterlerin, zamanın ve mekânın izleğinde devam ediliyor. Kahramanın yolculuğunu temel almış bir hikâye varsa, onun dönüşümü, kusurlu yapısı, çatışmaları ve ona bu yolculukta eşlik eden diğer kahramanları, çatışma sebeplerini masaya yatırılıyor. 

Katılımcılar Dubai Kitap Kulübü için neler diyor?

  • “Kulüp toplantıları esnasında okuyucuların farklı bakış acıları, kitaba yönelik teknik bilgiler, satır aralarının deşifresi kitapla olan bağımı arttırdı.” @esra avcı 
  • “Kapalıçarşı kitabının yazarı Fuat Sevimay’in bir söyleşisinde söylediği sözlerin kitap kulübümüz için de doğru olduğunu düşünüyorum: Bir kitabı değerlendirirken kişisel mutluluk/mutsuzluklarımızdan arınıp hikâyeyle bir bütün oluyoruz ve hikâyeyi hayatimizde daha uzun bir süre taşıyoruz.” Nazlı Akal
  • “Bir kitabı derinlemesine incelemenin önemini, her bir satırın altında yatan farklı mesajları bulabilmeyi keşfettim. Hikâyelerle, o hikâyelerin kahramanlarıyla daha yoğun bir bağ kurabildim. Kısacası geliştim, değiştim. Bizim kulübümüzün en özel yanlarından biri çok seslilik. Her birimiz özgürce kendini ifade etme, görüşlerimizi paylaşma şansına sahibiz.” Didem Alemdar
  • “Okuduğum kitapla aramda mesafe bırakmadan, koklayarak, kucaklayarak, altını çizip notlar alarak, sayfaları işaretleyip defalarca dönüp bakarak okuma yolculuğum daha samimi, derin ve keyifli oldu.” Betül Akdil Esim
  • “Sanıyoruz ki sadece kitapların içindeki karakterlerle savruluyoruz hâlbuki kitabı tartışırken karşımızda oturan, farklı hayatları olan insanlardaki farklı etkilerini görmüş oluyoruz.” Duygu Bayraktar

Adı: Dubai Kitap Kulübü 
Buluşma Sıklığı : Ayda bir 
Hangi Türde Okuyorlar: Edebî romanlar
Platform: Katılımcıların birbirini duyabileceği, kahveyi eşlik edebileceği sakin kafe ve restoranlarda yüz yüze.
Kimler Katılabilir: Okumayı günlük akışında tutan, edebiyatı seven herkes 
Katılımcı Sayısı: 12
Kurucular: Esra Avcı-Özlem Kiper
Başvuru Link: @bookclubofdubai

Diğer kitap kulüplerini incelemek için tıklayın.