İstanbul Limonatası
Yazan: Yasemin Özek
Düzenleyen: Utku Özer
Yasemin Özek’in yeni kitabı İstanbul Limonatası, çocukluk anıları, kayıplar ve yeniden başlama cesareti etrafında kurulan dokunaklı bir dönüşüm hikâyesi.
Orjinal Adı: İstanbul Limonatası
Orjinal Dili: İstanbul Limonatası
Ülke: Türkiye
Türü: Kurgu
Yayın Tarihi: Nisan 2026
Türkçe Baskı: Nisan 2026
Sayfa Sayısı: 336
Ebat: 13.5 x 21 cm
İnceleme
Angeliki ile Mehmet ve İki Gözüm Despina romanlarıyla tanıdığımız Yasemin Özek, İstanbul Limonatasında bu kez kırk yaşında köklü bir dönüşüm yaşayan Dario’nun hikâyesini anlatıyor. Roman, bir insanın hayatı boyunca kaç kez yeniden doğabileceği sorusunun etrafında dolaşırken, kişisel değişimi İstanbul’un belleğiyle, çocukluk anılarıyla ve kayıpların ardından kurulan yeni hayatlarla iç içe geçiriyor.
Kitaba adını veren “İstanbul limonatası”, yalnızca bir içecek değil; hafızayı, anlatmayı ve geçmişi bugüne taşıma arzusunu simgeleyen bir hatıra biçimi. Dünyanın her yerindeki malzemelerle yapılabilecek bir limonatayı başka bir şeye dönüştüren şey, ona eşlik eden İstanbul hikâyeleri oluyor: Şişli’den, Büyükada’dan, Beyoğlu’ndan çıkıp gelen anılar, çocuklar için bir oyuna, anlatıcı içinse geçmişi yeniden yazmanın, kırk yıllık bir hayatı temize çekmenin yoluna dönüşüyor. Böylece roman, hatırlamanın bazen bir tarif, bazen bir ses, bazen de bir tat üzerinden mümkün olduğunu hissettiriyor.
Kitaptan Bir Bölüm
Dünyanın neresinde olursam olayım, ne zaman baharı koklasam burnumun ucuna hemen İstanbul’un kokusu gelir. Değil on dokuz sene, bir hafta bile İstanbul’da baharı tecrübe etmiş biri anlar ancak ne demek istediğimi. Boğazın o serin iyot kokusuna karışan; adalardan, Bebek sırtlarından, Emirgan’dan, Kuzguncuk’tan yükselen çiçeklerin şehri saran o rayihası, açmaya hazırlanan erguvanlar, Büyükada’nın yolları örtü olmuş mimozalar, gelin gibi yaseminleri… Sanki Amerika’da değil de Boğaz’da bir teknedeymişim ve iki yakanın ışıkları her kırpıştığında burnuma çiçeklerin kokusu doluyormuş gibi çektim havayı bu sefer içime. Ne acayip bir büyü şu kokuların gücü ve hafızası; yıllardır gidemediğim İstanbul’u, bir nefesle ta okyanus ötesinde, burnumun ucunda! Zamanda yolculuk yok derler bir de! Var! Koklamayı bilene! Bir kokular, bir de müzik böyle bana kalırsa. Müzik demişken… Az kalsın unutuyordum, onsuz olur mu hiç, olmaz! Hemen salona gidip pikabın başına geçtim; çocukluğumdaki gibi, çocukluğumdan beri en sevdiğim plaklarımı karıştırdım hızlıca. Madem İstanbul’u andım bu kadar, o zaman bir Ajda Pekkan plağı pek yakışır bu akşama, deyip en sevdiklerimden birini koydum. Önce cızırtısı duyuldu plaktaki tozlu yılların sonra da Ajda’nın sesi.
Yasemin Özek Kimdir?
Yasemin Özek, 1980 yılında İstanbul’da, mübadil bir ailenin torunu olarak doğdu. 1998’de Özel Moda Lisesi’ni, 2000 yılında ise Akademi İstanbul Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümü’nü bitirdi. Dört yıl boyunca reklam ajanslarında metin yazarı olarak çalıştı; ardından çeşitli televizyon dizilerinde senaristlik yaptı.
2011 yılında Van Depremi’nin ardından Erciş’te çekilen ve TRT Belgesel Ödülü alan Beklemek adlı belgeselin yapım koordinatörlüğünü üstlendi. 2014’te ilk romanı İki Gözüm Despina üzerinde çalışmak için dizi yazarlığına ara verdi, Yunanca öğrenimini hızlandırdı ve kitabın büyük bir bölümünü Yunanistan’da tamamladı. Hâlen senaristlik çalışmalarını sürdürüyor.
Yeni çıkan kitap tanıtımlarını incelemek için tıklayın.












Yorumlar
Henüz Bir Yorum Yok