“Geçmişimden nasıl ve ne şekilde intikam alabilirdim?”
Bu tek soru, Édouard Louis’nin hayatına damgasını vurur. Kendi hayatını şekillendiren yoksulluk, şiddet, ayrımcılık ve dışlanmışlık duygularının karşısına bir başka kimlikle çıkarak dikilmeye karar verir. Ve bu karar onu geri dönülmez bir dönüşümün, sınıf atlama arzusuyla örülmüş, kişisel olduğu kadar toplumsal da olan bir hesaplaşmanın tam kalbine sürükler.
Değişmek, işçi sınıfı bir ailenin çocuğu olarak Fransa’nın kuzeyindeki küçük bir kasabada doğan Eddy Bellegueule’ün, zamanla Édouard Louis’ye dönüşmesinin hikâyesi. Adını, aksanını, bedenini, düşüncelerini, hareketlerini değiştiren genç bir adamın; ait olmadığı bir dünyaya dâhil olabilmek için kendi geçmişiyle savaşan, hatta onu tümüyle silmeye çalışan bir bireyin iç hesaplaşması.
Édouard Louis bu kitapta yalnızca bir bireyin değişim hikâyesini anlatmıyor. Aynı zamanda sınıf, kimlik, aidiyet, güç, eşitsizlik ve özgürlük üzerine derin bir düşünsel sorgulama da sunuyor. Kendini kurtarmak için başka biri olmaya çalışan birinin hikâyesi, politik olanla kişisel olanı, bireysel travmalarla toplumsal yapının şiddetini iç içe geçiriyor.
Paris’in seçkin salonlarına, akademik çevrelerine adım atarken bedenine ve geçmişine yabancılaşan bir adamın hikâyesi; zihin açıcı, yer yer sarsıcı ama her daim cesur bir metinle aktarılıyor. Louis’nin kendine yönelttiği radikal sorular, okuru da derinden etkiliyor.
Türkiye Buluşması
2024 yılında İstanbul’da İKSV tarafından düzenlenen İstanbul Edebiyat Festivali kapsamında Türkiye’ye gelen Édouard Louis, Moda Sahnesi’nde ve Salon İKSV’de okurlarıyla bir araya geldi. Oldukça yoğun ilgi gören etkinliklerde Louis, kitaplarının merkezinde yer alan sınıf meselesini ve kişisel dönüşümünü anlattı.
Moda Sahnesi’nde düzenlenen etkinlikte Louis, yazdıklarını, “yazdıklarım asla kişisel olmadı; altında yatan toplumsal nedenlerle birlikte edebi dilini buldu,” diye tanımladı. Louis bu durumu kendi kuşağının tanık olduğu değişim ve bunun edebiyattaki yansımalarıyla açıklayarak, “Tüm dünyada, 70’lerin sonu 80’lerin başında yaygınlaştırılan neoliberal politikalar edebiyata da yansıdı. Dolayısıyla bizden önceki neslin yazılarında bu bireycilik ve kişisel kurtuluş çok etkili oldu. Benim dönemimdeki yazarlar ise sınıfsal bakış açısını yeniden keşfediyor,” dedi.
Édouard Louis Kimdir?
Édouard Louis, 1992’de Fransa’nın kuzeyindeki Amiens’te, işçi sınıfından bir ailede doğdu. Eğitim hayatı boyunca tiyatrodan sosyolojiye, tarihten siyasal bilimlere uzanan alanlarda çalıştı. 2013’te doğum adı olan Eddy Bellegueule’ü değiştirerek Édouard Louis adını aldı. Aynı yıl, Pierre Bourdieu üzerine hazırladığı derlemeyle dikkat çekti. 2014’te yayımlanan ilk kitabı Eddy’nin Sonu, hem büyük bir ilgiyle karşılandı hem de kamuoyunda tartışmalara yol açtı. Homofobi, sınıf ayrımı, toplumsal şiddet ve iktidarın görünmeyen yüzleri üzerine yazdığı kitaplar, yirmiden fazla dile çevrildi, pek çok uluslararası ödüle aday gösterildi.
Kadıköy’den Édouard Louis geçti
Yeni çıkan kitap tanıtımlarını incelemek için tıklayın.








Yorumlar
Henüz Bir Yorum Yok