Doğu’ya Kaçış
Yazan: Maylis De Kerangal
Düzenleyen: Utku Özer
Maylis de Kerangal’ın 2023 yılında New York Times’ın “Yılın En İyi 10 Kitabı” listesine ve The New Yorker’ın yıl sonu seçkisine girerek dünya çapında geniş bir ilgi toplayan romanı Doğu’ya Kaçış, Birsel Uzma’nın çevirisiyle Türkçede.
Orjinal Adı: Tangente vers l'est
Orjinal Dili: Fransızca
Ülke: Fransa
Türü: Kurgu
Yayın Tarihi: Ocak 2012
Türkçe Baskı: Kasım 2025
Okur Yaşı: Yetişkin Okuyucu
Editör: Yağmur Yavaş
Sayfa Tasarımı: Özkan Köse
Kapak Tasarımı: Hamdi Akçay
Sayfa Sayısı: 112
Çevirmen: Birsel Uzma
Ebat: 13.5 x 20.5 cm
İnceleme
Trans-Sibirya treninde, yüzlerce genç askerin birbirine sıkıştığı kalabalık vagonlarda yirmi yaşındaki Alyoşa, nereye götürüldüğünü bilmeden saatlerdir yol almaktadır. Askerliğin ilk gününde şiddet ve korkuyla yüzleşmiş, daha tren hareket eder etmez hayatını belirleyecek bir karar vermiştir: firar edecektir.
Aynı trenin başka bir kompartımanında ise bambaşka bir hikâye vardır. Hélène, Paris’te başlayan bir ilişkinin izini sürerek Rusya’ya gelmiş ancak burada bulduğu hayatın ona ait olmadığını fark etmiştir. Rusça bilmez, nereye gittiğini tam olarak bilmez; yalnızca bu yolculuğun onu geçmişinden biraz olsun uzaklaştıracağını umar.
Bu iki yabancının yolları trenin dar koridorunda kesiştiğinde roman bir anda zamana karşı yarışan bir gerilim hattına dönüşür. Ortak bir dilleri yoktur ama birbirlerinin korkusunu, yalnızlığını ve kaçma arzusunu sezerler. Her durakta yakalanma ihtimali, her vagonda sert asker bakışları, her sessizlikte tetikte olma hâli vardır. Kerangal, bu kırılgan karşılaşmayı büyük bir sabır ve ritimle inşa eder. Tren ilerledikçe okur, iki karakterin sürüklendiği tehlikenin nabzını daha güçlü hisseder.
Günümüz Fransız edebiyatının en güçlü kalemlerinden biri olarak kabul edilen Maylis de Kerangal, bu romanda tren yolculuğunu hem zamanın akışını hem de karakterlerin iç gerilimini taşıyan bir sahneye dönüştürüyor. Sibirya’nın geniş manzarası, trenin kapalı ve tekinsiz atmosferiyle birleşince kitap, hem kaçış hem de belirsiz bir geleceğe doğru ilerleyişin hikâyesi oluyor.
Kitaptan Bir Bölüm
Novossibirsk’ten ve ucu bucağı görünmeyen ana tren garından, su yeşili yüksek duvarlarından, belediye havuzuyla aynı akustiğe sahip karo kaplamalı bekleme salonundan – buz tutmuş tapınaktan ayrıldılar. Alyoşa korktu. Allah’ın belası Sibirya! Midesine bir taş oturmuş bunu düşünüyordu, gulaglar diyarına dönüştürülmeden önce, Çar döneminde imparatorluğun sürgün yeri, uçsuz bucaksız zindanı olan bu toprakların derinliklerine dalma fikriyle paniğe kapılmış görünüyordu. Bir yasak bölge, sesi ve yüzü olmayan topraklar. Bir kara delik. Trenin tekdüze, ahenkli sarsıntısı iç sıkıntısına merhem olmayı bırak, daha da kışkırtıyor ve canlandırıyor, kar fırtınasının içinde elinde kazmayla ilerleyen sıra sıra sürgünleri yolundan saptırıyor, hiçliğin ortasına sıralanmış eğreti barakaları birleştiriyor, donun gecenin ortasında yerdeki tahtalara yapıştırdığı saçlar, her daim buzla kaplı toprağın altında kaskatı kadavralar, gidenin geri dönemediği bir toprağa dair görüntüler. Dışarıda akşam çöküyor, birkaç saat içinde gece olacak ama bu gece tatlı düşlerle dolamayacak, Alyoşa da biliyor bunu, burada hiçbir şey insani ölçülerde değil, onu kucaklayacak tanıdık hiçbir şey yok, zaten dehşete düşmesinin sebebi de bu, kıta içinde kıta olan bu ıssızlık, engin sınırlarıyla bu iç topraklar, uçsuz bucaksız –ve tuhaftır astrofizikçilerin evren için seçtiği temsile uygun– bu sonsuz alan da buradaki her şeyi korkuya kesiyor, hemen hissedilen bu durum ayrıca korku yaratıyor ve tren sabit hızla dümdüz ilerlerken, Alyoşa’nın yüreği göğsünde deli gibi çarpıyor, bundan sonra her şey delikanlının korkusunun artmasına katkıda bulunuyor: Rayların ucunda, kışla olacak ve sonra askere çağrılanların kabul töreni, diedovchina; vardığında, ikinci yılındaki kıdemliler kamışını sigarayla yakarsa, kenef yalatırsa, uyumasına engel olurlar ya da doğrudan tutup becerirlerse, tek başına olacak, kimse yardımına koşamayacak.
Maylis de Kerangal Kimdir?
1967’de Toulon’da doğan Maylis de Kerangal, çağdaş Fransız edebiyatının en çok ödüllendirilen ve sınırları zorlayan isimlerinden biridir. Rouen ve Paris’te tarih, felsefe ve etnoloji eğitimi alan de Kerangal, 1990’larda Gallimard Jeunesse’te editör olarak çalıştı, ardından ABD ve Fransa’da farklı akademik programlara katıldı.
Kerangal, kazandığı Naissance d’un pont ile Prix Médicis’ödülleriyle uluslararası alanda tanındı, dünya çapında pek çok dile çevrilerek geniş bir okur kitlesine ulaştı. Yazarın Türkçede, Yaşayanı Onarmak adlı bir kitabı daha bulunuyor.
Kaynaklar:
Deserting the Russian Army on a Train Full of Soldiers
Yeni çıkan kitap tanıtımlarını incelemek için tıklayın.












Yorumlar
Henüz Bir Yorum Yok