Bu Kitabın Ortasında Duvar Var – Jon Agee

İnceleme Editörü: Çiğdem Yalman Kopan

Kocaman bir duvar ve duvarın arkasından diğer taraftaki güler yüzlü şövalyeye elini uzatan bir dev… “İşte sınırlarla ilgili bir kitap daha,” dedim. “O duvar asla yıkılmaz, çocuk da devden korunur illa.” Nasıl da bilemedim. Haydi, Domingo Yayınevi etiketiyle çıkan Jon Agee imzalı Bu Kitabın Ortasında Duvar Var’ı birlikte inceleyelim.

Sitede Yayınlanma Tarihi: 26 Ocak 2023

Orjinal Adı: The Wall in the Middle of the Book

Ülke: ABD

Türü: Resimli Çocuk Kitabı

Okur Yaşı: 3 yaş ve üzeri okurlar.

Hedef Kitle: Ebeveynler, bakım verenler, korkularla yüzleşmek ile ilgili kitap arayanlar.

Sayfa Sayısı: 44 sayfa

Çevirmen: Emre Ülgen Dal

Çeviri: 🙂

İmla: 🙂

Ebat: 21,6 x 29,2 cm

Kategoriler:

İnceleme

Bu Kitabın Ortasında Duvar Var’ı duymuş muydunuz? Her yaştan okura yönelik geniş seçkisiyle  gönlümüzü fethetmeyi daima başaran Domingo Yayınevinden bir başka şahane kitap ile karşınızdayım. Baktığımızda gözümüze ilk çarpan şey, üst üste dizilmiş tuğlalar… Kitap kapağındaki bu dev duvarı ilk gördüğümde “Sanırım sınırlarla ilgili bir hikâye,” demiştim. Zaman geldi, geçti; kitap dördüncü baskısını yaptı ve ben nihayet onu okuma fırsatı buldum. Ne de iyi oldu! Meğer fena hâlde yanılmışım. Bu Kitabın Ortasında Duvar Var, sınırları anlamaktan ziyade sınırın ardındakilerle ilgileniyormuş.

Kapaktaki şu koca bıyıklı kalın kaşlı dev size de ürkütücü geldi mi? Korkmayın, hadi ön yargıları bir kenara bırakıp birlikte keşfedelim duvarın ötesini!

Emre Ülgen Dal’ın çevirisi ile Türkçeleşen Bu Kitabın Ortasında Duvar Var, basit ama bir o kadar önemli bir konuyu -ön yargıları- odağına alan zekice düşünülmüş harika bir resimli kitap. Az ve öz anlatımı ile kocaman yalın çizimleri, kitabı daha da çekici kılıyor.

Doğru, bu kitabın ortasında bir duvar var ve bu iyi bir şey çünkü duvarlar bizi korur. İşte kahramanımız minik şövalye de tam olarak böyle düşünüyor. Duvarın arkasında korkunç bir dev var -evet, onu kitabın kapağında siz de gördünüz. Ayrıca bu dev her kimse, çok tehlikeli -yani, öyle olmalı. Şövalyemiz ise olduğu yerden son derece memnun ve son derece güvende. Hepsi de o kocaman duvar sayesinde. Ama bir gün, işler ters gitmeye başlıyor ve birden -yani birden olmasa da çok kısa bir zaman içinde- duvarın güvenli tarafı tehlikeli hâle geliyor. Derken şövalye kendini duvarın diğer tarafında buluyor. Olamaz! Şimdi orada başına neler gelecek, kim bilir?..

Şimdi, tam burada, bu soruya verdiğiniz ilk yanıtı bir kenara not alın ve sonra gidip hikâyenin tamamını okuyun. Bakalım sizin bilinmeyene karşı ön yargı katsayınız neymiş? 🙂

Amerikalı yazar ve çizer Jon Agee’nin kaleminden çıkan Bu Kitabın Ortasında Duvar Var, Boston Glove, Chicago Tribune, Publishers Weekly, New York Times Book Review gibi platformlarda “Yılın En İyi Çocuk Kitabı” seçkilerinde yer almış. En son 2021’de Fransa’da Prix Des Incorruptibles listesine girdiğini okudum.

Jon Agee, otuz yılı aşkın süredir okullara ve kütüphanelere ziyaretlerde bulunarak okul öncesi çağdan lise dönemine kadar her yaş grubundan çocukla bir araya geliyormuş.

“Farklı yaş gruplarından çocuklara karşı yaklaşımım elbette değişiyor, ancak hepsinde ortak bir şeyi amaçlıyorum, o da hayal dünyalarını genişletmek ve hikâye anlatıcılığı ile çizim yapmayı daha ilginç ve ulaşılabilir hâle getirmek.”

Yazarın bu sözlerini okuduktan sonra Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda (Tüyap) gördüğüm çocukları ve her biriyle oturup sohbet etme isteğimi hatırladım. Belki de bunu daha sık hatırlamalı ve mümkün oldukça uygulamalıyız. Herkes çevresindeki birkaç çocukla kitaplar ve resimler hakkında konuşsa, dinlese, anlasa, ne harika olur; bir düşünsenize!

Ön yargılı olmak ya da olmamak

Başta bahsettiğim gibi, ben bu kitabın sadece kapağına bakarak çocuklara sınırların önemini anlatan bir hikâyesi olduğunu düşünmüştüm. Gün içinde eminim bunun gibi onlarca yargıya varıyorum. Hepimiz yapıyoruz bunu. Ne zaman ki bilinmeze bir adım atıyor veya bir adım itiliyoruz, işte gerçeği o anda görüveriyoruz. “Ah, tam tahmin ettiğim gibi!” veya “Vay, böyle olacağını hiç düşünmemiştim!”den birine varıyor yolumuz. Günün sonunda nereye varırsak varalım yolda bir adım atmış olmak, bize kâr kalıyor.

“Ardıç, dikkat et! Yoldan bisikletler geçiyor!” dememin üzerinden yaklaşık on dakika geçmişti ve oğlum Ardıç yolda hiç bisiklet olmamasına rağmen altında denge bisikleti ile yanımda usul usul yürüyordu. “Ay, böyle de olmadı,” diye düşündüm. Onu koruyayım derken bu sefer de yola çıkmasına engel olmuştum. “Oğlum, yola çıkmadan önce bak bakalım, eğer bisiklet gelmiyorsa bisiklet yolundan istediğin gibi gidebilirsin,” dedim. “Sadece bisiklet gördüğünde kenara çekil ve yavaşla.” İşte böyle böyle Ardıç yaşadığımız bölgenin bisiklet yolu trafiğine alıştı, bazen panikledik bazen rahat rahat gezindik. En önemlisi hep ilerledik çünkü yolun sonu güzel bir hedefe -dev kaydıraklı bir parka- çıkıyordu.

Bizler yetişkin hâlimizle bile kendi ön yargı mekanizmamızın engellerine uğrarken çocuklara tamamen güvende olmayı ama bir yandan da ilerlemek için inatla denemek gerektiğini nasıl anlatırız? Onları korumak için “tehlikeler”den bahsedip öte yandan kendilerini savunmayı öğretmek ne kadar işe yarar?

“Bu duvarın arkasında bir dev var ve devler tehlikelidir, uzak durmalısın.”

Bu cümleyi duyan bir çocuk kendince güvende olmak pahasına nelerden feragat eder? İşte, Bu Kitabın Ortasında Duvar Var, bunları yeniden düşünmemi sağladı. Kitaptaki o sabit bakışlı deve tekrar baktım, gülümsedim, “Aslında korktuğum gibi biri çıkmayacaksın, değil mi?” dedim. Bir sonraki sayfada ne göreyim, dev de bana gülümsüyordu.

Merak içgüdüsüyle minik birer atılgan olarak başladığımız bu hayatta tecrübeler ve biraz da öğretiler önümüze irili ufaklı duvarlar örüyor. Bazen o duvarların arkasında gerçekliğinden emin olamadığımız ve tam da bu sebeple korktuğumuz şeyler oluyor. Hayat bu ya, bir gün bir şekilde o korunaklı duvarların öbür tarafına geçtiğimizde, işte o zaman hikâyemizde yeni bir sayfa açılıyor. Sanırım bu, yaşamımız boyunca hep böyle olacak; hepimiz için. Bu Kitabın Ortasında Duvar Var, işte bu durumu olabilecek en sade hâlde çocuklarımıza anlatmak için şahane bir aracı olmuş. Çocuklarla hem ön yargılarımızı hem de “işler istediğimiz gibi gitmezse başımıza neler gelebilir”i konuşmak için harika bir kaynak.

“Bu kadar derine inmeye gerek var mı?” derseniz, kitabı sadece bu sevimli şaşkın şövalyeye eğlenceli bir seslendirme yaparak okuyabilir ve bunu güzel bir mesajı olan komik bir hikâyeye de çevirebilirsiniz. Seçim sizin.

Bu hikâye, ön yargılı olmak konusunda tekrar düşünmek isteyenlere, hayatı altüst olduğunda ne yapacağını bilemeyenlere ve insanın en ön yargısız hâli olan sevgili çocuklara, kalbinde çocukluğundan izler taşıyanlara!

İyi okumalar herkese!

Siz bu kitabı okudunuz mu? En çok dikkatinizi çeken mesaj neydi? Yorumlarda paylaşır mısınız?

Jon Agee kimdir?

Kitapları Amerika ve dünyanın çeşitli yerlerinden önemli listelere giren Jon Agee, New York’ta resim, heykel ve film yapımcılığı üzerine eğitim almış bir yazar ve çizer. Bu çok yönlülüğü bir yana Agee, en çok -boş zamanlarında uğraştığı- çizgi roman ve karikatür denemelerinden zevk aldığını anlatıyor. Mezun olduktan sonra eskizleriyle dolaşıp onları bastırmaya çalışmış ancak bu planı suya düşünce If Snow Falls isimli ilk çocuk kitabını yazmış. Tam olarak iki cümle uzunluğunda olan kitabı gören Frances Foster (Random House editörü) kitabı basmaya karar vermiş. Daha sonra Ellsworth, Ludlow Laughs, The Incredible Painting of Felix Closseau isimli kitapları çeşitli yayınevleri tarafından basılmış. Jon Agee’nin Bu Kitabın Ortasında Duvar Var dışında Türkçeye çevrilmiş bir diğer kitabı, 2021 yılında Martı Çocuk Yayınları tarafından basılmış: Bir Köpek İstiyorum.

Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın. 

Yorumlar (0)

Yorumlar

Henüz Bir Yorum Yok

Be the first to review “Bu Kitabın Ortasında Duvar Var – Jon Agee”