Yeni kitap yayımlayan tüm yazarların ortak sorunu tanıtım yapmak. Küçük yayınevleri bile bu konuyla ilgili sıkıntı yaşıyor. Kültür Sanat PR’ı üzerine uzmanlaşan ZB Medya İletişim’den Batuhan Zümrüt ile kitap PR’ını konuştuk. 

Mürsel Çavuş   

Türkiye’de her yıl ortalama 65-70 bin kitap yayımlanıyor ve bunların çok azından haberdar olabiliyoruz. Kitabın tanıtımı iyi yapılmazsa en nitelikli eserler bile kaybolup gidebiliyor. Bu nedenle tanıtım ve özellikle PR dediğimiz halkla ilişkiler çalışmaları önem kazanıyor. Çünkü okur yeni piyasaya çıkan bir yazar veya kitabı Google’landığında neyle karşılaşacak? Kitap hakkında basında veya online mecralarda bir haber yoksa kitap ve yazar hakkında bilgiyi nereden bulabilecek? Bu nedenle kitap PR’ının nasıl yapıldığını ve yapılması gerektiğini ZB Medya İletişim’den Batuhan Zümrüt’e sordum.

Sosyal medyanın yükselmesi, klasik medyanın alanının daralmasıyla “medya ilişkileri” sanki eski önemini yitirdi ya da sizce yitirdi mi? 

Bence yitirmedi sadece basılı mecralardan online mecralara yönelim arttı. Geleneksel medyanın artık dijitali de mevcut. Çoğu okur, gazete ve dergileri matbu olarak değil dijital olarak takip ediyor. İletişim faaliyetlerindeki hızlı değişim ve gelişim sonucunda PR da kendini farklılaştırdı, yeniledi ve buna uygun biçimde kendine yeni yol haritası çizdi.  

Kitap çıkartan bir yayınevi ve bir yazar neden PR çalışması yapmalı? 

Uzun vadede büyük bir getirinin ilk adımlarını PR ile atıyoruz. PR faaliyetleri bir yayınevini veya yazarı rakiplerinin önüne geçirip farklı olmalarını sağlıyor. PR çalışmaları yazarı kamuoyuna tanıttığından kitabın satışını da arttırıyor.

PR denince akla medya ilişkileri geliyor. Kitap PR’ı neleri kapsar?  

Yazarla medya arasında kurulan köprünün temeli PR. Basın bültenlerinden ya da röportajlardan ibaret değil. 

Her kitabın farklı bir stratejisi var. Her kitap için farklı basın gönderimleri yapıyoruz. Bu gönderimler kitabın konusuna göre değişir, kitabın geleneksel veya dijital medyada geniş biçimde yer almasını sağlıyoruz. 

Yapılan basın gönderiminin ya da yayınlanan haberin sosyal medyada paylaşılır olması da bilinirlik açından önemli. Ek olarak bir yazar hakkında bir bilgiye ulaşmak istenildiğinde arama motorlarında yapılan aramalarda ismin ön plana çıkması yine PR’ın faydalarından biri. 

Kitap PR’ı nasıl yapılır? Nelere dikkat etmek gerekir? 

Mottomuz, “Anlatmak, başarmanın yarısıdır” ve ajans olarak her zaman, “Biz hikâye anlatıcılığı yapıyoruz,” diyoruz. 

Çalışmalara başlamadan önce yazarla bir araya gelip kitabın yolculuğunu dinliyor, aldığımız bilgiler doğrultusunda PR stratejisini hazırlıyoruz. Bu hedef kitlemizi iyi tanımamızı sağlıyor. Hedef kitleyi tanımak, kitap PR çalışmalarının ilk aşaması ve bizim de yol haritamızı belirliyor. 

Hedef kitleyi anladıktan sonra hazırlanan iletişim planı da önemli. PR çalışmalarından temel beklenti, ilgiyi kitaba çekmek, basın ve hedef kitlede merak uyandırmak ve böylece olumlu bir algı oluşturmak için zemin hazırlamak. İletişim planında da buna dikkat ediyoruz. 

Hedef kitleyi doğrudan ilgilendiren ve dikkat çekecek önemli konu ve gelişmelerle yazarı / kitabı gündeme getiriyoruz. Bu noktada en etkili araç ise basın bültenleri. Basın bültenleri ilgi çekiciyse, haber değeri taşıyorsa hedef kitlenize kolay ulaşırsınız. 

Basın bültenlerinin yanı sıra kitap özelinde gerçekleştirdiğimiz kitap tanıtım lansmanları, yazar için organize ettiğimiz röportajlar, sosyal medyada görünürlüğünü arttırmak için sunduğumuz konsept fikir çalışmaları da PR’ın en büyük destekleyicisi ve tamamlayıcı unsurları. 

Bir kitap için PR çalışmasına ne zaman başlanmalı? 

Bu soruyu temennilerimi dile getirerek yanıtlamak istiyorum. Keşke diyorum, PR çalışmaları kitap çıkmadan önce başlasa ve çıktıktan sonra devam edebilse ama genellikle tüm kitap PR süreçlerine kitap tamamlandıktan sonra veya piyasaya çıkmaya yakın dâhil oluyoruz.

Bir kitaptan tek bir bülten çalışması yapmak ne kadar etkili olur?

Pek etkisi olmaz. ZB Medya İletişim olarak PR sürecimizde tek bültenle yetinmiyoruz. İlgiyi kitaba ve yazara çekmek, basın ve hedef kitlede merak uyandırmak ve böylece olumlu bir algı oluşturmak için birçok bülten hazırlıyor ve servis ediyoruz fakat kitap PR’ında sadece bülten servis etmek yetmiyor. Basın gönderimleri, yapılan konsept lansmanlar, etkinlik veya imza günleri önerileri, röportajlar hepsi bir paket halinde yapılmazsa tanıtımda yeterli olmuyor.

PR uzmanından yazar ne talep edebilir veya neleri talep etmemeli? 

Bir yazarın en büyük arzusu her zaman kitabının en iyi mecralarda yer alması. Bu çok doğal. Özellikle ilk defa kitap yayımlamış bir yazar sabırlı olmalı. Hızlı tüketimin yaşandığı yeni medya dünyasında sabır ve istikrarlı üretim çok önem kazanıyor. 

Kitap PR’ı yapmanın yazara, yayınevine ve okura katkısı nedir?

Bir yayınevi ve bir yazar için PR, yayınevi ve yazarı ilgilendirecek tüm hedef kitle ile ilişkileri düzenlemek, bu kişileri yayınevi ve yazar hakkında bilgilendirmek markalaşma ve satış süreçleri için çok önemli. PR’a önem verenlerin hedef kitlesi ile her konuda, etkin iletişim içerisinde olmaları hâlinde daha başarılı sonuçlara ulaşacaklarına inanıyorum. PR çalışmalarıyla yayınevleri veya yazarlar kamuoyunda farkındalıklarını artırırlar, amaçlarını gerçekleştirmek üzerine yapılanırlar. PR, benzer ürün ve markaların birbirinden farklılaşmasına katkıda bulunur. Toplumsal duyarlılığın artmasına katkıda bulunur ve itibar kazandırır. 

Kitap PR’ına kısa ve uzun vadede nasıl bakılmalı? Ölçümlemesi nasıl yapılmalı?

Bir kitabın PR süreci kitabın çıkışıyla birlikte yaklaşık iki ay sürüyor. Ancak kitap çıkışından önce bu sürece dahil olabiliyorsak süreci üç ay gibi düşünebiliriz. Gazetelerin kitap ekleri haftalık, aylık ya da iki haftalık periyodlarla çıkıyor. Yine aynı şekilde dergiler de çoğunlukla aylık periyodlarda yayınlanıyor. Çalışmaya başladıktan sonra attığımız tohumların filizlenmesi bahsettiğim süreçlerden dolayı zaman alabiliyor. Fakat tanıtım sürecinde çevrim içi yayınlarda ve haftalık yayınlarda hızla görünür olmaya başlıyoruz. 

Batuhan Zümrüt Kimdir?
Kocaeli Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği’nden mezun oldu. Halkla İlişkiler sektörüne 2003 yılında Anadolu Hayat Emeklilik bünyesinde başladı. Bu süreçte mesleğin tüm kurumsal süreçleri konusunda deneyim edindi. Çocukluğundan beri tiyatro, oyunculuk, şiir, fotoğraf gibi alanlarla yakından ilgilendi. 2009 yılında bu alanlarda kazandığı deneyimleri kültür-sanat sektöründeki projelere taşımaya karar verdi. 2009 yılından itibaren birçok oyuncu, müzisyen ve kültür sanat sektöründeki kurumlarla basın, halkla ilişkiler ve konsept geliştirme süreçlerinde danışmanlık veriyor. 

Zümrüt, fotoğrafçılığına profesyonel bir boyut kazandırarak, birlikte proje yürüttüğü sanatçıların fotoğraflarını çekti. Bu çalışmalar kapsamında gerek kendisinin ürettiği işler gerek değerli isimlerle yaptığı iş birlikleri sayesinde, sanatçılar için görsel tasarım ve imaj geliştirme alanında deneyim kazandı. 

TEGV’de gönüllü eğitmen olarak da görev alan Zümrüt, 2015 yılında ZB Medya İletişim’i kurarak kişi ve kurumlara basın ve halkla ilişkiler danışmanlığı sunmaya, proje konseptleri geliştirmeye devam ediyor.

Diğer gündem içerikleri için tıklayın.