Nutuk, Kurtuluş Savaşı’nı, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin aşılmaz denilen engellerin üstesinden gelinerek nasıl kurulduğunu ve sonrasında başlayan modernleşme çabalarının hangi koşullarda gerçekleştiğini ayrıntılı bir şekilde, belgelere dayalı olarak birinci ağızdan anlatan anıtsal bir eserdir.

Sema Adalar Utkueri

“Tarih yazmak tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtan bir hâl alır.” 

Mustafa Kemal Atatürk

Nutuk; Mustafa Kemal Atatürk’ün, kendisinin ve silah arkadaşlarının Kurtuluş Savaşı yıllarında yaptıkları mücadeleleri, devletin kuruluşu için yapılan faaliyetleri ve kuruluş felsefesini yani çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ne giden “uzun ince yolu”, 15-20 Ekim 1927’de,  Cumhuriyet Halk Fırkası’nın İkinci Büyük Kurultayı’nda bütün dünyaya hitaben anlattığı konuşmanın tamamına verilen isimdir.

Nutuk’ta hadiseler anlatılırken tarihi kronoloji takip edilmeye çalışılmış fakat yeri ve zamanı geldikçe olaylar kronolojiye uygun olmadan da önemine göre ifade edilmiştir. 

Mustafa Kemal Atatürk sadece geçmişte yaşananları anlatmakla kalmamış, olay ve olguları kendi bakış açısıyla çözümlemiş ve yorumlamıştır. Çoğunluğu askeri ve siyasi nitelik taşıyan olaylar karşısındaki kişisel görüşlerini ortaya koyarken aynı zamanda dönemin siyasi aktörleriyle askeri ve sivil bürokrasinin önde gelenlerinin tutum ve davranışlarıyla düşüncelerine de yer verilmiştir.

“Büyük Nutuk ne bir hatıra, ne bir tarihtir. Tarihi değerde siyasi bir vesikadır ve elbette ki bütün siyasi vesikalar gibi, zamanın şartları içinde çeşitli açılardan değerlendirilmelidir.”

Şevket Süreyya Aydemir

Nutuk, toplumun değerleri ve siyasi dengeler dikkate alınarak yazılmış, siyasal ve tarihsel nitelik taşıyan ve kendi içinde tutarlı bir eserdir. Cumhuriyet ideolojisi ve geçmişin nasıl değerlendirilmesi gerektiği belgelerle ispatlanarak en yetkili ağızdan aktarılır.

Nutuk neden ve kime hitaben yazıldı? 

Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’ta Millî Mücadele’yi anlattığı bölümden sonra bu soruyu şöyle yanıtlar:

“…Maksadım, inkılabımızın incelenmesinde tarihe kolaylık sağlamaktır.”

Nutuk’ta, tarihe yorum yapılabilmesi için ışık tutulmuş, geçmişte ve o gün kendisine ve çizdiği yola inanmayarak karşı çıkanlara elde edilen başarının öyküsünün ve kendisinin haklılığının kanıtları gösterilmiştir. Parti teşkilatı mensuplarının, ülkenin dört bir yanından gelmiş delegelerin önünde bu konuşma yapılarak anlatılanların yurdun dört bir köşesine birinci kaynaktan anlatımlar olarak yayılması ve halkın doğrudan bilgilendirilmesi amaçlanır.

Nutuk nasıl yazıldı?

Mustafa Kemal Atatürk’ün yapacağı konuşmanın hazırlıklarına 1927 yılının ilk aylarında başlanır. Büyük bölümü Ankara’da Çankaya Köşkü’nde, son kısmı ve tamamının okunarak düzeltilmesi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1927 Temmuz ayı başlarında geldiği İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleştirilir.

Yazar Falih Rıfkı Atay, Atatürk’ün Çankaya Köşkü’nde Nutuk üzerinde çalışmasını şöyle anlatır:

”Nutuk’u Çankaya Köşkü’nde yazmaktaydı. Bu köşk üç oda bir salon eski bir bağ eviydi. Yağmur yağınca tavan akardı…Yüzlerce, binlerce vesikayı eski köşkün üst katındaki küçük çalışma odasında kendisi ayırmış, Nutuk’u çoğunca ayaküstü dolaşarak dikte etmiştir. Saatler süren diktelerden sonra kaleme alanlar sekiz – on saatlik bir uykuya gittikleri zaman Atatürk bir banyo alır, giyinir, akşam davetlilere o gün yazdıklarını okutmak üzere sofraya inerdi. Okuma ve o gün yazdıkları üzerine konuşma, muhakeme ve tartışmalar saatler sürerdi…”

Eseri yazarken yararlandığı, bakanlıkların 1920-1926 yılları arasındaki çalışma özetlerini ihtiva eden raporlardan oluşan çok sayıda belgeyi Mustafa Kemal Atatürk kendisi toplar ve konularına göre ayırır.

Müsveddelerin bir kısmı kendisi tarafından kaleme alınır, bir kısmını da dikte eder. Yazdırma işlemi kâtiplerden bazılarının bayılmasına yol açacak kadar uzun ve yoğun geçer. 

Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Atatürk’ün çevresindekileri de kendi görüşlerini söylemeye mecbur tuttuğunu ifade eder. Her beş on sayfada bir bu mütalaaları dikkatle dinlediği, ileri sürülen görüşler doğrultusunda uzun emekler sonucu yazdırdıklarını bazen tamamen değiştirdiği belirtir.

Mustafa Kemal Atatürk yoğun çalışmanın sonucunda hafif bir kalp spazmı geçirdiğinden doktorların istirahat önermeleri üzerine Nutuk’un yazılmasına ara verilir. Kalan kısmı 3 ay içinde tamamlanır.

19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışından itibaren 1926 yılı ortalarına kadar gelen zaman dilimini ihtiva eden Nutuk’un müsveddeleri 36 × 22 cm büyüklükte kâğıtlara yazılmış olarak 506 sayfa tutar.

Nutuk‘un müsveddeleri ve ilgili bütün belgeler Atatürk’ün ölümünden sonra Ziraat Bankası kasalarında saklanmış ve daha sonra Genelkurmay Başkanlığı Harp Tarihi Dairesi’ne verilerek orada tasnif edilmiştir. 

Günümüzde Nutuk’un müsveddeleri Genelkurmay Başkanlığı Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı’nda bulunmaktadır. Baskıya giren son şeklin verildiği Nutuk ise Türk Hava Kurumu’nda saklanmaktadır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’u Okuması 

Atatürk, Nutuk’un sunumunu 15-23 Ekim 1927 tarihlerinde Ulus’taki Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Salonu’nda toplanıp, 9 gün süreyle devam eden Cumhuriyet Halk Fırkasının 2. Büyük Kongresi’nin ilk 6 gününde yapar. Sabah 3 saat, öğleden sonra 3 saat olmak üzere iki oturumda 6 saat, toplamda 36 saat 31 dakikada belgelerini de göstererek ayakta okuyarak tamamlar. Sunum sırasında kimi zaman sesini yükseltip vurgu yaparak ve kendinden emin olarak olayları bütün sadeliği ile anlatmıştır. 

“1919 yılı Mayıs’ının 19’ncu günü Samsun’a çıktım. Genel durum ve görünüş…” cümlesiyle başlayan Nutuk“Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların yarattığı uyanıklığın ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların karşılığıdır. Bu sonucu, Türk gençliğine, güvenle bırakıyorum.” Sözlerinin  devamında Ey Türk Gençliği başlığını taşıyan Gençliğe Hitabe ile son bulur.

Dil ve edebî değeri açısından Nutuk

Nutuk’un dili klasik Osmanlıcaya oranla sadeleştirilmiş o günkü yazı dilinin mükemmel bir örneğini oluşturmaktadır. Cümlelerde dil bilgisi hatası görülmez. Kısa cümleler kullanılmıştır. Farsça kelimeler pek tercih edilmemiştir ancak Türkçesi olmayan kelimelerin Arapça karşılıkları kullanılmıştır. 

Kelime haznesi bakımından oldukça zengindir. Fakat Arapça ve Farsça kurallarına bağlı kelime ve tamlama şekillerinden tam olarak ayıklanamadığı için bugüne göre oldukça ağırdır. 

Üslup ölçüleri bakımından değerlendirdiğimizde açık ve yalın bir dilin egemen olduğunu görürüz. Nutuk’taki üslup tek bir kelimesinden fedakârlık edilemeyecek kadar ölçülü ve tabidir. Düşünceler derin ve aydınlıktır.

Edebî açıdan değerlendirilecek olursa, klasik edebiyattaki inşa üslubunun özelliklerinden bazılarını taşıdığı söylenebilir. 

Nesnel verilerle temellendirildiği için anlatımına gerçeklik egemendir. Devlet adamı saygınlığını ve nezaketini yansıtan, üstenci olmayan, nefret söylemi içermeyen, ayrıştırıcı kutuplaştırıcı olmayan bir üslup benimsenmiştir. 

Nutuk’un basımı 

Nutuk’un kitaplaştırılma serüveni, 1927’de başlar. Nutuk’un bir kitap olarak da basılacağı haberleri okunduğu günlerde basın yoluyla kamuoyuna duyurulmuş olsa da gerçekte basım için hazırlıklar önceden yapılmıştır. Nutuk’un basım hakkı ve eserin satışından elde edilecek gelirin yüzde on beşi  bir defaya mahsus olmak üzere Türk Tayyare Cemiyeti’ne bırakılır. 

Metne son hâlinin verilmesinin gecikmesi ve yapılması istenilen düzeltmeler nedeniyle, her ne kadar kitap üzerindeki basım tarihi 1927 olarak görünse de basımı 1928 yılı ortalarında tamamlanır. Kitabın kâğıt süslemeleri İstanbul’da Ebüzziya, basımı Ahmed İhsan matbaalarında, harita ve krokiler Viyana’da bastırılmıştır. 

Eser, asıl metin “Nutuk. Gazi Mustafa Kemal Tarafından”, Vesikalar ise “Nutuk Muhteviyatına Ait Vesaik” adı ile iki cilt olarak, her biri elli bin adetlik iki parti hâlinde basılır. Bu baskıda konu bölümlemesi yoktur. Belgelere sayı verilmiş ancak “Trakya Teşkilatına Ait Vesaik” belgesi ise sayısız olarak sona eklenmiştir.

Metinde zaman zaman konu değişikliği sırasında milletvekillerine hitap kelimelerinin ilk harfleri renkli kare çerçeve içinde ve kûfî yazı karakterli olarak kullanılmıştır. 

Halka dağıtılan, satışa sunulan nüshalar dışında, özel olarak basılan ilk 2000 nüsha lüks baskı olup kenarları altın yaldız çerçeveli şekilde 627 sayfadır. Normal baskılar 5, lüks baskılar 10-500 lira arasında fiyatlarla satılmıştır.

İlk baskı Nutuk’un birinci cildi 192.240 sözcükten oluşan bir metni içerir. 16 punto Arap harfleri ile 534 sayfadır. Belgeleri içeren ikinci cilt ise 344 sayfadır. Belge sayısı 308’dir.

Nutuk’un ilk çevirisi ve yabancı dillerde basımı

Nutuk, 1927 yılında Roma’da Oriente Moderno dergisinde “Discorso Di Mustafa Kemal, Sulle Vicende Della Turchia, Del 1919, Al’ 1927” adı altında, özet hâlinde Ettore Rossi’nin İtalyanca çevirisi ile yayınlanır. Aynı yıl, Die Nationale Revolution 1920 -1927 adıyla Leipzig’de Verag von K.F Koehler yayınevince Almanca çevirisi yapılır. Bu çeviri, Atatürk’ün 15–20 Ekim 1927’de okuduğu Nutuk’un aynısıdır. İkinci kez 1928 yılında “Die Nevne Türkei. Derweg Zur Freiheit . Die Nationalle Revolution 1919-1927” adıyla Dr Paul Roth tarafından iki cilt hâlinde Almanca’ya çevrilir ve Verog von K.F Koehler yayınevince yayımlanır. 

Nutuk 1929’da Leipzig’de Verag von K.F Koehler yayınevince “Discours Du, Ghazi Moustafa Kemal, President De LA Republique Turque Octobre 1927” adıyla Fransızcaya çevrilir. 

Nutuk’un İngilizce çevirisi “A Speech Delivered By Ghazi Mustapha Kemal, President Of The Turkich Republic, October 1927” adıyla, 1929’da Verlong von K.F Koehler yayınevince basılır. Bu çeviri 1963’te İstanbul’da Milli Eğitim Basımevi tarafından yayımlanmıştır.

Koehler’in Nutuk baskılarında metinden ayrı açıklayıcı bilgiler bulunur. Bu açıklamalarda, Nutuk’un yabancı dillere niçin tercüme edildiği anlatılmıştır. Türk İstiklal Savaşı’nı ve Türk Devrimi’ni izlemek isteyenler için bir kolaylık olsun diye çevrildiğinden bahsedilmiş, Tanzimat’tan İmparatorluğun sonuna kadar yapılan reform hareketlerine değinilmiştir.

Nutuk’un Almanya dışında tek baskısı Sovyetler Birliği’nde gerçekleştirilir. Rusça çevirisi, 1929-1934 yılları arasında dört cilt hâlinde, “Put Novoy Turtsii 1919-1927” (Yeni Türkiye’nin Yolu) adıyla basılır. 

Rusça baskının önemi; metnin dışında yapıta Atatürk’ün biyografisinin, Türk Devrimi’ni anlatan uzun bir giriş bölümünün, açıklayıcı notların, ad ve kavramlar dizininin, zaman çizelgesinin ve diğer fotoğraf ve görsel malzemenin eklenmiş olmasıdır. 

Nutuk’un yeni harflerle basımı 

1928 yılının ikinci yarısında yazı dilinde Latin harflerine geçilmesiyle, Arap harfli kitaplar kütüphanelerden kaldırılıp yerlerine Latin harfli kitaplar konmaya başlanır ancak Nutuk istisna tutulur. Nutuk’un dağıtılması ve okunması konularında teşvik sürer, Arap alfabesi baskılı Nutuk yasak kapsamına alınmaz. 

Latin harfleriyle Nutuk basımı için de çok acele edilmez Yeni Türk harflerinin kabulünden sonra 2. Basım 1934 yılında Maarif Vekâleti tarafından yayımlanır. İstanbul Devlet Matbaasında üç cilt olarak Nutuk adı ile yayımlanmıştır: 1. Cilt (1919–1920 olayları), 2. Cilt (1920–1927 olayları), 3. Cilt (belgeler) olmak üzere ayrılır. 

Nutuk’un 3. Basımı, Cumhuriyet’in on beşinci yıl dönümü armağanı olarak, Kültür Bakanlığınca 1938 yılında İstanbul Devlet Basımevinde tek cilt olarak yapılır. Bu basımın ekinde belgeler yoktur. Herkesin edinmesini sağlamak için çok ucuz bir fiyatla satışa çıkarılır.

Nutuk’un dilinin sadeleştirilmesi çalışmaları

1960’lı yıllardan başlayarak bazı baskılarda, o tarihlerde TDK’nin yaygınlaştırmaya çalıştığı Öz Türkçe kullanma akımına uyularak “Nutuk” yerine “Söylev” adı da kullanılır. Bazı baskılarda hem Söylev hem de Nutuk adının birlikte kullanılması tercih edilir. 

Sonraki yıllarda Nutuk’un orijinal dilinin anlaşılmasında zorluklar yaşanması üzerine birtakım sadeleştirme çabaları da olmuştur. Nutuk bu çerçevede ilk olarak 1963’te Dr. Mehmet Tuğrul, Salah Birsel, Cahit Öztelli, M. Sunullah Arısoy tarafından sadeleştirilerek Söylev adı altında, Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanır. Bu basımda da belgelere yer verilmemiştir.  

Bu baskının ön sözünde sadeleştirmenin gerekliliği söyle anlatılır: “Atatürk’ün bu Söylev’i verişinden beri, otuz beş yıldan çok zaman geçti. Bu zaman içinde dilimiz çok değişti; öyle ki bugünün genç kuşakları kendileri için en önemli ışık ve güç kaynağı olan Büyük Söylev’i gereği gibi anlayamıyorlar. Bu durumu kavrayan Türk Dil Kurumu, Büyük Ata’nın Büyük Söylev’ini genç kuşaklar için bugünün Türkçesine çevirmeyi kararlaştırdı.”

1973 yılında Ahmet Köklügiller tarafından çocuklar için özetlenen Nutuk, Milliyet Yayın Ltd. Şti. tarafından yayımlanır.

1978 yılında Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu tarafından günümüz Türkçesine çevrilen eser, Çağdaş Yayınlarından Söylev adı altında 2 cilt hâlinde yayımlanır. Bu basım rahat okunabilmesi için bölümlere, bölümler bahislere ve bahisler de olaylara ayrılmış, bunlardan her birine ayrı ayrı başlıklar konulmuştur. Bu çalışmada Atatürkçü düşünce açısından önem taşımayan ayrıntılara ilişkin bazı bölümler kısaltılmıştır. 

Son söz

Günümüzde pek çok yayınevinin farklı sadeleştirmelerle bastığı Nutuk, Kurtuluş Savaşı ile Cumhuriyet dönüşümünü içeren bir devrimin öyküsüdür. Yeni nesillere yalnızca Kurtuluş Savaşımızı ve Cumhuriyet tarihimizi anlatmakla kalmayıp bugünümüze ve yarınımıza ışık tutan bir eserdir. Bir milletin en zor gününde bile el ele vererek, güçlü bir inanç ve iradeyle mucizeler yapabildiğinin göstergesidir. Bu yönleriyle milletimizin dününü bugününe, bugününü de yarınına bağlayan ve gelecek kuşaklara da rehber olan en büyük eserdir. Sahip çıkalım.

Kaynaklar:

Diğer dosya konularını okumak için tıklayın.