Bir çevirmen arkadaşımızın, “Çevirmenlerin emekleri görülmüyor, adımız kitap satış sitelerine konmuyor” siteminden sonra Bookinton olarak, okurlar ve yayıncılık sektörü çalışanlarına kitap satış sitelerinde hangi bilgileri görmek istediklerini sorduk. 

Mürsel Çavuş

Kitapçılarda bir kitabı elimize aldığımızda künyesinde veya arka kapak bilgilerinde pek çok detayı görebilmek mümkün fakat kitap alışverişinin neredeyse yüzde 65-70’inin internet ortamına kaydığı bugünlerde okurların kitap satın alırken bu sitelerden daha fazla bilgi talebi var. 

Öte yandan kitabın sadece yazardan oluştuğu mitinin de artık yıkılma vakti geldi. İçeriği yazar oluşturuyor evet ama arka planda çalışan editör, redaktör, lektör, çevirmen, çeviri editörü, son okumacı, yayıncı, pazarlamacı, sosyal medya uzmanı, halkla ilişkiler uzmanı, dağıtımcılar, kitapçılar da kitap için hayati işlevler üstleniyorlar. Dolayısıyla kitaba aylarca emeği geçen yayıncılık sektörü çalışanlarının da internet sitelerinin künyelerinde görünmesi çok kıymetli. 

Girişi yapılacak verilere nasıl karar veriliyor?

Peki neden yayıncılık sektörü çalışanlarının isimleri kitap satış sitelerinin künyelerinde yer almıyor? Bunun hem ekonomik hem hukuki hem de iş yükü boyutu var. Detayları eski bir İdefix çalışanından dinleyelim, “İdefix’te Metin Solmaz ekolü devam ederken veri tabanında çalışmıştım. Çok özen gösterilirdi çevirmen bilgisine… Bütün veri tabanı çalışanları çok uğraşır, gerekirse telefon açar ve girilen her kitap, sitede satışa açılmadan önce mutlaka ikinci bir gözün kontrolünden geçerdi. Ancak günlük girdiğiniz kitap sayısının belli bir rakamın altında kalmaması istenirdi. Bu nedenle giriş yapanlar, ‘Bir an önce gireyim, bitsin’ mantığıyla çalışmadığı takdirde yönetimle sorun yaşardı. Şirketi daha sonra D&R satın aldı. Şimdiki sistem veriyi girenin insafına kalmış gibi görünüyor. Çevirdiğim kitaplarda ismim yalnızca geçen yıl çıkanda yazıyor ama yıllar önce editörlüğünü yaptığım bazı kitaplarda ismim görünüyor. Özetle, kullandıkları sistemin, çevirmen, editör bilgisinin girilmeden kitabın satışa açılmasına onay vermemesi gerekir. 

Dünyada editörlük, yayınevinden çok daha farklı işleyen bir kurum ama bizde yazı da dil de çeviri de az gelişmiş olduğu için künyedekiler çok daha fazla emek veriyor. Bu emeği ve hakkı görünür kılmanın daha iyi bir yolu muhtemelen yok.” 

Yayıncılık sektörü çalışanları görülmek istiyor 

Türkiye Yayıncılar Birliği 2020 Yılı Kitap Pazarı Raporu verilerine göre (2021 henüz açıklanmadı) 2020 yılında 78.500 farklı başlıkta kitap basıldı. Bu da günde 215 kitabın girişinin yapılmasını gerektiriyor. Her bir kitabın editörünün, redaktörünün, çevirmeninin girilmesi bu veri girişlerini yapan kişiler için yıpratıcı olsa gerek. 

Gelgelelim internet sitelerine bu verileri sağlayan benim bildiğim tek şirket var, onlar da bu verileri yayınevlerinden gelen tanıtım bültenlerinden ediniyor. Bu bilgiler bültenlerde yoksa kitap satış sitelerine de bu veriler yansımıyor. Burada yayınevinin, tanıtım bültenlerini hazırlayan kişilerin de ihmali söz konusu olabilir. İletilen veriler internet satış sitelerinde eleniyor da olabilir. 

Sebebi her ne olursa olsun kitaba aylarca emek veren çalışanların isimlerinin bu kitap satış sitelerine girilmemesi hem yayıncılık sektörü çalışanlarını üzüyor hem de kitap satın almak isteyen kişilerin kararlarını etkiliyor. İnternette her şeyin SEO üzerinden döndüğü günümüzde zaten ne kadar fazla veri girilirse satış siteleri için o kadar yukarıda görülme ihtimali artıyor. Temennimiz bir an önce bu eksikliklerin farkına varılması ve yeni bir düzenlemeye gidilmesi.  

Kitap satış ve baskı rakamları bilmecesi

Benim ve yayıncıların pek çoğunun görmek isteyeceği en önemli verilerden bir tanesi de bir kitabın ne kadar sattığı. Ne yazık ki bu veriyi sadece Kitapyurdu paylaşıyor. Diğer siteler bu veriyi paylaşmadığı için çok satanlar listelerinin ne kadar sağlıklı listeler olduğu da tartışmaya açık.  

Bir de kitapların baskı sayısı ile ilgili bir karışıklık söz konusu. Bir kitap kapağında “10. Baskı” ibaresini görmek o kitabın kaç sattığı veya başarısı hakkında fikir vermiyor. Çünkü yayınevi ilk baskıyı 100 bin yapmış olabilir, bir başkası her baskıyı bin bin yapmış olabilir. İlk baskısı 100 bin olup, onuncu baskısında 10 bin basılmış kitapların rafta “10. Baskı” diye lanse edilmesi de okuru yanıltıyor. 

Bookinton Kitap Platformu Twitter ve Linkedin sosyal medya hesapları üzerinden okurlara kitapla ilgili hangi detayları görmek istediklerini sorduk.

Bir okur talebini dile getirirken, “Özellikle teknik veya popüler bilim kitaplarında ilk 15-20 sayfanın olması lazım. Çeviri kalitesini, içeriğin türünü vs kitap özetiyle anlamak mümkün değil,” dedi. Bir diğer okur da, “Kitapların içindekiler kısmı, baş, orta ve son kısımlarından örnek sayfalar paylaşılsa çok iyi olur,” demiş. Aslında tek tük yayınevi tadımlık adı altında bunu yapmaya başladı. Umarız bu örnekler çoğalır. 

Bir başka okur ise yaş kategorisinin doğru yapılmamasından dertli, “Çocuk kitapları adı altında çok iyi bir düzenleme yapılmadığını düşünüyorum. 0-1 yaş, 1-3 yaş gibi hatta daha detaylı olmalı. Bilişsel süreç ve dönemsel ihtiyaçlara göre örnek olarak 0-1 yaş arası bebeğe bol resimli seçenekler aramak çok zor. Yayınevlerinin hepsini kontrol ediyorum,” diyor. Yayınevleri satış kaygısı yüzünden yaş belirtmek istemiyor. “Çocukların hepsinin gelişimi aynı değil, yaş sınırı koyarsak anne babalar kitabı almaktan vazgeçebilir,” diyorlar.  Oysa kitap seçenler için ayrı bir zorluk yaratıyor bu durum.  

Pek çok okur da çevirmen isminin konmamasından dertli, özellikle iyi çeviri arayan ve çevirmen ismi üzerinden kitap satın alanlar. Son dönemlerde editörlerin sosyal medyada varlık gösterip daha görünür olmaya başlamasıyla da editör veya redaktör ismi arayanlar da artışta. 

Sosyal medya hesaplarından gelen talepler ise şu başlıklar altında toplanıyor: 

Kitapta çalışanlarla ilgili merak edilenler:
– Çevirmen, 
– Editör, 
– Redaktör,
– Son okumacı,
– Tasarımcı, 
– Kapak tasarımcısı.

Kitapla ilgili merak edilenler:
– Yazarlarla ilgili bilgiler, 
– Kaçıncı baskı ve her baskıda ne kadar basıldığı,
– Kitabın orijinal dilindeki ilk yayın tarihi,
– Çeviriyse kitabın orijinal ismi,
– Kitabın hangi dilden çevrildiği ve hangi edisyonun esas alındığı,
– Sayfa sayısı,
– Kâğıt bilgisi ve yazı tipi,
– Kelime ve cümle sayısı,
– İçindekiler ve önsöz,  
– Kitap ön izlemesi, 
– Yaş kategorizasyonu, 
– Stokta olup olmadığı,
-Kâğıt gramajı.

Diğer gündem içerikleri için tıklayın.