Georges Perec: Sözcükler Arasında Bir Hayat
Yazan: David Bellos
Düzenleyen: Yasemin Kaya
David Bellos’un kaleme aldığı ve biyografi dalında 1994 Goncourt Ödülü’ne değer görülen Georges Perec: Sözcükler Arasında Bir Hayat, Everest Yayınları’ndan Can Sezer çevirisiyle yayımlandı. Kitap, Georges Perec’i klasik biyografi kalıplarına hapsetmeden ele alarak kronolojik bir yaşam öyküsü anlatmak yerine, hayatın yazıya nasıl dönüştüğünün izini sürüyor.
Orjinal Adı: Georges Perec: A Life in Words
Orjinal Dili: İngilizce
Ülke: İngiltere
Türü: Biyografi
Yayın Tarihi: 1993
Türkçe Baskı: Şubat 2026
Okur Yaşı: Yetişkin okuyucu
Hedef Kitle: Georges Perec okurları ve biyografi seven okurlar
Editör: Biro Merve Sultan, Emre Tokcael
Kapak Tasarımı: Hamdi Akçay
Sayfa Sayısı: 816
Ebat: 13,5x21
İnceleme
Georges Perec: Sözcükler Arasında Bir Hayat’ta David Bellos, Perec’i kronolojik bir yaşam öyküsüne hapsetmeden ele alıyor; onun hayatının yazıya nasıl dönüştüğünün, yazının Perec için nasıl bir tutunma ve yeniden kurma alanı hâline geldiğinin izini sürüyor. Çocuklukta yaşanan kayıplar, savaşın ve yokluğun bıraktığı izler, hafızayla kurulan sorunlu ilişki ve gündelik olanın titizlikle kayda geçirilmesi, kitapta doğrudan bir “hayat hikâyesi” olarak değil, metinlere sinmiş izler üzerinden okunuyor. Bu yönüyle biyografi, okura Perec’i anlatmaktan çok, onun yazı evreninde dolaşma imkânı sunuyor.
Kitap, Perec’in biçimsel denemelerini -harfsiz romanlar yazması gibi- teknik bir ustalık gösterisi olarak bırakmıyor; bunu kayıp, düzen kurma arzusu ve hayatta kalma çabasıyla ilişkilendiriyor. Bilmeyenler için bir hatırlatma olarak; Perec Fransızcanın en sık kullanılan sesli harfi olan “e”yi bütünüyle dışarıda bırakarak La Disparition adlı kitabın yazarıdır. İkinci Dünya Savaşı’nda anne ve babasını kaybeden Perec, hayatındaki büyük boşluğu bu kez, kitabında bir harfi yok ederek yazıya aktarır. Ama kitaba ilişkin yorumlarda bunu hüzünle değil; keskin bir zekâ, coşkulu bir mizah ve doludizgin bir hayal gücüyle yaptığının altı çizilir. Bu radikal deney Türkçe çevirisinde de karşılık bulur. Roman, Kayboluş adıyla Cemal Yardımcı tarafından, yine “e” harfi kullanılmadan çevrilir. Türkçede bu denli merkezi bir harfi metnin dışına itmek, çeviriyi başlı başına bir edebî başarıya dönüştürür.
Georges Perec: Sözcükler Arasında Bir Hayat üzerine yapılan değerlendirmelerde, “küçük hacim-büyük kapsama alanı” dengesinin iyi tutturulduğunun altı çiziliyor. Perec gibi metnin sınırlarını zorlayan bir yazarı anlatırken hacimsel şişkinliğe düşmeden derinlik kurabilmek, kitabın en güçlü taraflarından biri olarak öne çıkarılıyor. Perec’in çağdaşlarıyla kurduğu entelektüel bağlar, OuLiPo edebiyat grubu içindeki yeri ve 1960’lar ve 70’ler Fransa’sındaki konumu, metnin arka planında sessiz ama sağlam bir çerçeve oluşturuyor. Sözcükler Arasında Bir Hayat, okuyucusuna Perec’i yeniden okuma isteği uyandıran, merakı canlı tutan bir okuma vadediyor.
Arka Kapaktan
David Bellos’un Goncourt Ödüllü kitabı, Georges Perec: Sözcükler Arasında Bir Hayat, romancı, denemeci, şair, senarist, OuLiPo edebiyat grubunun en önemli üyelerinden Georges Perec’in hayatına dair en kapsamlı kaynak. Bellos, daha önce yayımlanmamış belgeler ve ilk elden röportajların ışığında yazarın çocukluğuna, kendine özgü üslubuna giden dolambaçlı yola, OuLiPo grubu etrafındaki Paris edebiyat sahnesine, arkadaşlıklarına, aşklarına, Yaşam Kullanım Kılavuzu’nun olağanüstü başarısına ve nihayetinde kısa bir hastalığın ardından erken yaşta ölümüne odaklanıyor. Bu kitap, yalnızca bir biyografi değil; Perec’in karmaşık zihnini ve edebiyat dünyasına yaptığı yenilikçi katkıları anlamak için bir rehber.
Italo Calvino’nun “öyle kendine özgü bir edebi kişilik ki hiçbir şekilde başka birine benzemiyor,” diyerek andığı Georges Perec’i ve onun edebi mirasını keşfetmek isteyen herkes için eşsiz bir eser.
“Muazzam, neşeli, tek kelimeyle aydınlatıcı. Yalnızca Perec’in değil, aynı zamanda altmışlar ve yetmişlerdeki Paris entelektüel hayatının mekanizmalarının, entrikalarının, tutkularının ve komedilerinin de son derece insani, canlı olduğu kadar karmaşık bir portresini ortaya koyuyor.” Richard Eder – Los Angeles Times
“David Bellos, kesinlikle bu iş için doğru kişi. Joyce’un izleri bile bu denli kapsamlı belgelenmemiştir.” Peter Lennon – The Guardian
David Bellos Kimdir?
1945’te doğdu. Princeton Üniversitesi Fransızca Bölümü’nde öğretim üyeliği yaptı. Georges Perec hakkında yazdığı kitapla biyografi dalında 1994 Goncourt Ödülü’nü kazandı. Perec’in Yaşam Kullanma Kılavuzu (bu çevirisiyle IBM-Fransa Ödülü’nü kazandı), Şeyler: 60’lı Yılların Bir Hikâyesi, W ya da Bir Çocukluk Hatırası ve “53 Gün” adlı eserlerini İngilizceye çevirdi. Perec’in yanı sıra Romain Gary, Ismail Kadare ve Georges Simenon’un eserlerinin çevirmenliğini üstlendi. Honoré de Balzac üzerine üç kitap yayımladı. Jacques Tati biyografisi 1999 yılında, Romain Gary biyografisi ise 2010 yılında yayımlandı. 2025’te hayatını kaybetti.
Kaynak: EdebiyatHaber
Georges Perec Kimdir?
1936’da doğdu. Polonya asıllı Yahudi bir ailenin oğluydu. Babasını İkinci Dünya Savaşı sırasında kaybetti ve bir süre Nazi işgali altındaki Paris’te yaşadı. Grenoble’da halasının yanında kalırken annesi Auschwitz’e gönderildi ve orada öldü. Sorbonne’da tarih ve sosyoloji okudu ama derecesini tamamlamadı. 1958’den neredeyse ölümüne kadar Saint-Antoine Hastanesi’nin araştırma kütüphanesinin arşiv bölümünde çalıştı. Perec, edebiyat dünyasına Şeyler (1965) adlı kitabıyla girdi; Renaudot Ödülü’nü kazanan kitap 100 bin adet sattı. İki yıl sonra Ouvroir de Littérature Potentielle (OuLiPo – Potansiyel Edebiyat Atölyesi) üyelerinden biri oldu. Edebiyatın biçimsel sınırlarını sınayan bu akım palindromlar, anagramlar ve kelime oyunlarıyla yazınsal deneyler gerçekleştiriyordu. Belli bir harfin ya da harflerin kullanılmadığı lipogram tekniğiyle içinde “e” harfinin hiç geçmediği Kayboluş adlı bir roman yazan Perec’in bu “deney”i yayımlandığı günden bu yana tartışılmıştır. 1975’te kurguyla anıyı birleştiren bir Holokost metni olan W ya da Bir Çocukluk Hatırası’nı yazdı. 1978’de yayımladığı Yaşam Kullanma Kılavuzu eleştirmenlerce “Joyce, Proust, Mann, Kafka ve Nabokov’la aynı klasmanda” kabul edildi; roman prestijli Médicis Ödülü’ne layık görüldü ve Goncourt Ödülü adayı oldu. Yazarlığının yanı sıra sinemacılık yaptı, Le Point gazetesine kare bulmacalar hazırladı. Italo Calvino’nun deyimiyle “başka kimseye benzemeyecek derecede özgün bir edebi kişilik” olan Perec, Mart 1982’de öldü, adı aynı yıl bir asteroide (no. 2817) verildi.
Kaynak: Can Yayınları
Yeni çıkan kitap tanıtımlarını incelemek için tıklayın.












Yorumlar
Henüz Bir Yorum Yok