James
Yazan: Percival Everett
Düzenleyen: Utku Özer
Mark Twain’in klasikleşmiş eseri Huckleberry Finn’in Maceraları bu kez Jim’in gözünden anlatılıyor. Percival Everett’ın Pulitzer ödüllü romanı James, Elif Nihan Akbaş’ın çevirisiyle Nemesis Kitap tarafından yayımlandı.
Orjinal Adı: James
Orjinal Dili: İngilizce
Ülke: Amerika Birleşik Devletleri
Türü: Kurgu
Yayın Tarihi: Mart 2024
Türkçe Baskı: Haziran 2026
Editör: Serap Çakır Özcan
Sayfa Sayısı: 320
Çevirmen: Elif Nihan Akbaş
Ebat: 20x15
İnceleme
Percival Everett, James’te Amerikan edebiyatının en çok tartışılan klasiklerinden Huckleberry Finn’in Maceralarını köle Jim’in bakış açısından yeniden anlatıyor. Twain’in romanında Huck’la birlikte Mississippi Nehri boyunca kaçan Jim, bu kez hikâyenin kenarında kalan bir figür değil; kendi korkuları, sevgisi, öfkesi ve hayatta kalma stratejileriyle romanın merkezinde yer alıyor.
Jim, New Orleans’a satılacağını ve karısından, kızından sonsuza dek ayrılacağını öğrendiğinde kaçar. Aynı sırada Huck, şiddet uygulayan babasından kurtulmak için kendi ölümünü kurgulamıştır. Böylece Amerikan edebiyatının en bilinen yolculuklarından biri yeniden başlar: Mississippi üzerinde, özgür eyaletler vaadine doğru ilerleyen ama her an tehlikelerle karşılaşılabilecek bir kaçış.
James, hem macera romanının temposunu hem de sert bir tarihsel yüzleşmeyi bir araya getiriyor. Mizah, ironi ve gerilim iç içe geçerken Everett, kölelik düzeninin insanlık dışı yapısını doğrudan gözler önüne seriyor. Jim’in özgürlük arayışı yalnızca fiziksel bir kaçış değil, kendi adını, kimliğini ve insanlığını geri alma mücadelesidir.
Roman, Mark Twain’in metniyle açık bir diyalog kurarken kendi başına da güçlü bir edebi yapı kuruyor. James, klasik bir hikâyeyi ters yüz etmekle yetinmeyerek o hikâyede sesi bastırılmış bir karaktere derinlik kazandırıyor. Bu yönüyle hem Amerikan edebiyatının geçmişine hem de bugün hâlâ süren dil, ırk ve temsil tartışmalarına cesur bir katkı sunuyor.
Dwight Garner’ın sözleriyle “son derece güçlü bir hayal gücüyle yaratılmış, capcanlı bir insan portresi” olan James, Percival Everett’ın keskin mizahını, politik zekâsını ve edebi cesaretini bir araya getiren büyük bir roman.
James, yayımlandığı günden itibaren önemli edebiyat ödüllerinde de başarı kazandı. Roman 2024’te Booker Ödülü finalisti oldu, Foyles Book of the Year ve Orwell Prize kısa listelerine girdi. Aynı yıl Kirkus Prize for Fiction ile National Book Award for Fiction ödüllerini kazandı. 2025’te ise Aspen Words Literary Prize ve PEN/Faulkner Award for Fiction finalistleri arasında yer aldı; Audie Award for Literary Fiction or Classics ödülünü ve Pulitzer Prize for Fiction’ı kazandı.
Kitaptan Bir Bölüm
Mısır ekmeği ince bir havluya sarılıydı ve sıcak olduğundan tuttuğum elimi habire değiştirmek zorunda kalıyordum. Aç olduğum için tadına bakmayı düşündüm ama ilk lokmaları Sadie ile Elizabeth’in almasını istiyordum. Kapıdan içeri adım attığım anda Lizzie tazı gibi havayı koklaya koklaya bana koştu.
“Bu ne kokusu?” diye sordu.
“Şu mısır ekmeğidir herhalde,” dedim. “Bayan Watson annenin özel tarifini kullanmış ve hakikaten güzel kokuyor. Yalnız, birkaç değişiklik yaptığını bildirdi.”
Sadie yanıma geldi ve dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Yüzümü okşadı. Kendisi yumuşaktı, dudakları yumuşaktı ama tarlada çalışmaktan elleri benimkiler kadar pürüzlüydü; gerçi yine de nazikti.
“Bu havluyu yarın mutlaka kendisine geri götüreyim. Beyazlar böyle şeyleri hiç unutmuyor. Yemin ederim, her gün havlu, kaşık, fincan filan saymaya özel vakit ayırıyorlar sanki.”
“Tam manasıyla doğru. Hani bir keresinde tırmığı kulübeye geri koymayı unutmuştum, hatırlıyor musun?”
Sadie mısır ekmeğini bizim için masa vazifesi gören kütüğün üstüne –gerçek bir ağaç kütüğüydü– koydu. Dilimledi. Lizzie’yle bana pay etti. Ben bir ısırık aldım, Lizzie de aldı. Birbirimize baktık.
“Ama çok güzel kokuyor,” dedi çocuk.
Sadie incecik bir parça kesip ağzına attı. “Şu kadının yemek yapamamak gibi bir yeteneği olduğuna yemin ederim.”
“Yemek zorunda mıyım?” diye sordu Lizzie.
“Hayır, değilsin,” dedi Sadie.
“Peki sana sorarsa ne diyeceksin?” diye sordum.
Lizzie boğazını temizledi. “Bayan Watson, bu öle bi mısirekmek ki ben böylesin’ hiç yememiştim.”
“Ekmeğin sonuna bir de “-dir” ekle,” dedim. “Yanlışın doğrusu o olur.”
“Bu öle bi mısirekmekdir ki ben böylesin’ hiç yemedim,” dedi.
“Çok iyi,” dedim.
Kulübemizin kapısında Albert göründü. “James, dışarı geliyor musun?”
“Hemen geliyorum. Sadie, sakıncası var mı?”
“Git hadi,” dedi.
Percival Everett Kimdir?
Percival Everett, 1956 yılında Amerika’da doğdu. Güney California Üniversitesi’nde İngilizce profesörü olarak görev yapan Everett, çağdaş Amerikan edebiyatının en üretken ve en deneysel yazarlarından biri kabul ediliyor. Roman, öykü, şiir, western, polisiye, hiciv ve felsefi kurgu gibi farklı türlerde eserler veriyor. Everett, özellikle ırk, kimlik, dil ve Amerikan kültürü üzerine kurduğu keskin ve çoğu zaman ironik anlatılarıyla tanınıyor. Ağaçlar adlı romanı 2022 Booker Ödülü kısa listesine giren Everett en büyük edebi başarısını James ile yakaladı.
James by Percival Everett review – a gripping reimagining of Huckleberry Finn
Huck Finn’ Is a Masterpiece. This Retelling Just Might Be, Too.
Yeni çıkan kitap tanıtımlarını incelemek için tıklayın.












Yorumlar
Henüz Bir Yorum Yok