2021 yılında “Ruha kapı açan kitaplar” mottosuyla yola çıkan Serenad Yayınları’nın kurucularından Nabi Resuloğlu ile kitabın okur üzerindeki gücü, doğru kitabı seçmenin önemi ve ülkemizde yayıncılık hakkında konuştuk.

Gonca Gül Kurtulmuş

Serenad, yayın dünyasına gözlerini daha yeni açmış bir yayınevi. 2021 yılında ‘Ruha kapı açan kitaplar’ mottosuyla Özgür Güvenç, Ömer Yenici, Özgür Bacaksız ve Nabi Resuloğlu tarafından kurulan Serenad Yayınları, Bırakmak, Öfke Terbiyesi, Her Şeyi Düşünme, Seneca ile Kahvaltı gibi kurgu dışı ve kişisel gelişim odaklı kitaplar yayınladı. Kurgu olarak da yeni yayımlanan kitapların her yaştan insanın hayatına nasıl büyüleyici bir şekilde dokunduğunu konu alan Okuma Listesi kitabını yayımladılar. İnsan ruhunun derinliklerini keşfetmeyi hedefleyen yayınevinin kurucularıyla ülkemizde yayıncılık, kişisel gelişim kitapları ve kitap seçimlerini konuştuk. 

Serenad Yayınları yayın hayatına yeni başladı. Neden yeni bir yayınevi kurmak istediniz?

Ülkemizdeki psikoloji ve kişisel gelişim alanında yayımlanan kitapların, basım rakamları ve içerik çeşitliliği açısından bizimle benzer okur profiline sahip ülkelere kıyasla yetersiz olduğunu gözlemliyoruz. Yayımlanan çoğu kitap her ne kadar kıymetli bilgiler içeriyor olsa da özellikle popüler psikoloji alanı için güncelliğini ve geçerliliğini ne yazık ki hızla kaybediyor.  

Yayıncılık hayatına adım atarken henüz Türk okuruna tanıtılmamış popüler psikoloji ve kişisel gelişim alanlarındaki yeni yaklaşımları, akademik üsluptan uzak ve fayda sağlayabilecek içeriklerle öncelemekti. Bu şekilde seçtiğimiz kitaplarla okuyucunun gözünde kendine özgün bir yer edinen ve niteliğine güven duyulan bir yayınevi olmak istedik. 

Yayınevinizin ilk iki kitabı kişisel gelişim ve psikoloji alanında. Kurgu da yayımlıyorsunuz. Yayınevinize kitap seçerken öncelikleriniz neler? İleride yayınevinizde çocuk edebiyatı, bilim kurgu gibi farklı tür kitapları da görecek miyiz?

Gerek kurgu gerek kurgu dışı kitapları seçerken önceliğimiz okuyucu kitlemiz. Aslında hangi alanda kitap yayımlarsak yayımlayalım temel meselemiz insanı anlamak, insanı okumak ve insana fayda sağlamak. Bu bağlamda biz de seçtiğimiz kitapların insana dair bir meselesi olmasına ve okuma deneyimi boyunca kişiyi, alışık olduğu penceresinin önünden alıp, ona başka bir pencerenin karşısında yeni bir manzarayı seyretme tecrübesini yaşatacak nitelikte olmasına önem veriyoruz.

Yakın zamanda ilk romanımız olan Okuma Listesi rafta yerini aldı. Bu kitaptaki dede ve torun birbirleriyle ve kendileriyle kitapları araç kılarak iletişim kuruyor. Bunun üzerinden insana ait duyguların, yorgunlukların, umutların dünyanın neresinde olursak olalım aynı olduğunu hissettiriyor. Çok sıcak bir hikâyeyi okuyucuyla buluşturmuş olduk.

Yakın zamanda, “baba olma” şapkası altında varoluş kaygılarının tartışıldığı ilk uzun hikâyemiz rafta olacak. 

Belirttiğim gibi insana fayda sağlayacak her alanda, nitelikli eserleri okuyucuyla buluşturarak devam edeceğiz.

Serenad’ın yayıncılık sektöründe yaratmak istediği değişimi nasıl tanımlarsınız?

Kitap yayıncılığında merkezinize her zaman insana dair bir durum ya da duyguyu alırsınız. Günümüzde bizlere sürekli geride kalmışız gibi hissettiren ve ne kadar sadık bir okuyucu olursanız olun hep bir şeyleri eksik bırakmışız korkusu duyumsatan bir kitap bolluğu var. Nicelikte sonsuza eş gibi duran bu bollukta değinilmemiş insanlık hâli kalmadı.  Ayırt edici olan ise üslup. Aynı konuda yazılan iki kitaptan biri üslup bakımından çok yüzeysel kalabilir ve bu nedenle okuyucuya yeterince temas edemeyebilirsiniz; diğeri ise okuyucunun boğulacağı bir derinlikte olup, onunla bağ kuramadan korkutup okuru kaçırabilir. 

Bizim yapmak istediğimiz yüzeyde olanla derinde olmak arasındaki dengeyi kurarak herkesin söylediği ve dünya var oldukça söylenmeye devam edecek insanlık hâllerini nitelikli bir içerik ve üslupla kuran kitapları okuyucuyla buluşturmak.

Yayınevlerinin malum fiyat artışlarından en mustarip iş dallarından biri olduğu artık herkes tarafından biliniyor. Ancak kitaplar hayatımızın vazgeçilmezi. Siz bu zorluklara rağmen bu serüvene atılmak için gerekli cesareti hangi motivasyon kaynaklarından buldunuz?

Zor zamanların daha da güçlenerek devam etmek için bir fırsat olduğuna inanıyoruz. Hem bizim hem de okuyucularımızın iyi kitaplarla buluştuğunu hissetmek bize devam etme motivasyonu sağlıyor. Her yayınevi, çağının insanları ve sonraki nesiller için eşsiz bir kütüphanedir aslında. Biz de kendi kütüphanemizi kurma yolculuğunun başındayız ve bu inançla yolumuza devam ediyoruz. 

Yayınladığınız kitaplar için e-kitap ve sesli kitap projeleriniz var mı?

Şu an için böyle bir planımız yok ancak ileride tabi ki çağın gerektirdikleri ve okuyucunun ihtiyaçları doğrultusunda bizim de gündemimizde e-kitap ve sesli kitap üzerine projeler olabilir. 

Diğer Yayınevi röportajlarını okumak için tıklayın.