Dostlar, Romalılar! Benim gibi zincir kitabevi mağazalarını gezmekten hoşlanmıyorsanız size şahane bir kitabevi tavsiyesi ile geldim. 2012 yılında hayatına yayınevi olarak başlamış olan Flaneur’ün Kadıköy Yeldeğirmeni’nde mutlaka görmenizi tavsiye ettiğim bir kitabevi mevcut.

Bilgen Ülgen

Flaneur Kitabevi, yeraltı çizgilerinden biyografilere, sürreel çalışmalardan edebiyata ve artık imzası hâline gelen limitli edisyonlar, orijinal defter, fanzin ve t-shirt tasarımlara kadar pek çok farklı ürünü bulabileceğiniz büyülü bir yer. Uzun zamandır tanıdığım ve yaptıkları işlerin hayranı olduğum yayınevinin ortaklarından Burak Türker İnandı ile konuştum. Buyurun dost sohbetine…

Selam, Türker. En baştan başlamak isterim. Nasıl girdin bu işlere? Hayalin bu işi yapmak mıydı?

Aslında çizgi romana ve edebiyata olan tutkum yüzünden geldik buralara diyebilirim. Tabi elde olmayan şartların da etkisi var. Hep kendi işini yapmak isteyen biriydim ve kendi açımdan en iyi bildiğim konuyu işim yapmak istedim.

Çizgi roman ile ne zaman tanıştın? İlk okuduğun çizgi romanı hatırlıyor musun?

Çizgi romanla büyük biraderim aynı zamanda Flaneur’ün kurucusu Servet İnandı sayesinde tanıştım. Onun da tanışması babamızın evdeki kitaplığa çizgi romanları dâhil etmesiyle başlamış. İlk okuduğum çizgi roman Red Kit.

Flaneur ne demek bize biraz bahseder misin? Neden yayınevinin ve sonrasında kitabevinin adı oldu? 

Walter Benjamin’in Flaneur kavramından etkilendik diyebilirim. Fransızca’da “avare gezinen” anlamını taşıyor sözcük. Benjamin’de temel kavram niteliğindedir ve yaya dolaşırken, aynı zamanda çevre izlenimleriyle düşünce üreten kişi anlamında kullanılmıştır. Flaneur’ü avareden ayıran en belirleyici özellik ise çevresini izlemek, gözlemlemektir. Ama bu gözleyiş boş bir bakınma değil. Flaneur gezip bakınırken düşünür, düşünce üretir. Kitabevimizin isminin başka bir şey olması düşünülemezdi.

Ülkemizde yayınevi sahibi olmak yeterince zor iken siz bir de kitapçı açarak bu zorluğu resmen taçlandırdınız diyebiliriz. Kitapçı açarken motivasyonun neydi? 

Okurlarımızla organik bağımızın olmasını istedik. Flanuer kitaplığı oluşturabileceğimiz, çizgi roman ve edebiyat severlerle keyifli sohbetler yapabileceğimiz fiziki bir mekân fikri uzun bir süredir hayata geçirmek istediğimiz bir şeydi. Ve sonunda 2018 yılında Yeldeğirmeni Mahallesi’nde butik, bağımsız, kutu gibi bir kitabevimiz oldu.

Şu an en çok hangi konuda zorlanıyorsunuz? Kitabı basmak mı daha zor yoksa satmak mı?

Bu ekonomik koşullarda kitap basmak da satmak da inanılmaz zor artık. Kâğıt fiyatının dünya genelindeki yükselişi ve ülkemizdeki ciddi kur farkı hesaplarımızı alt-üst ediyor doğrusu. Yayımcı, matbaa ve okur herkes ne yazık ki bundan olumsuz olarak etkileniyor.

Raflarda neler var, sizin dükkânda en çok neler satılıyor?

Çizgi roman, sanat, felsefe, bilim, tarih, psikoloji, sosyoloji, mitoloji, edebiyat, şiir, inceleme başlıkları altında topladığımız ve tek tek seçerek raflarımızda yer verdiğimiz rafine bir kitaplığımız var. Tamamen bağımsız bir kitabeviyiz ve daha çok bağımsız, butik yayınevine yer vermeye çalışıyoruz. Kitabın çok satıyor ya da satacak olması bizim için yeterli kriter değil. Ağırlıklı olarak çizgi roman, sanat, felsefe, bilim ve edebiyat satışının olduğunu söyleyebilirim.

Bizi Flaneur Yayınları’ndan neler bekliyor, neler çıkacak yeni?

Çok yakın zamanda sadece 333 adet basılan Reinhard Kleist tarafından çizilen Nick Cave and The Bad Seeds Art Book ve bu kitap için aynı sayıda üretilmiş ve içinde Deanna ve The Mercy Seat şarkılarının olduğu 45’lik plağın bir arada olduğu çok özel bir edisyon satışa çıktı. Okurlarımızın heyecanla beklediği ve sıklıkla sorduğu Gibrat kitapları, Van Gogh, Magritte, İbni Batuta Seyahatnamesi, My Favorite Thing Is Monsters, Sofi’nin Baladı, Hayatımın Kadınısın, Perine Tekniği sıradakilerin bazıları…

Son olarak 5 tane çizgi roman önermeni istesek bunlar hangileri olurdu?

Flaneur kitaplığındaki her kitabın yeri ayrı, hepsinin bambaşka bir hikâyesi var. Cehennemden Gelen, Habibi, Blazing Combat, Caravaggio, Sharaz-de, Nick Cave and The Bad Seeds, Johnny Cash, Kana Diz Kana… Sıraya koymak çok zor o yüzden yayımladıklarımızı dâhil etmiyorum?

Diğer Türkçe olarak yayımlanmış çizgi romanlar ise Maus, Gazze’nin Dip Notları, Brooklyn Düşleri, Sıradan Zaferler ve Güngezgini beşlisini önerirken listeye dâhil edemediğim ve çok sevdiğim diğer çizgi romanlar için de üzgün olduğumu söylemeden geçmeyeyim. Hangisini söylesem diğerinin hatırı kalıyor.

Burak Türker İnandı kimdir?

36 yaşında. Üniversitede mühendislik eğitimi almış sonrasında ise fotoğrafçılık ile ilgilenmiş. Sinema ve müzik eserleri satışı yapan bir iş yeri açıp işletmiş. Şimdi ise Flaneur Yayınevini ve kitapçısını abisi ile birlikte yaşatıyor. 

Diğer Yayınevi röportajlarını okumak için tıklayın.