Dünya Döner Renkler Kalır – Belgin Bıyıkoğlu

(1 Yorum)
İnceleme Editörü: Begüm Saracel

Belgin Bıyıkoğlu’nun Destek Yayınları tarafından yayımlanan Dünya Döner Renkler Kalır adlı romanı 77. Yunus Nadi Roman Dalı Ödülü’nün sahibi olurken gerçekle kurgunun iç içe geçtiği akıcı bir anlatımla okurlara geçmişe ve geleceğe dönük çarpıcı bir hikâye sunuyor.

Sitede Yayınlanma Tarihi: 18 Kasım 2022

Ülke: Türkiye

Türü: Kurgu - Roman

Okur Yaşı: Genel Yetişkin Okur Kitlesi

Hedef Kitle: Metaforları ve roman okumayı sevenler.

Sayfa Sayısı: 496 sayfa

İmla: ☺️

Ebat: 13,5 x 19,5 cm

Kategoriler:

İnceleme

Yazarın hayatından izler taşıyan Dünya Döner Renkler Kalır hem kurgu yönüyle hem de karakterler açısından oldukça yoğun bir anlatım. Karakter çokluğuna rağmen Bıyıkoğlu, olayları üç ana karakter olan Cahide, Fikret ve Feride çevresinde şekillendirip onların anlatımıyla okurlara sunuyor; tabii ki, kitabın gölge karakteri Sabite Hanım ve arkasında bıraktığı defteri eşliğinde.

Cahide’nin gördüğü bir rüyayla başlayan roman hem karakterleri hem de okurları kimi zaman mekânlar arasında kimi zaman geçmişle gelecek arasında rengârenk yolculuklara çıkarıyor. Bu yolculuklar esnasında okurlar, bir yandan doğanın sunduğu güzellikler karşısında büyülenirken bir yandan da sevginin her çeşidiyle harmanlanmış bu hikâyenin karakterlerinin hem kendileriyle hem de çevresindekilerle yüzleşmeleri sonucu nasıl değiştiklerine tanık oluyor.

Kurgu, günümüz sorunlarından biri olan çevre sorunu üzerine kuruluyor. Çanakkale’ye köprü yapılacağı haberinin yayılmasıyla birlikte özel şirketlerin harekete geçip civardaki arazileri toplama yarışına girmesiyle başlıyor. Miras olarak kalmış bu arazinin ortaya çıkışı ve organik tarım yapmak için ülkeye geri dönmek isteyen Derin’in isteği eş zamanlı olunca da arazi satışından vazgeçerek doğa katline karşı verilen mücadelenin ilk adımları atılıyor. Bir anda bütün aileyi bir araya getiren bu mücadele ruhu eskiden yapılan hataları, saklanan sırları, vefasızlıkları temize çekerek her şeyin yeniden yazılmasına neden oluyor.

Kitabın girişinde yer alan Sabahattin Ali’nin İçimizdeki Şeytan romanından “Bu hayatın bir manası olmak icap ederdi. İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birisini alıp yatmak için gelmiş olamazdı. Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı.” Cümlesinin alıntılanması, okuyucuya elinde insanlık ve gelecek için verilen bir çevre mücadelesinin dolu dolu anlatılacağının haberini daha en başından veriyor.

Diğer bir yandan da üç ana karakter başta olmak üzere neredeyse bütün karakterlerin hayatlarında büyük değişimlere yol açan eski defterlerin açılması da okura, geçmişten gelen acılar ve sırlar eşliğinde aşkı, aile olmayı ve dostluğu sorgulayan birçok farklı ses sunuyor.

Acı çikolatanın damakta bıraktığı haz gibi bir okuma…

Kitap, doğa katliamına karşı verilen mücadele üzerinden şekilleniyor. Buna rağmen üç ana karakter anlatımıyla her yaşta olan aşkları, başarısız evlilikleri, aile ilişkilerini, dostlukları, kardeşliği, yarım kalmış ilişkileri, intikamları, anneliği, pişmanlıkları, yıllarca bir sırrın esareti altında yaşamanın zorluğunu ve en çok da her yaşın bir dönüm noktası olabileceğini vurguluyor. Bunlarla birlikte aslında hayatta geç kalınmışlık diye bir şeyin olmadığını okurun gözleri önünden sanki kendi hayatlarını izliyorlarmış gibi geçirtiyor.

Hayatın içine akıp karışacak olan bu olaylar gösterişsiz akıcılığın getirdiği bir sadelikle okurların hayatlarına sızarken kitabın adından yola çıkarak Dünya nasıl dönüyorsa her bir karakterin hayatı da öyle dönerek arkalarında birçok rengi bırakıyor ve önlerine çıkan birçok farklı rengi de öyle kucaklıyor. Tıpkı acı çikolatanın damakta bıraktığı haz gibi… Acıyla tatlının zıtlığı içinde yakalanan o eşsiz uyum gibi o kadar acının, hüznün ve kimsesizliğin içinde yakalanan mutluluk…

Kızını kaybetmiş bir anneye uzanan sımsıcak bir el, sevdiği adamın kurduğu hayalinin bir anda kendi gerçeğine dönüşmesinin getirdiği yol ayrımı, yıllar sonra açıklanan gerçeklerin getirdiği ferahlık, içindeki huzurun ansızın bir gümbürtüye dönüşmesi ve daha niceleriyle hepsinin sonunda kalan o renkler…

Kısaca, her yaştan okurun damağında farklı bir tat, hayatında farklı bir renk bırakacak acı çikolata tadında bir yaşanmışlıklar silsilesi…

Birbirine karışmış renkler gibiyiz…

Renklerle dolu bu anlatımı soluksuz okurken renklerin hayatımızdaki yerleri, hangi rengin bize ne çağrıştırdığı, bu kadar rengin içinden sadece tek bir renk mi olduğumuz hakkında birçok soru beliriveriyor akıllarda.

Hepimiz birer beyaz tablo gibiyiz aslında. O tabloyu hangi renklerle boyayacağımız ise dönen hayatlarımızın önümüze getirdiklerine bağlı olarak değişse de aslında hepimiz elimizde aynı renkleri tutuyoruz. Tek fark ise o renkleri ne zaman hangi fırça darbesiyle nasıl bir şiddette o tabloya savuracağımız oluyor.

Bazen hayatın köşesinde kalmayı seçerek hiçbir yerine dokunmadan o bembeyaz tabloyu olduğu gibi bırakmayı seçiyoruz bazen öyle bir an geliyor ki bütün yaşanmışlıkları silmek için bir kova siyah boyayı bir anda çarpıveriyoruz bazense geçmişten gelen birine izin veriyoruz küçük fırça darbeleriyle tablomuza kendi renklerini katması için…

Zaman geçiyor, yelkovan akrebi kovalıyor ve sonunda hepimiz mutlaka her rengin bir tonunu taşıyan kat kat boyanmış bir tabloya dönüşüyoruz. Sadece kimimizin sarı hüznünün üstü mor bir öfkeyle kaplı oluyorken kimimizin ki yeşil bir huzurla örtülmüş oluyor. Hikâyelerimiz farklı olsa da bıraktığı izler belki de bu sebepten dolayı aynı oluyor. O yüzden belki duyduğumuz her hikâye bize bir parça da olsa tanıdık gelip bizi alıp bir yerlere götürüyor; tıpkı Feride’nin Rüya’nın anlattıklarında kendini bulması gibi…

“Hayat ne tuhaf, daha neredeyse bir hafta öncesine kadar tanımadığım birisinin öyküsünü dinliyorum, onu dinlerken de kendi geçmişime yolculuk yapıyorum.”

İşte, sayfalar çevrildikçe  karakterlerin tablolarını doğa mucizesi o renklerle bazen nasıl boyadıklarına bazen de özlem duydukları eski renklerine kavuşmak için nasıl kazıdıklarına tanık oluyoruz.

Kısaca, birbirine karışmış renklerin nasıl farklı hikâyeler yazabileceğinin yanıtı bu kitap.

İlkokulu İstanbul ve Çardakta okuyup ardından Çardak Ortaokulu ve Lâpseki Lisesini bitirdi. Ege Üniversitesi, Gazetecilik ve Halkla ilişkiler Yüksek Okuluna bir sene devam ettikten sonra aynı üniversitenin Fen Fakültesi Mikrobiyoloji Bölümü’nden 1981 yılında mezun oldu. 1981den 2015 yılına kadar ilaç sektöründe orta kademe yöneticilik yaptı.

2008-2018 yılları arasında çeşitli dönemlerde Jale Sancak’ın öykü ve roman atölyelerine devam etti. O yıllarda; öykülerinden bazıları Varlık, Ekin Sanat ve Galapera Fanzinde yayımlandı. 2019 yılında İthaki Akademi tarafından verilen editörlük eğitimini, 2020 yılında Mario Levi İleri Düzeyde Yazarlık Atölyesini, 2021 yılında da MasterCamp Yazarlık Akademisini tamamladı.

2018 yılı nisan ayında ilk öykü kitabı Hadi Gülümse Sinopsis Yayınları tarafından basıldı. 2019 yılından beri Kirpi Edebiyat Sanat Dergisi, Panzehir Dergi, Eskişehir Sanat Dergisi gibi dergilerde öyküleri yayımlanmaktadır. 2020 yılında 21 Kadın 21 Öykü kitap seçkisinde; Mazi Kalbimde Yaradır” isimli öyküsüyle, 2021 yılında Destek Yayınları tarafından hazırlanıp basılan Gücüne Gelsin ortak öykü kitabında da Annemin Gözleri” isimli öyküsüyle yer aldı.

Lise yıllarından beri sürdürdüğü yağlı boya resim çalışmalarını; 2000-2002 yılları arasında İstasyon Sanat Akademisinde resim ve sanat eğitimi, 2003-2007 yılları arasında da ressam Feyyaz İnanç Atölyesinde resim dersleri alarak geliştirdi. 2001-2021 yılları arasında çeşitli ortak sergilere katıldı. Resim yapmaya evinde çalışarak devam ediyor.

Belgin Bıyıkoğlu 1988 yılından beri evli ve iki yetişkin çocuk sahibidir.

Buraya tıklayarak Belgin Bıyıkoğlu ile yaptığımız röportajı okuyabilirsiniz.

Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.

Yorumlar (1)

Dünya Döner Renkler Kalır – Belgin Bıyıkoğlu için 1 değerlendirme.

  1. Günnur Aksakal Baykan

    İnceleme sonrasında yazar ile yapılan röportajı da okudum. Bir yazarı ve eserini her yönüyle ele almanız çok yararlı. Teşekkürler.

Ortalama Puan

5.00

1 Yorum
5 Yıldız
100%
4 Yıldız
0%
3 Yıldız
0%
2 Yıldız
0%
1 Yıldız
0%
Yorum Yaz