Pürdikkat Odaklanma Becerisini Nasıl Yitirdik, Nasıl Geri Kazanabiliriz?

Kitap Yazarı:
Yayınevi:

Yazan: Burcu Gebeş

Dürüst olun. İşinin başına geçer geçmez tam olarak odaklanabilen kaç kişiyiz? Şahsen ben odaklanamıyorum. Ama bu beceriyi elde edebilmek için muhteşem stratejilerle dolu bir kitap önermek istiyorum: Pürdikkat!

Sitede Yayınlanma Tarihi: 12 Ocak 2022

Ülke: İngiltere

Türü: Kurgu Dışı

Okur Yaşı: Genel okur kitlesi

Hedef Kitle: Odaklanma sorunu yaşayanlar, çalışma stili geliştirmek isteyenler

Sayfa Sayısı: 224 sayfa

Çevirmen: Onur Öztürk

Çeviri: ☺️

İmla: ☺️

Ebat: 14 x 21 cm

İnceleme

Zihnini toparlayamayan kişi sayısının çok fazla olduğunu gözlemliyorum. Cal Newport da böyle düşünüyor olacak ki “Pürdikkat – Odaklanma Becerisini Nasıl Yitirdik, Nasıl Geri Kazanabiliriz?” kitabını yazmış ve kendi deneyimlerinin de olduğu harika bir kitap hazırlamış. Kitap çıktığında oldukça ses getirmiş. Hatta geçtiğimiz sene kaybettiğimiz psikolog ve akademisyen Doğan Cüceloğlu da kitabı sosyal medyasında önermiş.  Bookinton kitap yorumları bölümünde bu kitabın detaylarını inceleyeceğiz.

Kitapta hoşuma giden ilk şey hemen her kesimden insana dair örnekler vermesiydi.  Newport kitabında ünlü bir yazardan çalışkan bir akademisyene, zengin bir bilişimciden yaratıcı bir yatırımcıya kadar farklı mesleklerden insanların hatalarına ve doğrularına yer vermiş.

Böylece kitap her meslek grubundan odaklanma sorunu yaşayanlara özel bir formülü içinde bulunduracak kadar kapsamlı bir rehber olmuş.

Kitabı Onur Öztürk çevirmiş, çevirisini çok sevdiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Metropolis Yayınları yazı dilinin son derece akıcı ve anlaşılır olmasını sağlamış.

Birinci bölümde pürdikkat çalışma nedir, ne işe yarar gibi sorular cevaplanıyor. Eskiden daha dikkatli ve odaklı olduğumuz, hem teknolojinin hem de sosyal medyanın hayatımıza yerleşmesiyle zihnimizin nasıl dağıldığı bilimsel kanıtlarla anlatılıyor.

Newport odaklanamama sorununun herkeste olabileceğini ve birçok kişinin zorlanabileceğini düşünüyor; fakat özellikle zihin işçilerinin bu konuda çok daha fazla zorlandığına dikkat çekiyor. Ben de bir zihin emekçisi olarak dikkatimi işime veremezsem nasıl çalışırım, nasıl araştırma yaparım, diye çok düşündüm. Emin olun kitabı okudukça bu konuya daha çok takılıyorsunuz. Çünkü mesleğinde vasat biri hâline gelmenin ne kadar kötü olabileceğini herkes tahmin edebilir; ama böyle bir durumla gerçekten karşı karşıya kalmak korkunç olabilir. Bu konuda Newport, işinde başarılı olmanın pürdikkat bir çalışmayla mümkün olabileceğini, bu sayede psikolojik olarak daha mutlu, yeterli ve verimli hissedebileceğimizi vurguluyor.

Kendinize en uygun metodu seçin

Dıt Dıt!

İşte. Telefonuma yine bildirim geldi. Hayır bakmamalıyım. Neler olduğunu merak ediyor muyum? Evet. Göz ucuyla bir baksam? Hayır! Telefonumu elime alırsam en az yarım saatim gidecek. Tecrübeyle sabit.

Kitabı incelemeye devam edelim. Yazar ikinci kısımda belli metotlardan, stratejilerden bahsediyor ve bu yöntemleri nasıl uygulayacağımızı anlatıyor.

İlk stratejinin adı “derinleşme.”  Burada kendi kendinize odaklanın, iyice yoğunlaşın gibi bir öneri yok elbette. Yazar kitapta 6-7 adet strateji sunuyor ve bu stratejilerden kendinize en uygun olanlardan birini seçmenizi tavsiye ediyor. Tabii bir de istikrarlı bir çalışma gerekiyor. Çünkü devamlı telefonlarımızı kurcalamamız, hayallere dalmamız da bir alışkanlık. Bu alışkanlıkları sürekli hâle getiren şeyler edindiğimiz tecrübeler ve tekrarladığımız davranışlar. Yazar da çalışmalarınıza uygun metotları sürekli bir şekilde kullanmanızı ve vazgeçmemenizi öneriyor.

Can sıkıntısı dostunuzdur

Diğer bir öneri uygulamaları yaparken can sıkıntısını yaşarsanız bu can sıkıntısından kaçmamanız gerektiği yönünde. Genelde her bunaldığımızda elimize telefonu alıp internette dolaşmaya başlıyoruz. Beş dakika sonra işe geri dönerim diye düşünüyoruz; ama çoğu zaman bu asla beş dakika olmuyor.

Burada çok güzel bir konuya, “Multitasking” konusuna da değinilmiş. Özellikle son yıllarda adını daha sık duyduğumuz bu kavram şu anki çalışma şeklimizi oluşturuyor. Pek çoğumuz araba kullanırken telefonla konuşuyoruz ya da bir yandan arkadaşımızı dinlerken bir yandan da gelen bir e-postayı  yanıtlayabiliyoruz. Çoğu uzman bu yaklaşımı yoğun çalışma hayatımızda pratik bulsa da kitap, bu alışkanlığın uzun vadede odaklanmaya zarar verdiğini ispatlıyor.

Diğer bir husus –ki bana göre en önemlisi- sosyal medya kullanımını en aza indirme meselesi. Şimdi diyeceksiniz ki sosyal medya hayatımızın tam içinde, onu nasıl görmezden gelelim? Aslında yazar burada sosyal medyayı hayatımızdan tamamen çıkarmamız gerektiğini söylemiyor. Zamanında ve dozunda kullanımlar için taktikler veriyor. Hem dikkati toplamak hem de vakti verimli kullanmak adına bu taktiklerin değerli olduğunu düşünüyorum.

Son olarak yazar tüm bu metotları uygulamak için kendinizi nasıl disipline edebileceğinizden bahsediyor. Sanırım en zoru da bu. Çünkü okumakla, bilmekle uygulamak arasında dağlar kadar fark var. Bunun için çok bahanemiz olabilir; ama verilen öneriler yabana atılacak gibi değil. Her şeyden önemlisi zamanımız kıymetli. Gerçekten dikkatli ve özverili adımlarla tüm  öneriler hayata geçirilebilecek nitelikte ve kolaylıkta.

Denemeye değer mi?

Bu tür kitapların en tartışmalı yönü yaşantımıza uygun olup olmayacağı. Hele ki Türkiye gibi bir ülkede yaşıyorsanız, geçim derdiniz varsa, kendinizi patronunuzun bir dediğini iki etmemek zorunda hissediyorsanız ne pürdikkat bir çalışma tarzına odaklanabilirsiniz ne de buna kafa yorabilirsiniz. Yazar zaten bunu da düşünmüş ve her yöntemi aynı şekilde uygulamanızın mümkün olmadığını biliyor.

Newport, aslında bütün bu stratejileri yaşam standardınıza göre oluşturabileceğinizi ve kendinizi disipline edebileceğinizi söylüyor. Sonuçta bu uygulamaların birini yapmaya başladığınızda size uygun olmadığını fark edip diğer bir yönteme geçebilirsiniz. Alışkanlıkların değişmesi de zaman alıyor. Vazgeçmeden uygulamak devam etmek gerek. Kısacası pürdikkat çalışabilmek emeğinize ve zihniyetinize bağlı.

Dıt dıt!

Telefonuma bildirimler gelmeye devam ediyor. Ekrana hâlâ bakmadım ve bu benim için büyük başarı. Demek ki isteyince olabiliyor.

Cal Newport Kimdir?

Georgetown Üniversitesi (Washington, ABD) bilgisayar bilimleri bölümünde doçent olarak çalışan Cal Newport, yirmiyi aşkın dile çevrilen kurgu dışı alanındaki kitaplarıyla tanınıyor.

Kitaplarında özellikle kültür ve teknoloji konularını detaylandıran Newport, alanında bilimsel çalışmalarını da sürdürüyor.

Cal Newport teknoloji ve getirdiği toplumsal değişimleri, etkili çalışma yöntemlerini ve teorik incelemelerle ilgili araştırmalarını calnewport.com/blog adresinde yayımlıyor.

Diğer kitap yorumları için tıklayın.

Yorumlar (0)

Yorumlar

Henüz Bir Yorum Yok

Be the first to review “Pürdikkat Odaklanma Becerisini Nasıl Yitirdik, Nasıl Geri Kazanabiliriz?”