Kadınlar Şifadır – Filiz Telek

Kitap Yazarı:
Yayınevi:

Yazan: Gizem Özşan

Öyleyse, bu kitabı okuyan her kadın kim olduğunu hatırlasın, kadının ne olduğunu bilsin ve gerçek doğasına, özsel hakikatine ve tözüne uyansın. İçindeki şifacıyı bulmak için labirentte yol almaya hazır mısın?

Sitede Yayınlanma Tarihi: 21 Mayıs 2022

Ülke: Türkiye

Türü: Kişisel Gelişim

Okur Yaşı: Yetişkin okur kitlesi

Hedef Kitle: Kadınlar

Sayfa Sayısı: 488 sayfa

İmla: ☺️

Ebat: 19 x 21 cm

İnceleme

Kadınlar Şifadır kitabının tohumları Filiz Telek’in tükenmişlik sendromu yaşadığı bir dönemde çıktığı bir yolculukta atılmış. Kitap, “İnsan olmak ne demek? Kadın olmak ne demek?” sorularıyla çıkılmış bir içselyolculuğun keşiflerinden ve hikâyelerinden oluşuyor. Telek kitabın okumasının manevi bir yolculuğa çıkar gibi yapılmasını tavsiye ediyor:

“Bu kitap, bu çağda yersiz yurtsuz ve aidiyetsiz hisseden herhangi birinin evi arayış ve hatırlama yolculuğunun hikâyesi. Aynı zamanda, küllerinden yeniden doğan bir kadınlığın, doğmakta olan yeni dünyanın yaratıcısı Kadın’ın hikâyesi. Ve pek tabii iki dünya arasında sıkışmış, yetim kalmış ve yolunu, hizmetini ve bütünlüğünü bulmaya çalışan hepimizin hikâyesi.”

Filiz Telek kadınların erginlenme (insanın yaşam döngülerine uygun şekilde çocukluktan/ergenlikten çıkarak yetişkin hâle gelmesi) sürecini bir labirent yolculuğu olarak tasarlıyor ve bize bu yolculukta rehber olarak eşlik ediyor.

Telek, “Gizemli ve dönüştürücü olarak tasarlanan bu yolculuk bir solukta tamamlanacak bir yolculuk olmayabilir, yolda sürprizlerle karşılaşabilir, şaşırabilir, tökezleyebilir, zorlanabilir ve bu yolculuğu bir solukta tamamlayamayabilirsiniz” diyor. Böyle hissettiğimizde durup dinlenmeyi, labirentin içerisinde kendi ritmimizi bularak, bize iyi gelecek hızda ilerlemeyi öğütlüyor.

İnsan tüm dehasına rağmen unutan bir varlık

“İnsan unutur, yaşam hatırlatır. Bunda darlanacak, hayıflanacak bir şey yok; insan olmanın fıtratında var geçici hafıza kaybı. Labirentin/yaşamın yollarında düşe kalka ilerler, derslerimizi alırız. Bir kere yaşamın döngüselliğine kani olduk ve kendi döngülerimizle barıştık mı, bazı şeylerin tekrar edeceğini, yeniden aynı hataları yapabileceğimizi, yeterince sabredersek hatalarımızdan güzellikler yaratabileceğimizi, tekrar tekrar içine düştüğümüz tuzaklardan bir gün bilgelikle çıkabileceğimizi biliriz.”

Kitap; içerisinde yer alan meditasyon pratikleri, ritüeller ve tefekkür sorularıyla bizi içsel bir yolculuğa çıkarırken, bizden bazı taleplerde bulunuyor. Kadınları içlerindeki şifacıyı bulmaya, ruhun rehberliğinde kaderlerini keşfetmeye, onları cesur ve dönüştürücü bir keşif alanına davet ediyor. Biz kadınları içimizde var olan ama unuttuğumuz bilge kadını hatırlamaya davet ediyor.

Kadın çemberleri

Eskiden köy halkı iş güç bittiğinde ateş başında çemberde toplanır, hayaller kurar, hikâyeler ve masallar anlatır, kabilenin önemli konularını konuşur, kararlar alırlarmış. Varoluşa dair gizemler, bilgelikler nesillere böyle aktarılırmış. İnsanın yalnızlığı, karamsarlığı böyle böyle dinermiş.

Bu yüzden çembere dâhil olmak o bilgelik alanına, yuvaya geri dönmek gibi. Çember bir hatırlama pratiği. Aynı zamanda dinleme ve şahit olma pratiği ve kalbimizde yer alan hakikati dile getirme alanı.

Telek, “Çemberin güvenli alanında paylaşılan gözyaşları, kahkahalar, hikâyeler, dokunuşlarla muazzam bir şifa – hem çemberdeki hem dünyadaki kadınlar için – vücut bulur. Kadın, kadının ne olduğunu, bir kadın olarak kim olduğunu yine kadının aynalığında (aydınlığında ve karanlığında) şahitliğinde idrak eder, deneyimler hatırlar,”diyor ve kitabında dünya genelinde katıldığı çemberler sonrasında yaşadığı açılımları, deneyimleri, çemberin şifasını ve neden şifa olduğunu bizle paylaşıyor. Türkiye’ye döndükten sonra da bir platform kurarak kadınları bir araya getiriyor ve çember pratiğini ülkemizde yaygınlaştırmaya çalışıyor.

Buen Camino! İyi Yürüyüşler!

“Yaşam bir labirenttir. Bir başlangıcı, bir seyri, bir merkezi ve bir bitişi var. Labirentten çıktığımızda, yaşam bittiğinde ne olacağını bilmiyoruz. Ama doğduğumuz andan itibaren önce merkeze, sonra çıkışa doğru ilerliyoruz.”

Kitap her birimizin bu yolculuğu tek başımıza gerçekleştirdiğini ama aslında hep beraber yürüdüğümüzü bana hatırlattı. Çünkü Kadınlar Şifadır kitabı aynı zamanda bir topluluk ve bu topluluğa dâhil olmak kolektif yaşama duyduğum özlemi gidererek yalnız olmadığımı, kabile kültürünün yaralarımıza ne kadar iyi geldiğini öğretti.

Ve bu topluluk bize diyor ki:

“Kız kardeşlerini bul
Çemberini yeniden kur.”

Okuyan herkese kolaylıkla akan bir yürüyüş dilerim.

Çember etkinliklerinden haberdar olmak için Kadınlar Şifadır web sitesini takip edebilirsiniz.

Telek’in kitabın içerisinden kısa kısa okumalar yaptığı Aşk’ın Binbir Yüzü podcast serisini de dinlemenizi tavsiye ederim.

Siz bu kitabı okudunuz mu? En çok dikkatinizi çeken mesaj neydi? Yorumlarda paylaşır mısınız? 

Filiz Telek kimdir?

Filiz Telek 1975 yılında İzmir’de doğdu. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. 2017 yılından beri Stephen Jenkinson’ın Orphan Wisdom School öğrencisi. “Benim işim dünyayı sevmek,” ile “Doğrunun ve yanlışın ötesinde bir yer,” arasında şiirleri, hikâyeleri ve mitleri, ruhunun çağrısını ve yaşamın nefesini takip ediyor, dinliyor.

Okuduğu okulları, katıldığı eğitimleri çok ciddiye almıyor; ama ona kalbinden, ruhundan kıymetli hazineler aktararak öğrenmesine ve hatırlamasına hizmet eden tüm cömert ve bilge rehberlerin önünde saygıyla eğiliyor.

2002’de çember pratiğiyle tanışmasıyla birlikte yaşam amacını keşfetti. 2010 yılında çıktığı kişisel şifa yolculuğunda temas ettiği dişi özün ve çağrının rehberliğinde, 2013 yılında vizyonerliğini yaptığı “Kadınlar Şifadır” (Women are Medicine) çemberinin tohumlarını ekti ve hâlen dünyanın farklı yerlerindeki kız kardeşleriyle birlikte bu tohumları filizlendiriyor

Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.

Yorumlar (0)

Yorumlar

Henüz Bir Yorum Yok

Be the first to review “Kadınlar Şifadır – Filiz Telek”