Cehennemlik Yürek & Hellraiser – Clive Barker

(2 Yorum)
İnceleme Editörü: Onur Yılmaz

Clive Barker’ın yazdığı Cehennemlik Yürek kitabı İthaki Yayınlarından çıkmıştı. Barker bu romanın senaryosunu da kaleme aldı ve Hellraiser ismi ile sinemaya taşıdı. Film zamanla kült filmler arasında girdi. Bu yazıda filmle romanı kıyaslıyoruz.

Sitede Yayınlanma Tarihi: 12 Kasım 2022

Orjinal Adı: The Hellbound Heart

Türü: Polisiye

Okur Yaşı: Genel Yetişkin Okur Kitlesi

Hedef Kitle: Korku, fantastik, gerilim kitaplarını ve filmlerini izlemeyi sevenler.

Sayfa Sayısı: 136 sayfa

Çevirmen: Dost Körpe

Çeviri: ☺️

İmla: ☺️

Ebat: 13.5 x 21 cm

Kategoriler:

İnceleme

Cehennemlik Yürek (The Hellbound Heart) korku edebiyatının çarpıcı örneklerinden biriydi. Yazarı Clive Barker kendi eserinden uyarladığı senaryoyla Hellraiser isimli bir sinema filminin yönetmenliğini de yaptı.

Yazarlığı haricinde ressamlık da yapan Clive Barker, bir dönem tiyatro oyunları yazdıktan sonra korku öyküleri yazmaya başlamış, öykülerini topladığı kitabının büyük ilgi görmesinden sonra korku romanları yazmaya koyulmuştu. Roman ve öykülerinin çoğu sinemaya uyarlandı. Cehennemlik Yürek, bunlar arasında en bilinen eseri oldu ve zamanla serileri de çekilen kült bir yapıma dönüştü.

Bu kitabı okuma nedenim, filmi küçük yaşlarda izlediğimde çok etkilenmiş ve uzun yıllar boyunca hiç unutamamış olmamdır. Filmin etkisinin kitabın satır aralarında da mevcut olup olmadığını çok merak ettim ve kitabı okumaya karar verdim ve bunun çok doğru bir tercih olduğunu kitabı bitirdiğimde anladım. Filmi anlatım dili ve akıcılık açısından beğendim, oyunculuklar ortalamanın üzerindeydi ancak döneminin ilerisinde bir yapım olmadığını düşünüyorum. 1980’lerin bugün ismi anılan, film listelerinde kendine yer bulan büyük filmlerinden birisi olmadığı bir gerçek.

Tekinsiz bir ev, dehşetengiz olaylar

Romanın konusunu size hemen özetleyeyim; Frank, dünyadaki her türlü hazzı tatmış, yeni hazlar peşindeki bir günahkârdır. Bir şekilde temin ettiği, ona cenneti ve cehennemin kapılarını açacağı vaat edilen kutunun bilmecesini çözdükten sonra farkında olmadan dünyaya Cenobite isimli cehennem yaratıklarını da çağırır ve bu yaratıkların akla hayale gelmeyecek eziyetleri vardır. Frank’in bu meşum davetini gerçekleştirdiği eve daha sonra kardeşi Rory ve eşi Julia taşınır. Kısa bir süre sonra Julia bu tekinsiz evdeki tuhaflıkları sezmeye başlar. Frank ile geçmişte kısa bir ilişki yaşayan Julia, onunla vahşi ve kanlı bir iş birliği yapar. Ancak hiç hesapta olmayan birisi, planlarını etkileyecek ve işlerin giderek sarpa sarmasına yol açacaktır.

Uyarlamaların önündeki çetrefiller

Kitapların sinemaya aktarılmasındaki zorluklar, bu konuya ilgi duyan herkesin bildiği bir meseledir. Bilhassa duyguların sinemaya aktarılması üstesinden gelmesi en zorlu şeylerin başında gelir. Sıklıkla bu aktarım layıkıyla gerçekleştirilemez ve bunun için sinemanın kendine has araçları kullanılır. Öncelikle hikâye anlatımına ve olay örgüsüne odaklanılır.

Cehennemlik Yürek için de benzer bir durum söz konusu. Frank’in kutuyu açmaya çalıştığı andaki ayrıntılı anlatım filmde es geçilmiş. İki farklı sanat dilinin aktarım dilinin farklılığından ötürü karakterlerin değişken hisleri, iç sesleri, anlatıcının detaylı tasvirleri filme yansıtılamamış. Keza ilk ortaya çıktıkları anda cenobitlerin kitaptaki ayrıntılı betimlemelerini filmde sadece gözleme şansımız var. Bu yaratıkların yaydığı kokuyu filmde görsel olarak anlatmak da mümkün değil. Kitapta Frank’in cenobitlerle olan ilk karşılaşmasında yaptığı uzun konuşma ise filmde hiç yer almıyor. Araştırdığımda bunun sebebinin yapılan ağır makyajlar sonrası oyuncuların konuşmalarının mümkün olmamasından kaynaklandığını öğrendim.

Kitap ile film arasındaki farklılıklar

Hem film hem kitap için dikkat çekici unsur, cenobitlerin, cehennemin, bilmece kutusunun neyin eğretilemesi olduğunu çözmeyi okura bırakması. Clive Barker bu konuda çeşitli ipuçları sunmuş hem okura hem de izleyiciye.

Kitapta hiç yer almayan, Frank’in kutuyu nereden aldığını gösteren sahneyi filmin daha en başında izliyoruz. Keza filmin sonunda bununla aynı içerikte ve yine kitapta yer almayan bir sahne var. Kitapta en başlardan itibaren yer alan Kirsty karakteri, filmde anca ortasından itibaren ön plana çıkmaya başlıyor. Finaldeki pek çok detay kitaptan hayli farklı şekilde senaryoya aktarılmış. Bunlar, olayların gelişimi, karşılıklı konuşmalar ve filmin sonlarında ilave bir karakterin olması gibi ayrıntılar. Cast seçiminin idare eder olduğunu düşünüyorum ama yazarın dönemin öne çıkan isimlerinden birisini filme eklemesi mümkün olsaymış önemli bir fark yaratacakmış.

Popüler filmler olan Elm Sokağında Kâbus, 13. Cuma ve Halloween film serilerinin hüküm sürdüğü bir dönemde filmin senaryosunu yazan Clive Barker, ana karakter Pinhead’i açık sözlü ve zeki bir karakter olarak tasvir etmesi başlangıçta pek hoş karşılanmamış. Yapımcılar Pinhead’in daha çok Freddy Krueger gibi davranmasını ve şakalar yapmasını önerirken, Michael Myers gibi sessiz bir karakter olmasını önermiş. Barker ise Pinhead’in kişiliğinin Christopher Lee’nin Kont Drakula tasvirini daha çok çağrıştırdığı konusunda ısrarcıymış ve şöyle demiş: “Dracula’nın soğukkanlılığının bir kısmı, kesinlikle ne yaptığının çok açık ve net bir şekilde farkında olması gerçeğinde yatmaktadır. Aptalca şeyleri çok korkutucu bulmuyorum. Zekâyı korkutucu buluyorum, özellikle çarpık zekâyı. Hannibal Lecter’in korkutucu olmasının nedenlerinden biri de bu, değil mi? ”

Filmin 1980’lerin tüm korku klişeleriyle çekildiğini ancak yaratıkların, işkence gören bedenlerin ve makyajların o dönemin sınırlı teknik imkânları ile çekildiğini ve yönetmenin bütçesinin çok sınırlı olmasından dolayı özel efektler için bütçesinin kalmadığını not düşelim. Filmde beni en çok etkileyen sahne ise Frank’in korkunç işkencelere maruz kaldığı bölümler. Kitaptaki anlatım kadar detaylı olmasa da bu korkunç yaratıkların yarattığı dehşeti çok çarpıcı bir şekilde ortaya koyan bir bölüm, hem film hem de kitapta.

Clive Barker filmi ilk olarak annesine izletmiş. Annesi açılış jeneriğinde oğlunun adını görünce sevinç gözyaşları dökmüş.

Hellraiser, 1987 yılında yayımlanıp büyük ilgi gördükten sonra devamı geldi. 2018 yılına kadar 10 film daha çekildi. Bu seri yayımlandığı yıllara göre kronolojik olarak izlenmelidir. Son olarak 2022 yapımı yeniden çekim Hellraiser filmi Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Hulu isimli dijital platformda Ekim ayının başından itibaren yayımlanmaya başladı.

Peki siz Cehennemlik Yürek’i okudunuz mu? En çok dikkatinizi çeken neydi? Yorumlarda paylaşır mısınız?

Clive Barker kimdir?

1952 yılında İngiltere’de doğdu. Yazar, yönetmen, ressam ve yapımcıdır. Gençlik yıllarında tiyatro oyunları yazmaya başladı. Liverpool’da bir tiyatro grubuyla iki yıl çalıştıktan sonra 21 yaşında Londra’ya taşındı ve sonraki sekiz yılını sosyal yardımla geçirdi. Kendi tiyatro grubu için yazdığı oyunlarla adını duyurmaya başladı. Korku edebiyatıyla ilgili hikâyelerinin toplandığı Kan Kitapları’nı yazdı. Ardından, Damnation Game (Lanetleme Oyunu) romanını tamamladı. 1987’de Hellraiser‘ın senaristliğini ve yönetmenliğini üstlendi. 1998 yılına dek kısa ve uzun metrajlı filmler çekmeye devam etti.

Clive Barker romanlarını epik fantezi türünde yazdı ve korku ögesiyle besledi. Başka Dünyalar‘ı anlattığı romanlarında korku türünün süslemelerinden kurtularak fantastiğe yaklaştı. Son romanlarında gizli boyut ve fiziksel dönüşüm temalarına olan düşkünlüğü ön plana çıktı.

2001 yılında Electronic Arts firmasının piyasaya sürdüğü Clive Barker’s Undying ve 2006’da piyasaya sürdüğü Clive Barker’s Jericho bilgisayar oyunlarının yazarlığını ve yönetmenliğini yaptı. Şu an Beverly Hills’te yaşıyor.

Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.

Yorumlar (2)

Cehennemlik Yürek & Hellraiser – Clive Barker için 2 değerlendirme.

  1. ASLI SABUNCU

    Elinize sağlık. Benim kafamdaki bir yapıyı değiştirdiniz. Ben önce kitabı okuyup sonra filmi izlerim ama sanırım önce filmi izleyip sonra kitabı okuyacağım. Korku sinemasını ve kitapları hep sevmişimdir. Bu bilgilendirici yazı için teşekkürler Onur Bey.

  2. Günnur Aksakal Baykan

    Merak ettiğim bir kıyaslamaydı. Çok teşekkürler.

Ortalama Puan

5.00

2 Yorum
5 Yıldız
100%
4 Yıldız
0%
3 Yıldız
0%
2 Yıldız
0%
1 Yıldız
0%
Yorum Yaz