Yalnız Kalabalık – David Riesman

Kitap Yazarı:
İnceleme Editörü: Zerrin Maral

Heretik Yayınlarından okurlara ulaşan David Riesman’ın Yalnız Kalabalık adlı eseri yayımlandığı tarihte büyük yankı uyandırır. 1954’te Time dergisi, sırtlarında uydu anteni taşıyan yaşlılarca kuşatılmış Riesman’ın portresini kapağına taşır: Sosyal Bilimci David Riesman şu sorunun cevabını veriyor: “Amerikan karakteri nedir?”

Sitede Yayınlanma Tarihi: 7 Ekim 2022

Orjinal Adı: The Lonely Crowd

Ülke: ABD

Türü: Sosyoloji

Okur Yaşı: Genel Yetişkin Okur Kitlesi

Hedef Kitle: Sosyoloji sevenler.

Sayfa Sayısı: 345 sayfa

Çevirmen: Yeşim Erdem

Çeviri: ☺️

İmla: ☺️

Ebat: 13.5 x 21 cm

Kategoriler:

İnceleme

Ön söz

Kitabın ön sözünde yazar Riesman, Yalnız Kalabalık (The Lonely Crowd) ile paralel giden Kalabalıktaki Yüzler’in (Faces in the Crowd) basıldığı dönemde akademik çevrenin dışında okunmasını yadırgadığını ifade ederek Yalnız Kalabalık adlı kitabın profesyonel dergilerde oldukça sert eleştirilere maruz kalmasının ilgiyi artırdığını, uzmanı olmayan okuyucu kitlesine ulaştığını belirtiyor.

1950 yılında Yale Üniversitesindeki araştırmasıyla “Yalnız Kalabalık: Amerikan Toplumsal Karakterinin Değişimi Üzerine Bir İnceleme” başlığı ile kitaplaşan eserin, 1960 yılında yeni baskısı planlandığında David Riesman, kendisine önemli görünen zamanla kapsamı değişen toplumsal yapılara yeniden değinerek ikinci bir ön söz yazdığından söz ediyor. Kitabın 1968’deki üçüncü basımında ise ise eleştirilere neden olan meselelerin özünde bir değişiklik yapmayan yazar, pek çok sayfada artık hatalı ya da şüpheli görünen kavramsallaştırmalara ek açıklamalar getirerek bir nevi özeleştiri yapıyor.

Karakter, siyaset ve otonomi

David Reisman, 19.yy’daki Amerikan toplumsal karakterinin 20.yy’da yerini nasıl başka bir toplumsal karaktere bıraktığını incelediği “Yalnız Kalabalık” adlı eserde, toplum ve toplumsal yapı arasındaki ilişkiden yola çıkıp her toplumun ihtiyacı olan toplumsal karakter kavramını, sınıfların, bölgelerin, ulusların deneyimlerinin bir ürünü olarak tanımlar. Hâkim olan toplumsal karakterin değişme nedenine odaklanan yazar, bu değişim sürecini üç başlığa ayırarak yalnızlaşmış toplumsal karakterin inşa edilme sürecini açıklar. Bunlar: Karakter; karakterleri Amerikan siyaseti içinde değerlendirdiği Siyaset; karakter tiplerinin kısıtlarını aşma önerisi olarak sunduğu Otonomi.

Gelenek, iç ve dış yönelimli toplum modeli

Döngüsel bir anlatımla ifade edilen bireyin toplumsallaşma sürecine, -doğum, aile, okul, iş hayatı, evlilik, yalnızlık, ölüm- Gelenek, İç ve Dış Yönelimli toplum modeli olarak yaklaşan Reisman aynı şekilde karakter analizlerini de bu üç başlık altında toplayarak bir nevi insan tiplerinin haritasını ortaya koyuyor. Her üç karakter de toplumların kat ettiği evrelerle ifade ediliyor. Demografik durgunluk döneminde karakterler “geleneksel”, nüfustaki durgunluk değiştiğinde veya toplumun refah düzeyi arttığında “içe yönelimli”, büyük şehirlerde ortaya çıkan üst-orta sınıf ise “dış yönelimli” olarak tanımlanıyor.

Nüfus yoğunluğunun az olduğu toplumlarda -gelenek yönelimli-, yaşama hayatında bireyselliğin gelişme gösteremediği, toplulukla toplumsal uyum sağlandığı ifade edilir. Ancak gelenek yönelimli toplumlarda bireyselliğin hiç olmadığı iddia edilmez. “ üst sınıf ailelerden gelenler, çocukluklarından itibaren bir bireysellik elde edecek kadar desteklenebilir…” Gelenek yönelimli toplumlarda grup üyelerinin her birinin bir fonksiyonu olduğu kabul gördüğünden her bireyin özel bir yeri vardır.

Geçici nüfus artışının görüldüğü içe yönelimli toplumlarda ise kültür ile oluşturulan bireysellik mevcuttur. Modern toplum bireyinin özü olarak görülen bu toplum biçiminde toplumsal karakter kültüre göre şekillenir. Yazara göre, üretim odaklı Batılı sanayi toplumu varlığını içe yönelimli karaktere borçludur. Örneğin; Rönesans’tan 19. yüzyıla dek Batı burjuva toplumlarına hâkim karakter tipi addettiği bu karakter, kendine yeten, azimli ve hayli bireyselleşmiş girişimciler ortaya çıkarır.

İç ve gelenek yönelimli toplumların aksine dışa yönelimli toplumlarda bireysellik ve bu bireyselliğin getirdiği bir yalnızlaşma mevcuttur. Bireylerin bilinçleri ve bireysellikleri toplumun bu yeni şartlarına göre şekillenir. Toplum, bireyin zihninde mensubu olduğu bir kurum hâlinden çıkarak “kalabalık” statüsüne getirilir. Bu toplumu “kalabalık” olarak görme eğilimi dışa yönelimli toplumun karakteridir.

Değerlendirme

Yalnızlık kişisel bir duygu durumu olsa da modern toplum koşullarından etkilenerek ortaya çıktığı için toplumsal bir fenomen ve hatta modern toplum bireylerinin ortak bir eğilimi olması yönüyle olgunun sosyolojik olarak incelenebilirliğini de ortaya koyuyor. David Riesman’ın karakter tipleri ile açıklamak istediği olgu, bir toplumun vatandaşlarını nasıl etkilediği ve onları toplumsal ve psikolojik uyum araçları ile donattığıdır. Bu, aile, akrabalık ve cemaat bağları yoluyla gelenek de olabilir, kitle iletişim araçları yoluyla piyasa da. “Yalnız Kalabalık”ta önerilen ince analizler, bir farkındalık yaratıyor ve dünyaya başka bir gözle bakmanızı sağlıyor.

Kaynakça:

Twitter.com/iuefsosyoloji (İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü)

Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.

Yorumlar (0)

Yorumlar

Henüz Bir Yorum Yok

Be the first to review “Yalnız Kalabalık – David Riesman”