Cahil Hoca – Zihinsel Özgürleşme Üstüne Beş Ders – Jacques Rancière

(2 Yorum)
Yayınevi:
İnceleme Editörü: Oya Tuğcu Özağaç

Jacques Rancière’in Metis Yayınları tarafından basılmış Cahil Hoca adlı kitabı, öğretmenin görevinin cahil zihinlere bilgi aktarmak olduğu yönündeki genel kanıyı çürütecek en ilginç kitaplardan biri.

Sitede Yayınlanma Tarihi: 17 Kasım 2022

Orjinal Adı: Le maître ignorant Cinq leçons sur l'emancipation intellectuelle

Ülke: Fransa

Türü: Felsefe

Okur Yaşı: Genel Yetişkin Okur Kitlesi

Hedef Kitle: Felsefe türünde okumayı sevenler.

Sayfa Sayısı: 144 sayfa

Çevirmen: Savaş Kılıç

Çeviri: 😐

İmla: ☺️

Ebat: 13 x 19,5 cm

Kategoriler:

İnceleme

Öğrencinin de sahip olduğu bir kitabın içeriğini öğrencilere anlatmanın mantığı nedir sahiden? Neden öğretmenlere ihtiyaç duyulur ve onlara dünyanın parası ödenir? Aslında kitapla öğrenci arasındaki görünmez bir köprüdür öğretmen. Öğrencisinin zekâsını, yaşını hesaplayıp oluşturduğu dille, kitapla öğrenci arasında bir aracı olur. Nasıl okuması gerektiğini öğretmeninden öğrenen öğrenci, okulu bittiğinde bu metodu diğer konular için kullanır. Yani, öğretmen sadece kitabın içindekileri değil, kitapları nasıl anlayacağını da öğretir. Ancak burada bir sorun vardır: kendi dilini kimseler açıklamadan öğrenen bir beyin, neden başka konuları da kendi kendine öğrenemesin?

Açıklayana dayalı sistemin mantığını yıkmak lazım

Tam da bu noktada, sistemin yanlışını dile getirir Jacques Rancière. Her şey, öğretenin zihninin hakikaten öğretmeye uygunluğuna, öğretmeye layık olabilecek kadar aydın olup olmamasına bağlı. Aydın olsa bile, öğrenci ile arasında dil farkı olmamalıdır ki anlaşabilsinler. Bu şartlar olmadığında ise, açıklayan bir hoca olmaksızın kendi başına öğrenmek mümkün.

Bu kanıya varmasına yardımcı olan olay, Fransız bir öğretmenin Flaman öğrencilerle, iki dilli basılmış bir kitap aracılığıyla iletişim kurup onlara bir şeyler öğrettiğini sanması olmuş. Birbirlerinin dilini bilmedikleri için bu aracı kitap yardımıyla Fransızcayı söken ve hocanın anlattığını anlayan bu öğrenci grubuna hoca kendi bilgisini aktarmış mıdır? Hayır. Öğrenciler, kendileri dili ve kitabı sökmüşlerdir. Hocanın kendi bilgilerini aktarmasına “aptallaştırma,” öğrencilerin kendilerinin konuyu anlamalarına ise “özgürleştirme” der Rancière.

Özgürleştiren hoca

 Örnekteki gibi, öğrenciyi yetiştiren hocanın bilgisi değilse (Hoca, Hollandaca bilmiyordu örnekte), o zaman hoca bilmediğini de öğretebilir. Bu da ancak öğrenci özgürleştirilirse mümkün olur. Hoca, cahilin yapacağına inanır ve kapasitesini kullanmasını sağlarsa, cahil de hocanın bilmediği şeyi öğrenebilir.

Yeryüzünde açıklayan bir hoca olmaksızın, kendi başına bir şey öğrenmemiş kimse yoktur

Hakikaten de bu gerçek, evrenseldir. Bu tür bir eğitimle büyük bilim insanları da yetişmiştir. Özgürleşmek, bu oturmuş düzeni yıkmak anlamına gelir. “Her cahilin, bir başka cahil için, zihinsel gücünü keşfettirecek hoca olmasını” hayal eder (s.24). Böyle bir durumda, bütün insanların zekâları da eşittir.

Öğretmenle öğrenci arasındaki mesafe

Hocanın hep kendine sakladığı bir şeyler vardır. Öğrenci daha fazlasını öğrenmek için sorular sorduğunda, her bilginin bir zamanı olduğuna inanan hoca, henüz vaktin gelmediğini, anlatsa da anlamayacağını söyleyerek öğrenci ile arasına mesafe koyar. Bu bilgi açığı hep var olur. Öğrenci ilerlemek için hocanın kendisine vereceği bilgilere ihtiyaç duyar. Rancière, bu yönteme “eski yöntem” der. Eski yöntem, öğrencileri harflerden başlatır çünkü çocukların zihinsel olarak aşağı oldukları düşünülür. Harfleri ayırt etmenin, kelimeleri ayırt etmekten kolay olduğuna inanılır; öyle olmasa bile. Hatta kelimeleri de tek başlarına hecelemelerine izin verilmez ve heceleme öğretilir. Aynı şekilde, kelimeleri okutarak da aptallaştırılırlar ve ihtiyar hoca, körpe beyinlerine kendi açıklamalarını yerleştirir. Böylesi bir teknik aptallaştırırken, öğrencinin kendi zekâsının ve öğrenme kapasitesinin farkına varmasını sağlamak da öğrenciyi özgürleştirir.

İyi hoca ile kötü hoca arasındaki fark, öğrenciyi sorularla doğal olarak cevaba götürmektir. İyi hoca cevabı bilir ve öğrenciye doğru yolu bulması için yol gösterir. Yol gösterme işi de, öğrenciyi aptallaştırmayacak derecede yapılmalıdır.

En üstün zekâ hangisi

Bir şaire gidip son kitabından çok haz aldığınızı söylerseniz, kelimeleri nazik olsa da içten içe sizi aşağıladığını fark edersiniz. Kim onun üstün zekâsının mertebesine ulaşabilir? Ancak, üstün bir zekâyı aşağılayacak bir üstün zekâ her zaman bulunabilir. Elbette, aynı şey aşağı bir zekâ için de geçerlidir; aşağı bir zekâ da tepeden bakacak daha aşağı bir zekâ bulabilir. Parisli zanaatkârlar taşralı zanatkârlardan, taşralı zanaatkârlar da köylülerden üstün olduklarını düşünürler.

Yeryüzünde birbirinin eşi iki doğa eseri olmadığı gibi, birbirine denk iki zihin de yoktur. Bunu kanıtlamak istercesine frenologlar da kafatasını ölçerler ve deha yumrusu, matematik yumrusu peşinde koşarlar. İnsanlara “akıl sahibi hayvan” denebilir çünkü hayvanların yapmadığı şeyleri yaparlar. Ayrıca eklemli dilleri sayesinde insanlar, mecazlar ve benzetmeler yaratarak düşüncelerini iletirler. Ancak yetersiz kullanıldığında zekâyı da işlevsiz kılacak bir şey vardır: dikkat. Asıl eşit olmayan şey, dikkattir. Dikkatin sürekliliği azaldığında ve çocuk başkasının gözüyle öğrenmeye alıştığında problem başlar. Çocuğun tekrar dikkat edip özgürce öğrenmesi için iradesini kullanması gerekecektir.

“İnsan, bir zekânın hizmet ettiği bir iradedir.”

Tarih boyunca buna benzer cümleler sarf edilmiştir. Materyalist Saint-Lambert, “İnsan, bir zekânın hizmet ettiği canlı bir organizasyondur,” der. Restorasyon döneminde Vikont de Bonald, “İnsan, organların hizmet ettiği bir zekâdır,” der. Yazara göre ise insan, bir zekânın hizmet ettiği iradedir. Anlam, iradenin eseridir.

Özgür irade, üstün zekâya el verir ve eğitim gerçekleşir. Bu gerçeğe rağmen, hocanın bildiğini araya mesafe koyarak körpe beyinlere aktardığı evrensel eğitim şekli, eleştirilse de ölmez ve ölmeyecektir.

Jacques Rancière Kimdir?

1940 Cezayir doğumlu Fransız filozof. Paris VIII (St. Denis) Üniversitesi’nde felsefe dersleri vermiş olan Rancière’in adı ilk kez Althusser’in iki ciltlik Lire le Capital (1965; Kapital’i Okumak) derlemesine yazdığı yazıyla öne çıktı. 1968 öğrenci ayaklanmaları sırasında Althusser’le fikir ayrılığına düşen Rancière, Althusser çevresinden kopuşunun gerekçelerini La Leçon d’Althusser (1974, Althusser’in Verdiği Ders) adlı kitabında anlattı. Bu siyasi ve teorik kopuş, ona göre, “bilgi ile kitleler arasındaki tarihsel ve felsefi ilişkilere” bakışlarındaki ciddi farkların ürünüydü.

Althusser’in ideoloji teorisine yönelttiği eleştiriyi, özellikle işçi sınıfının tarihsel olarak kendisini nasıl görmüş ve bilgiyle nasıl ilişki kurmuş olduğunu ampirik analizlere de başvurarak araştırdığı bir dizi kitabında sürdürdü: La Nuit des prolétaires (1981; Proleterlerin Gecesi); Filozof ve Yoksulları (Metis, 2009) ve Cahil Hoca: Zihinsel Özgürleşme Üzerine Beş Ders (Metis, 2014). Düşünürlerin haklarında konuşmayı pek sevdikleri proleterler hakkında, onların kendilerine özgü bilgilenme tarzları hakkında pek de bir şey bilmediklerini ileri sürdü.

Rancière ilk kez 1990’da yayımlanan Siyasalın Kıyısında ile birlikte, Batı geleneğinde “siyasal”ın kuruluşu üzerine odaklanmaya başladı ve Le Mésentente (1995, Uyuşmazlık, Aralık, 2005), Demokrasi Nefreti (2005, İletişim, 2014) ve Chronique des temps consensuels (2005, Mutabakat Dönemlerinin Vakayinamesi) gibi kitaplarında çok özgün ve ufuk açıcı bir siyaset düşüncesi geliştirdi.

Estetik, tarih teorisi, edebiyat ve sinema hakkında yazdıklarıyla da yankı uyandırmış olan Rancière’in diğer eserleri arasında şunlar sayılabilir: Özgürleşen Seyirci; Courts voyages au Pays du peuple (1990, Halk Ülkesine Kısa Yolculuklar); La parole muette. Essai sur les contradictions de la littérature (1998; Susturulmuş Söz. Edebiyatın Çelişkileri Üzerine); La fable cinématographique (2001, Sinematografik Masal); L’inconscient esthétique (2001, Estetik Bilinçdışı); Estetiğin Huzursuzluğu (2004, İletişim, 2012); Politique de la littérature (2006, Edebiyatın Siyaseti)(https://www.metiskitap.com/catalog/author/2535 sitesinden alınmıştır.)

Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.

Yorumlar (2)

Cahil Hoca – Zihinsel Özgürleşme Üstüne Beş Ders – Jacques Rancière için 2 değerlendirme.

  1. Özge Ovalı Karakaya

    Bir öğretmen olarak bu kitabı çok merak ettim.Yazınız beni bu kitabı almam konusunda oldukça ikna etti.

  2. Günnur Aksakal Baykan

    Metis Kitap’ı severek takip ediyorum, inceleme yazısı sayesinde gözden kaçırdığım bir yazarla tanışma fırsatı yakaladım. Teşekkürler.

Ortalama Puan

5.00

2 Yorum
5 Yıldız
100%
4 Yıldız
0%
3 Yıldız
0%
2 Yıldız
0%
1 Yıldız
0%
Yorum Yaz