Görünmez Kentler – Italo Calvino

Kitap Yazarı:

Yazan: Aydın Meral

Italo Calvino’nun Yapı Kredi Yayınları etiketiyle çıkan ve ülkemizde de hatırı sayılır bir okur kitlesine sahip olan Görünmez Kentler kitabı, bilindik mekân – zaman oluşumlarından farklı olarak tamamen üstkurmaca ile yazılmış. Tarihî ve masalsı ögeler barındıran kitabın ütopya ve distopya arasında mekik dokuyan kurgusuna bambaşka yön katan bir diğer özellikse karakterlerin Marco Polo ve Kubilay Han olması.
Sitede Yayınlanma Tarihi: 27 Aralık 2022

Orjinal Adı: La Citta Invisibili

Ülke: İtalya

Türü: Kurgu

Okur Yaşı: Genel Yetişkin Okur Kitlesi

Hedef Kitle: Kurmaca, Tarih

Sayfa Sayısı: 204 sayfa

Çevirmen: Işıl Saatçıoğlu

Çeviri: ☺️

İmla: ☺️

Ebat: 13,5 x 21 cm

İnceleme

Italo Calvino, siyasi tutumunda kırılma yaşayıp komünist çevreden ayrıldığında aynı kırılmayı yazınsal alanda da yaşıyor ve gerçeklikten kopup düşsele adım atıyor. Nitekim “Bir referans noktası sapmanın hiçbir yolu yoktu artık, Galaksi çılgınca dönüyordu, ama ben bu dönüşleri sayamaz olmuştum, herhangi bir yer ilk hareket noktası olabilirdi, diğerlerini örten herhangi bir işaret benimki olabilirdi, kendi işaretimi bulmanın bir anlamı da olmayacaktı, zira işatretler olsasa da olmasa da uzay yoktu, belki de hiç var olmamıştı.” (Calvino, 1988) diyerek nasıl bir düşünceye sahip olduğunu da bildiriyor.

İtalyan masallarının da Calvino’nun bu yeni anlayışı üzerinde etkisi var diyebiliriz zira yazar, İtalyan masalları da derlemiş. Büyülü Kuş ve Yengeç Prens olmak üzere çok sayıda masal kitabı hazırlayan Calvino’nun, Görünmez Kentler kitabı yazarın bu deneyimlerinin yansıması gibi de görünüyor. Bu doğrultuda Calvino için artık belirsizlik kurgunun ana iskeleti, flu zaman ve mekânlar da artık yazdıklarının temeli oluyor.

Görünmez Kentler

Calvino ya da Polo, okura kitabın bir kurmaca olduğunu söylüyor. Bu da kitabın bir üstkurmacaya dönüşmesini sağlıyor. Bu şekilde okuyucunun gerçeklikten kopuşuna zemin hazırlanıyor ve okuyucu düşsel bir yolculuğa başlayarak kendini Calvino’nun rehberliğine bırakıyor. Calvino, dinleyicisi Kubilay Han’a -ve bize- kentler kurmaya başlıyor. Kentlerin meydanları, sokakları, yapıları ve insanları gözlerimizin önünde beliriyor ama aslında bu kentlerin hiçbiri yok. Büyük toprakların sahibi Kubilay Han, bunun farkında ancak duyduğu her yeni kent, sorduğu her soru, Polo’nun yaratım düzlemine katkı sağlıyor ve kentler böylece çeşitleniyor: arzudan, mimariden, düşlerden, insanlardan oluşan kentler…

Kentler kimi zaman ütopik bir yön içerirken kimi zaman da distopik bir yön barındırarak ürkütücü haller alıyor.Bazen güzellikler barındıran kentlerden kötücül kentlere dönüyor ibre ve şehrin lağımları gün yüzüne çıkıyor. Bazen de ölülerin gezindiği kentlerden okura karamsarlık yansıyor. Bu anlardan Han da etkileniyor ve sorularının rengi değişiyor. İmparatorluğu, iktidarı, egemenliğini ve varlığını sorgulamaya başlıyor. Düşüncenin sonunda da elinde kalanın bir hiçlik olduğu sonucuna varıyor. Tıpkı Calvino’nun dediği, uzayın hiçliği gibi…

Edebiyatın ruhu ve dili

Edebiyatı oluşturan içerik, dil ve metin dışı unsurlar yazarın ve yazarın yetiştiği toplumun derin yapılarından geliyor. Metinler her ne kadar kurgusal olsa da kültürel kodlar yine de metne yansıyor. Tüm bu bileşenlere rağmen bazı metinler, bu kalıpları kırarak evrensel bir düzeye de ulaşıyor ve içeriğin yanında metnin dili de buna eşlik ediyor.

Calvino, yarattığı güçlü yapı sayesinde kitabın içeriği ve dilini evrensel bir boyuta taşıyor. Kitabın çevirmeni Işıl Saatçioğlu’nun da ön sözde değindiği gibi Calvino, İtalyan diline çok hâkim ve kurallarını çok iyi bilen biri olduğu için onun yarattığı metinler zaman ve bağlamları aşarak üstün metinlere dönüşüyor. Bu üstün yaratım, onun dil ve içeriğinin de bir nevi yerelliği aşarak kalıcılaşmasını ve geniş kitlelerce okunmasını sağlıyor.

Özgün bir yön       

İkili arasında yoğunlaşan ve salt Polo’nun anlatımıyla akan kurgunun yanı sıra Han’ın soruları da akışa yön veren bir konumda. İtalyan edebiyatında masal alanında yoğun çalışmaları olan Italo Calvino masal dilini Görünmez Kentler’de başarılı bir şekilde yansıtıyor. Calvino’nun kentleri Calvino olmadan var olamaz. Onları yaratan insanlarla bezeyen kendisidir. Hepsine bir ruh veren Calvino, Kubilay Han ile karşılıklı bir mücadeleye giriyor gibi. Kubilay Han’ın soruları Calvino’ya kimi zaman yön verirken kimi zaman da imparatorluğununun varlığını sorgular duruma getirir. Bu durum, kitabın salt bir kurgu olmadığı ayrıca bir nevi politik bir yön de barındırdığı olarak da yorumlanabilir. Bir nevi siyasetname kimliğine bürünen kitapta ilkin ütopya olarak tasarlanan kentler Han’ın karamsarlaşan ruhuyla paralel olarak akmaya başlayıp yönünü distopyaya çeviriyor sanki. İnce ince işlenen kentler, aydınlık meydanlar ve gelecekler yerini lağımlara bırakıyor ve Calvino, politik tutumunu kitapta kurgularıyla açıkça ifade ediyor. Kentler düşten olsa bile toplumsal eğilim onlara yansıyor ve yaratım bu yönde oluşuyor. Bu tutum, kurgusal metinlerin bağlamsal ağı olarak da görülebilir.

Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.

Yorumlar (0)

Yorumlar

Henüz Bir Yorum Yok

Be the first to review “Görünmez Kentler – Italo Calvino”