Küçük Prens – Antoine de Saint-Exupéry

(1 Yorum)

Yazan: Bergen Yalçınkaya

Dünyada farklı dillere en çok tercüme edilen, yarattığı etkiyle gök taşına, müzelere, köylere ismini veren, operaya, tiyatroya, şarkılara ilham olan, her yaşta defalarca okunabilecek bir baş ucu kitabı… Mavibulut Yayıncılık’tan çıkan Küçük Prens kitabında Fransız yazar ve pilot Antoine de Saint-Exupéry’nin suluboya resimleriyle hayat verdiği altın saçlı çocuğun, içimizdeki çocuğu uyandıran öyküsüne konuk oluyoruz.

Sitede Yayınlanma Tarihi: 17 Ekim 2022

Orjinal Adı: Le Petit Prince

Ülke: Fransa

Türü: Kurgu, Dünya Klasikleri, Fabl, Çocuk Öy

Okur Yaşı: Genel Okur Kitlesi

Hedef Kitle: Çocuklar, çocukluğun içtenliğine göz kırpan yetişkinler

Sayfa Sayısı: 96 sayfa

Çevirmen: Sumru Ağıryürüyen

Çeviri: ☺️

İmla: ☺️

Ebat: 11 x 18 cm

Kategoriler:

İnceleme

Fransa’da 20. yüzyılın en iyi kitabı seçilen, oldukça sade ve şiirsel bir dile sahip olan bu kitabın uzun yıllardır en çok satanlar listesinde olmasına şaşırmamalı. Küçük Prens, aktardığı duygusal çıkarımlar ve bir çocuğun gözünden yetişkinlerin değer ve duygulardan uzak dünyasını eleştirirken bize esas değerlerimizi de yeniden hatırlatıyor. Güçlü diyaloglara sahip olan bu kitapta hikâye katmanlar hâlinde… Kitabın tamamında her yaştan okur, kendinden bir parça bulabilir. Bakalım Küçük Prens sizin hayatınıza ne kadar dokunacak? 

“Bütün yetişkinler bir zamanlar çocuktular.”

Küçük Prens, ismi sebebiyle her ne kadar bir çocuk için yazılmış hissi verse de yediden yetmişe herkese hitap ediyor. Yazar, çocuklardan özür dileyen ve en yakın dostunun çocukluğuna armağan ettiği, her yetişkinin bir zamanlar çocuk olduğunu belirten ithaf yazısıyla kitaba giriş yapıyor.

İçindeki çocuğu hatırla, kendini keşfet!

Yolculuğumuza, uçağı Afrika’da Sahra Çölü’ne düşen bir pilotun, farklı bir gezegenden (Asteroid B-612) gelen Küçük Prens isimli çocukla karşılaşmasıyla başlıyoruz. Anlatıcı olan pilotumuzun (yazarın), çocukken var olan resim yapma sevgisinin, yetişkinlerin hayal dünyasının sınırlı olması ve onu anlayamamasından dolayı, yaşadığı hayal kırıklığı sebebiyle son bulduğunu öğreniyoruz. Küçük Prens’le karşılaşması sonrasında yeniden çocukluğunun yaratıcı yanını anımsayan yazar, tam da çocukluğuna ve altın saçlı prensin dünyasına yakışır şekilde sulu boya resimleriyle hikâyeyi resimliyor.

Arayış… Farklı gezegenler, ortak yalnızlıklar

Kendi gibi küçük gezegeninde yaşayan Küçük Prens, gezegeninde yetiştirdiği gülün beklentilerinden sıkılarak, farklı gezegenlerdeki hayatları deneyimlemek için bir yolculuğa çıkar. Birçok gezegene kısa süreli misafir olan prens, gezegenlerin her birinde farklı farklı özelliklere, tutkulara sahip fakat içindeki çocuğu kaybetmiş “yalnız” insanlarla tanışır. Otorite sahibi Kral, kendini beğenmiş sanatçı, unutmak için içen ayyaş, yıldızları sayarak para kazanma hırsında olan iş adamı, tam bir görev adamı olan fenerci, sadece değişmeyen gerçeklere yer veren coğrafyacı…

Ziyaret ettiği son gezegen olan Dünya’da, Afrika’da Sahra Çölü’ne iniş yapan Küçük Prens, çölü boydan boya geçer. Bu keşif gezisinde uçağı arızalanan pilotla, çiçekle, gezegenindeki gülüne benzeyen fakat birbirinin aynısı olan güllerle, dostu olacak tilkiyle, sonrasında ise onu geldiği yere gönderebilecek kudrete sahip olan yılanla tanışır.

Yirmi yedi bölümden oluşan kitabın bölümlerinde işlenen temalar ağırlıklı olarak dostluk, güven, mutluluk, sevgi ve yalnızlık üzerine kurulu. Bunların yanı sıra; sorumluluk, sadakat, özlem, özveri, doğaya saygı, maneviyat gibi yan temalar da işleniyor. Kurduğu iletişimler ve yapılan çıkarımlarla çocukluğumuzdan, küçük detaylardaki mutluluklarımızdan ne kadar uzaklaştığımızı, kaybettiğimiz değerleri; çabaladığımız şeylerin ne kadar büyük görünüp, aslında derinliklerinin olmayışını, “tam bir yetişkin” olduğumuzu eleştirel bir dille gözle görülür hâle getiriyor. Kendimize, hayatımıza ve içimizdeki çocuğa farklı bir gözle bakmamızı sağlayan bu kitabın verdiği mesaj ise gereksiz ayrıntılarla uğraşırken kaçırdığımız güzellikleri konu alıyor.

Kalbimize seslenen diyaloglar

“Elveda,” dedi tilki. “İşte sırrım, çok basit: En iyi, yüreğiyle görebilir insan. Gözler asıl görülmesi gerekeni göremez.”

“Gözler asıl görülmesi gerekeni göremez,” diye yineledi Küçük Prens unutmamak için.

“Gülünü senin için bu kadar önemli kılan, ona harcadığın zamandır.”

“Gülümü benim için bu kadar önemli kılan, ona harcadığım zaman…” dedi yine Küçük Prens unutmamak için.

“İnsanlar bu hakikati unuturlar,” dedi tilki “Ama sen unutmamalısın. Bir şeyi evcilleştirdin mi, sorumluluğu sana ait olur. Gülünden sorumlusun yani…”

“Gülümden sorumluyum…” diye yineledi Küçük Prens unutmamak için.

“Aynı saatte gelmen daha iyi olurdu,” dedi tilki. “Diyelim, öğleden sonra dörtte geliyorsun, saat üçten itibaren içim mutluluktan kıpır kıpır olmaya başlar. Vakit yaklaştıkça kendimi giderek daha da mutlu hissederim. Saat dört olur olmazda, bir telaş kaplar içimi: Mutluluğun bedelini anlamaya başlarım! Ama, sen herhangi bir saatte gelirsen, yüreğimi ne zaman buna hazırlayacağımı bilemem. Âdet denen şey iyi bir şey…”

“Yalnızca çocuklar ne aradıklarını biliyorlar.”

Beyaz perdede içimizden bir Prens

Bu arada daha önce de sinemaya defalarca uyarlanan Küçük Prens, kitabın 70. yılında (2015) seyirciyle tekrar buluştu. Film, kitabı birebir ele almak yerine, iyi bir eğitim alması için annesi tarafından programları yapılan, sürekli ders çalışmaya zorlanan ve hiç arkadaşı olmayan yalnız bir kız çocuğunun gözünden anlatılıyor. Yan komşuları olan pilot bir süre sonra küçük kızın dünyasına dâhil oluyor. Kurdukları arkadaşlıkla birlikte, pilotun çizimleri ve anlatımıyla küçük kız, prensi tanıyor ve kendine yakın buluyor. Film, çocuklara yol gösterici ve öğretici bir hayal dünyası sunarken, büyüklere de içindeki çocuğu yeniden açığa çıkarma fikrini veriyor. Hem çocuklara hem de yetişkinlere muhteşem bir görsel şölen sunan filmin sonu da oldukça duygusal ve şaşırtıcı. İzlemediyseniz mutlaka izlenecekler listenize ekleyin.

Siz bu kitabı okudunuz mu? En çok dikkatinizi çeken mesaj neydi? Yorumlarda paylaşır mısınız?

Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.

Yorumlar (1)

Küçük Prens – Antoine de Saint-Exupéry için 1 değerlendirme.

  1. ASLI SABUNCU

    Çok sevdiğim bu kitabın incelemesini burada görmek çok mutlu etti beni. Asla çocuk kitabı sınıfına sokulmamalı. Zaman zaman açılıp tekrar okunmalı ve sizin dediğiniz gibi bir başucu kitabı.

Ortalama Puan

5.00

1 Yorum
5 Yıldız
100%
4 Yıldız
0%
3 Yıldız
0%
2 Yıldız
0%
1 Yıldız
0%
Yorum Yaz