Gece Yarısı Kütüphanesi – Matt Haig

(3 Yorum)
Kitap Yazarı:
İnceleme Editörü: Başak Bingüler

Son günlerde metaverse kavramının hayatımıza girmesiyle yeni bir evrende yeni bir hayat yaşayabilme imkânıyla ilgili hayaller konuşulmaya da başlandı. Gelecekte bu evrenlerde mevcut kişiliğimizden ve görüntümüzden başka bir surette neler yapabileceğimizi şimdiden kestirmek mümkün değil; ancak bugünden geçmişe baktığımızda başka seçimlerle başka hayatların başrolünde olabileceğimizi deneyimleyebilme ihtimali size nasıl hissettirirdi, düşünmek ister misiniz?

Sitede Yayınlanma Tarihi: 19 Şubat 2022

Orjinal Adı: Midnight Library

Ülke: İngiltere

Türü: Roman

Okur Yaşı: Genel okur kitlesi

Hedef Kitle: Farkındalık ve kişisel gelişim unsurlarını roman kurgusunda okumayı sevenler

Sayfa Sayısı: 281 sayfa

Çevirmen: Kıvanç Güney

Çeviri: ☺️

İmla: ☺️

Ebat: 13,5 x 21 cm

Kategoriler:

İnceleme

Gece Yarısı Kütüphanesi kitabını okumaya başlamadan önce konusu hakkında bir fikrim yoktu. Asıl merak ettiğim 42 dile çevrilen ve 2020 yılında Goodreads’te Yılın En İyi Romanı seçilen bu uluslararası çok satan kitabın neden bu kadar sevildiği ve okunduğuydu. Uzun zamandır çok satanlar listesinde adını gördükten sonra merakıma yenik düştüm ve okumaya başladım. Birkaç sayfa okuduktan sonra 42 farklı dili konuşan binlerce bambaşka türden insanı aynı sayfalarda nasıl buluşturduğunu anlamaya başladım.

Siz de benim gibi size ne yapmanız gerektiğini dikte etmeyen fakat bir yandan da okurken içinizde tomurcuklar açtırırcasına farkındalıklar yaratan kurgu kitapları seviyorsanız Gece Yarısı Kütüphanesi kitabını sevenler olarak aynı sayfalarda buluşacağız demektir. Peki nedir bizi buluşturan?

Burası iyi bir evren mi sence?

Bazı kitapları okurken kendimizi karakterin yerine koyabiliriz, empati yapabiliriz, ben olsaydım ne yapardım diye düşünebiliriz. Bu kitabı okurken kendinizi karakterin yerine koymayacaksınız; çünkü kendiniz başrolde olacaksınız. Aslında kitap size bunu vaat etmiyor elbette. Ancak diyaloglar arasında okuduklarınız ve kurgu içinde olup bitenler imkânınız olsa kendi olasılıklar evreninizde neler kurgulayabileceğinizi düşünmeye itiyor ister istemez.

Bir kütüphane düşünün. Sonsuzluğa uzanan raflar ve her rafta hayatınızdaki seçmediğiniz diğer olasılıklar yer alıyor.  Tüm kitaplar, pişmanlıklarınızdan doğan “diğerini seçseydim böyle olmazdı” hislerinizin gerçekleşmiş hayatlarını size yaşayabilme ve bu olasılıklar evreninde ideal hayatınızı bulabilme fırsatı sunuyor. Tek yapmanız gereken en çok gidermek istediğiniz pişmanlığınıza sebep olan şeyin tam tersini yapabileceğiniz kitabı bulmak ve okumaya başlamak.

Sahi, hangimizin geçmişinde “Keşke bunu değil de şunu seçseydim,” dediğimiz dönüm noktaları ya da “Keşke yapsaydım,” diye içimizde ukte kalan şeyler yok ki? Belki de hayatımıza serpilmiş bu anların çokluğu boğazımızı sıkıyormuş gibi olana kadar önemsemiyoruz bile. Nora Seed, pişmanlıklarının yükünü daha fazla taşıyamaz bir hâle geldiğinde yaşamına son vermek istedi ve birden kendini ölüm ve yaşam arasındaki Gece Yarısı Kütüphanesi’nde buldu. Zamanın hiç akmadığı bu kütüphaneden sonsuz olasılıklar evrenine yaptığı yolculuklara bizi de eşlik ederek kendine ve bize seçimlerimizin hayat akışımızdaki rolünün ne anlama geldiğini düşündürtmeye başladı.

Okurken ben hangi olasılıkları deneyimlemek isterdim kütüphanemde diye düşünmeden edemedim. Ancak yolculuk öyle çok şeyi sorgulattı ki “Seçimlerimizin getirilerini yaşıyorken bir mucize olsa ve duyduğumuz pişmanlıkların son bulacağını bilsek, istediğimizde diğer olasılığı deneyimle şansımız olsa, ‘seçmek’ bugünkü anlamını yitirir miydi?” sorusu dolanıp durdu iç dünyamda.

Hayatı anlaman gerekmiyor, yaşaman yeterli

Nora Seed, ölüm ve yaşam arasındaki Gece Yarısı Kütüphanesi’nde hayatının olasılıklarında gezinip ideal hayatını ararken neler hissediyorsa kitabı bitirdiğimde ben de kendi iç dünyamda yaptığım yolculuğun düşüncelerimde bıraktığı izleri hissediyordum. Bitmesini istemediğim bir rüyayı uyandığımda hatırlamak için çabalar gibi kitabı bitirdiğimde duygu ve düşüncelerimi gözden geçirirken buldum kendimi.

Geçmiş, pişmanlıklar, seçimler… Bunlar o kadar öznel kavramlar ki, herkes için çağrışımları farklı. Kendi duygu ve düşüncelerime çok değinmeyeceğim; fakat dünya üzerindeki bu kadar farklı insanı aynı sayfalarda buluşturabilmiş bir kitap aracılığıyla sonsuz olasılıklar evreninde kendinizi hayal etmek ve bu yolculuğu bir kütüphaneden yola çıkarak yapmak sizi de heyecanlandırmıyor mu?

“Bazı yolların daha kolay olacağını düşünmek işimize geliyor bence. Ama belki de kolay yol yoktur. Yalnızca yollar vardır. (…) Kim bilir? Her gün, her an yeni bir evrene giriyoruz. Boş yere hayatımızın farklı olmasını diliyor, kendimizi başkalarıyla ve kendimizin farklı versiyonlarıyla karşılaştırıp duruyoruz ama gerçekte çoğu hayat bir yere kadar iyi ve bir yere kadar kötü. Hayatta kalıplar vardır. Ritimler… Bir hayatta kendimizi köşeye kısılmış hissettiğimizde, hüznün, trajedinin, başarısızlığın ya da korkunun, tek bir varoluşun ürünü olduğunu düşünmek çok kolay. Yalnızca yaşamanın değil, belli bir şekilde yaşamanın sonucu olduğunu düşünmek. Demek istediğim, acıya karşı bağışıklık kazanmamızı sağlayacak bir yaşam tarzı olmadığını anlasak, her şey çok daha kolay olurdu. Mutluluğun doğasında acının da olduğunu. Biri olmadan öbürünün de olmayacağını.”

Yazımın başında da belirttiğim gibi kurgu içinde kendinizi kaptırırken bir yandan da sizi düşündürten ve zihninizde farkındalık yaratan bir kitap okumak istiyorsanız Gece Yarısı Kütüphanesi sizi bekliyor.

Gece Yarısı Kütüphanesi kitabını okuyanlar varsa aranızda, siz ne düşünüyorsunuz?

Matt Haig Kimdir?

 Matt Haig, 3 Temmuz 1975 doğumlu İngiliz roman yazarı ve gazetecidir. İngiltere’nin Sheffield kentinde dünyaya gelen Matt Haig, Hull Üniversitesi’nde tarih eğitimi gördü. Kitapları bugüne kadar kırktan fazla dile çevrilen ve pek çok ülkede çoksatanlar listelerine giren Matt Haig, Zamanı Durdurmanın Yolları, Nevrotik Bir Gezegenden Notlar,  yakın zamanda Domingo tarafından tekrar yayımlanacak olan İnsanlar ve Yaşama Tutunmak İçin Nedenler’in yanı sıra The Radleys, The Possession of Mr. Cave, The Dead Fathers Club, The Last Family in England ve The Comfort Book (Domingo, 2022) kitaplarının yazarıdır.

Ayrıca Haig, yazdığı çocuk ve genç yetişkin kitaplarıyla Blue Peter Kitap Ödülü’nü kazandı, üç kez Carnegie Madalyası’na aday gösterildi.

Yazar hakkında daha fazla bilgi edinmek için Bookinton Yazarlar bölümündeki özel dosyasını okuyabilirsiniz: Matt Haig – Kitapların Hayatınızı Kurtaracağına İnanan Yazar

Diğer kitap yorumları için tıklayın. 

Yorumlar (3)

Gece Yarısı Kütüphanesi – Matt Haig için 3 değerlendirme.

  1. Gunnur

    Gece Yarısı Kütüphanesi’ni çok merak ediyordum, Başak Hanım’ın değerlendirmesini okuyunca merakım daha da katlandı. Aynı hislerle okuyan birinin incelemelerini paylaşması çok kıymetli, kalemine sağlık. Okuma listemde öne çekeceğim. Kitabı satın alanların hemen fark edeceği bir detayı da eklemek isterim. Kapakta kullanılan kâğıdın dokusu öyle güzel ki içinizde sürekli kitabı elinize alma isteği uyanıyor.

  2. Tutku Cetin

    Paralel evrenler konusu cezbedici gerçekten; acaba şu an kurduğum hayali hangi evrendeki hangi Tutku gerçekleştiriyor, diye düşünmüştüm bu kitabı okurken 🙂 Kitapta dikkatimi en çok çeken; düşündüğü-istediği tüm olasılıkları yaşadığı halde sürekli olarak hissettiği eksiklik ve tatminsizlik duygusuydu. Sonunda bunları aştı kahramanımız ama hiç beklemediği bir şekilde. Kitabın gizli teması da buna dayanıyor bence: Mutluluk şekillere, biçimlere, görünüşlere bağlı değil.

  3. Pinar.Tasci

    Kitabı yeni bitirdim. Kendi hayatıma dair pişmanlıkları ve yol ayrımlarını düşündürdü bana da. Bir yanım ihtimalleri keşke bilebilseydik derken diğer yanım bunun ne kadar tehlikeli olabileceğini söylüyor aslında. Düşündüren, sorgulatan kitapları seviyorum. Gece Yarısı Kütüphanesi de o kitaplar arasında yer aldı benim için. Tek sorun, çok fazla noktalama hatasına rastlamış olmamdı. Yine de okumalı. ☺️

Ortalama Puan

4.67

3 Yorum
5 Yıldız
67%
4 Yıldız
34%
3 Yıldız
0%
2 Yıldız
0%
1 Yıldız
0%
Yorum Yaz