Böyle Küçük Şeyler – Claire Keegan

(1 Yorum)
Yayınevi:

Yazan: Utku Özer

Kısa öyküleriyle tanınan Claire Keegan’ın Orwell Politik Kurgu ve Kerry Group İrlanda Yılın Romanı ödüllerini kazanan, Booker ve Folio ödüllerinin kısa listelerine giren novellası Böyle Küçük Şeyler,okuru doğru olanı yapmaya ve değerler üzerine düşünmeye sevk ederken, İrlanda tarihinin karanlık sayfalarından biriyle de yüzleştiriyor.

Sitede Yayınlanma Tarihi: 24 Aralık 2022

Orjinal Adı: Small Things Like These

Ülke: İrlanda

Türü: Kurgu

Okur Yaşı: Genel Yetişkin Okur Kitlesi

Hedef Kitle: Çağdaş edebiyat okurları.

Sayfa Sayısı: 88 sayfa

Çevirmen: Umay Özde

Çeviri: ☺️

İmla: ☺️

Ebat: 12,8 x19,7 cm

Kategoriler:

İnceleme

Böyle Küçük Şeyler 1985 yılı Noeli öncesi İrlandasında geçiyor. Kapağından son cümlesine kadar okura kitabın atmosferini yaşatan kitabın kahramanı, evli ve beş kız çocuk babası bir kömür ve odun tüccarı olan Bill Furlong. Sert geçen kış mevsimi yüzünden yoğun bir tempoda çalışan Furlong’un, yanında çalışanlara, etrafında olup bitenlere karşı duyarlılığını tanımlarken Keegan, bize dönemin zor ekonomik koşullarının da tablosunu çiziyor.

Kitap boyunca sık sık geçmişini hatırlayan Furlong, babasını hiç tanımamış ve yalnız bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. 16 yaşındayken hamile kalan annesine, yanında çalıştığı Bayan Wilson sahip çıkmış. Annesi, Furlong 12 yaşındayken hayatını kaybettiğinde, onu himayesi altına alan ve büyüten de Bayan Wilson olmuş. Furlong evlenmeye karar verdiğinde ise Bayan Wilson ona işini kurması için gereken sermayeyi vermiş. “Yokluktan… hatta yoktan bile daha azı”ndan gelen Furlong’un karşılaştığı bu iyilik onun kişiliğini derinden etkilemiş. Belki de bu nedenle bedeli ne olursa olsun Furlong doğru olanı yapması gerektiğini düşünüyor.

“Biliyordu, bunlar daha iyi günleriydi. Şimdiden kendisini bir dünya sorunun beklediğini kestirebiliyordu, ama sonuçta olabilecek en kötü şeyi; yapılmasaydı ki yapılmayabilirdi, hayatının geri kalanını birlikte yaşamak zorunda kalacağı şeyi ardında bırakmıştı artık.”

Furlong’a bunları düşündürten olaylar, kömür teslim etmek üzere gittiği manastırda herkesin bildiği bir sırla karşılaşmasıyla yaşanıyor. Böyle Küçük Şeylerin asıl anlatmak istediği hikâye de burada başlıyor: Magdalene Çamaşırhaneleri.

İrlanda’nın yakın tarihinden bir sayfa

Keegan’ın da kitabın sonunda bir notla açıkladığı gibi, İrlanda’da Katolik Kilisesi bünyesinde 18. yüzyıldan itibaren faaliyet gösteren Magdalene Çamaşırhaneleri, evlilik dışı çocuk sahibi olan annelerin, çocukları kendilerinden alındıktan sonra zorla çalıştırıldıkları yerlerdi. Annelerinden ayrılan çocukların bir kısmı evlatlık verilirken, çok sayıda bebek ve çamaşırhanelerde ağır koşullarda çalıştırılan pek çok kadın da hayatını kaybediyor.

Magdalene Çamaşırhaneleriyle ilgili bu gerçeği daha da çarpıcı hâle getiren ise varlıklarını 1996 yılı gibi çok yakın bir tarihe kadar sürdürmüş olmaları ve İrlanda hükümetinin bu kurumlarla ilgili ancak 2013 yılında özür dilemesi. Kayıtların yok edilmesi dolayısıyla kesin bilgilere ulaşılamasa da kurumlarda bulunmuş kişilerin tanıklıklarına başvurmak hâlâ mümkün.

Furlong’un annesinin karşılaştığı insanlar sayesinde belki de Magdalene Çamaşırhaneleri’ne gitmekten kurtulmuş olması elbette Furlong’un yaşamını ve kararlarını şekillendirmiş olmalı. Tekil iyiliklerin ya da “böyle küçük şeyler”in gücünü ve gerektirdiği cesaretin altını çizmekle birlikte Keegan’ın asıl dikkat çektiği nokta, toplumun genelinin, Magdalene Çamaşırhaneleri ve burada yaşananlarla ilgili sessizliği…

Orwell Ödülü, Booker Adaylığı

Böyle Küçük Şeyler’e Orwell Politik Kurgu Ödülü kazandıran da jürinin ifade ettiği gibi kitabın sosyal refah, kadınların yaşamları ve kolektif ahlakla ilgili önemli sorunları gündeme getirmiş olması. Kısa listesine girdiği Booker Ödülü jürisi de benzer biçimde kitabın, Kilise’nin evli olmayan annelere yönelik acımasız muamelesini ve hikâyenin geçtiği kasabadan yola çıkarak 1980’lerde dahi toplumun bunu sessizce kabul ediyor olmasını ele alışını vurguluyor. Keegan Magdalene Çamaşırhaneleri’nde geçen bir hikâye anlatmaktansa varlığı herkes tarafından bilinen bu kurumlarda yaşananlara yönelik tepkisizliği sorgulamak istemiş görünüyor. Gerçekte yaşananlar yerine ne olmuş olması gerektiğine yönelik söylemek istedikleri ise kitabın belki de özeti sayılabilecek şu alıntıda gizli:

“Furlong’un tanıdığı tanımadığı insanlarla karşılaşarak yürümeye devam ederlerken, bir başkasına yardım etmedikten sonra yaşamanın bir mânâsı var mı diye düşündü Furlong. Yıllar, on yıllar boyunca, hatta bütün ömrü bir kez olsun o yerde olup bitenlere karşı çıkma cesaretini gösteremeden yaşayıp sonra da Hıristiyan olduğunu iddia etmesi, aynada yüzüne bakabilmesi mümkün müydü insanın?”

Dünyadaki en zor şey basitliktir”

Böyle Küçük Şeyler, bir derdi olan ve bunu çok güzel bir dille anlatan bir kitap. Aynı zamanda tek oturuşta okunabilecek kadar kısacık. Hatta bugüne kadar Booker Ödülü’ne aday gösterilen en kısa kitap olmuş. Yüzlerce sayfada anlatılabilecek, belki birkaç kitabın konusu olacak bir hikâyeyi bu kadar az sayfada ve basit bir dille anlatabilmek kitabın en büyük başarısı ve gücü. Kitapla ilgili verdiği bir röportajda James Baldwinin “dünyadaki en zor şey basitliktir” alıntısına gönderme yapan Keegan, Böyle Küçük Şeyler’le bu zor işin altından büyük bir başarıyla kalkmanın yanı sıra basit olanın çarpıcılığını da gösteriyor.

Claire Keegan Kimdir?

1968 yılından İrlanda’da doğal Claire Keegan, üniversite eğitimi için Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti ve burada İngilizce ve Siyaset Bilimi okudu. Daha sonra yaratıcı yazarlık eğitimi alan ve bu alanda farklı üniversitelerde dersler veren Keegan, çok sık yazan bir yazar değil. Bununla birlikte yazdıklarının gücü ve bıraktığı etki, yazdığı her şeyi okuma isteği uyandırıyor. Daha çok kısa hikâyeler yazan Keegan, hayranı olduğu Anton Çehov ve kendisi gibi İrlandalı olan William Trevor gibi yazarlarla karşılaştırılıyor. Kısa hikâyelerden oluşan kitapları Antarctica (1999) ve Türkçe’ye de çevrilmiş olan Mavi Tarlalardan Yürü (Walk the Blue Fields, 2007) eleştirmenler tarafından oldukça beğenilen güçlü kitaplar. Keegan’ın Türkçe’ye çevrilmiş bir diğer kitabı Emanet Çocuk (Foster, 2010) ise önce kısa hikâye olarak yayımlanıp daha sonra geliştirilerek ayrı bir kitap olarak basılmış ve The Times tarafından 21. yüzyılda yayımlanmış iyi elli kurgu eserden biri olarak olan seçilmiş.

Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.

Yorumlar (1)

Böyle Küçük Şeyler – Claire Keegan için 1 değerlendirme.

  1. ANIL ILKAY BOZKURT

    Jaguar Kitap tarafından yayımlanan kitaplar farkını hissettiriyor. Kapak görselini çok beğendim, inceleme yazınız paralelinde konu da çekici geldi, yeni yıl okuma listeme ekledim.
    Elinize sağlık.

Ortalama Puan

5.00

1 Yorum
5 Yıldız
100%
4 Yıldız
0%
3 Yıldız
0%
2 Yıldız
0%
1 Yıldız
0%
Yorum Yaz