35 Kilo Tembel Teneke – Anna Gavalda

Kitap Yazarı:

Yazan: Melek Turgay

Okuldan nefret eden Gregoire, öğrenim hayatı boyunca başarısız olmakla suçlandı. Peki ama Gregoire henüz üç yaşındayken bile ne yapmak istediğini bilen bir çocukken onu başarısız olmakla suçlamak ne kadar doğruydu? Anna Gavalda’nın kaleminden esprili ve duygu yüklü bir hikâye olan 35 Kilo Tembel Teneke her yaştan okuru kendisine çekebiliyor.

Sitede Yayınlanma Tarihi: 26 Mart 2022

Orjinal Adı: 35 kilos d’espoir

Ülke: Fransa

Türü: Çocuk kitabı

Okur Yaşı: 8 yaş ve üzeri

Hedef Kitle: 8 yaş üzeri çocuklar, eğitimciler, aileler, çocuk edebiyatı ile ilgilenenler.

Sayfa Sayısı: 92 sayfa

Çevirmen: Azade Aslan

Çeviri: ☺️

İmla: ☺️

Kategoriler:

İnceleme

35 Kilo Tembel Teneke kitabının son sayfasındaki en son kelimeyi de okuyup kitabı kapattığımda gayriihtiyari kitabı göğsüme bastırıp sarıldığımı itiraf etmeliyim. Öylesine naif, içli ve düşündürücü bir hikâye…

Okuldan tiksiniyorum. Dünyadaki her şeyden daha fazla tiksiniyorum ondan. Ve hatta daha da fazla… Okul, hayatımı mahvediyor.” sözleriyle başlıyor Gregoire kendi dilinden anlattığı hikâyesine.

Okula gitmeden önce yani üç yaş beş aylık olana dek evinde oyuncaklarıyla ve köpeği Grodoudou’ya uydurduğu binlerce öyküyle keyifli zamanlar geçirdiğini ama okulun ilk gününden itibaren bir daha okula gitmek istemediğini söylüyor.

“Peki ama neden?” diye soran annesine,

“Çünkü yeter, nasıl bir yer olduğunu gördüm ve ilgimi çekmedi. Odamda yapacak bir sürü şeyim var. Grodoudou’ya yatağımın altına gömdüğü bütün kemikleri bulmasına yardım etmek için özel bir alet yapacağımı söyledim; yani artık oraya gitmeye vaktim yok,” diyerek yanıt veriyor.

İşte, kâbusun başlangıcı annesine verdiği bu yanıt sonrasında oluyor. Gregoire’nin annesi çok sinirleniyor ve ne olursa olsun Gregoire’nin okul hayatı başlıyor.

Gregoire’nin daha anaokuluna bile başlamadan önceki tutumundan da anlaşıldığı üzere okul hayatı pek de parlak geçmiyor. Çünkü o üretmek isteyen, elleriyle bir şeyler icat etmek isteyen bir çocuk. Dedesinin küçücük atölyesinde bir tahta parçasını zımparalayarak farklı bir forma sokmak, ince bir teli eğip bükmek onu öylesine heyecanlandırıyor ki geriye kalan her şeye “palavra” gözüyle bakıyor.

Gregoire özelinde konuşuyor olsak da her çocuğun ilgisi ve yeteneği farklıdır, değil mi?

Her çocuk kendine has kişilik ve fiziksel özellikleri ile dünyaya gelir. Kimi çocuk okumayı yazmayı sever kimisi ise bir spor dalında başarılıdır. Birisi marangozluğa ilgi duyarken diğer çocuk matematik dersinde parlayabilir. Çünkü her çocuk gizli bir cevher taşır.

Bence Gregoire ailesine daha üç yaşında ilgi duyduğu, yeteneği olduğu alanlar için küçük küçük değil bildiğiniz apaçık mesajlar vermiş. Her aile bu kadar şanslı değil maalesef. Çocuğun hangi konuda yetenekli olduğunu ortaya çıkarmak için çok uğraşan ama yavrusunun içindeki o gizi çözemeyen aileler oldukça fazla. İyi gözlem yapmak, çocuğu dinlemek, onun becerilerini hafife almadan destek olmak ve yolunu açmak çok mühim. Biliyor musunuz, ben de kızım için yetenek avcılığına soyundum ama ne kadar başarılı olabildiğimi sanıyorum ileride göreceğiz. 🙂

Gregorie’nin hikâyesini okurken kendi çocukluğuma gittiğim anlar da olmadı değil. Hani hep şu klişe vardır ya, “Beni yönlendiren olmadı yoksa şu konuda çok daha iyi işler yapabilirdim,” gibi… Bunu sık sık duyarız, değil mi? Her çocuğun bu hayatta çok iyi olduğu bir konu mutlaka vardır. Görebilen ailelere ve o ailelerin çocuklarına ne mutlu. Bu o kadar kıymetli ki. Keşke Gregorie’nin ailesi de çocuklarını izleselerdi, ne yapmak istediğini anlamaya çalışarak onu en başta çok daha mutlu olacağı bir okula verselerdi diye düşünmeden edemiyorum.

Hikâye ile ilgili söylemek istediklerimi burada noktalamak istiyorum çünkü bana kalsa olan biten her şeyi yazacağım ve kitabı okumak isteyenler için büyü bozulacak. Bu hikâye ilginizi çektiyse lütfen siz de okuyun. Bakalım bitirdiğinizde benim gibi gözyaşlarınıza engel olamayacak ve bağrınıza basacak mısınız?

Bir de şu konuları sizin de düşünmenizi rica ediyorum.

  • Bir çocuğun derslerinde başarılı olamamasının tek nedeni tembellik midir?
  • Çocuklarımızın mutlu olmaları başarılarını etkiler mi?
  • Başarısız çocuklar umutsuz vakalar mıdır? Onların bu hayatta başarı gösterebilecekleri hiç mi bir şey yoktur?
  • Bir de nedir bu başarı meselesi?

Yanıtlarınızı çok merak ediyorum.

Siz bu kitabı daha önce okudunuz mu? En çok dikkatinizi çeken mesaj neydi? Yorumlarda paylaşır mısınız?

Anna Gavalda Kimdir?

Anna Gavalda 9 Aralık 1970 yılında Fransa’da dünyaya gelmiş. Üniversiteyi edebiyat öğretmenliği bölümünde okumuş. Özel okullarda Fransızca öğretmenliği, çevirmenlik, dergi editörlüğü, kasiyerlik, garsonluk gibi onlarca değişik işte çalışmış. Hem büyükler hem de çocuklar için yazan Anna Gavalda 2000 yılında yayımlanan ilk öykü kitabıyla ülkesi Fransa’nın en saygın edebiyat ödüllerinden RTL-Lire Büyük Ödülü’nü kazandı. Anna Gavalda iki kızıyla birlikte Fransa’nın Seine -et- Marne kentinde yaşamını sürdürüyor.

Diğer Çocuk ve Gençlik kategorisi incelemeleri için tıklayın.

Yorumlar (0)

Yorumlar

Henüz Bir Yorum Yok

Be the first to review “35 Kilo Tembel Teneke – Anna Gavalda”