• 1950’lerde Madrid’de Sonbahar

    Genelde zor ve deneysel yazıları ile tanınan Juan Benet’in ilk kez 1987 yılında yayımlanan  1950’lerde Madrid’de Sonbahar kitabı Roza Hakmen çevirisiyle yayımlandı. Kitap Madrid’in geçmişini yansıtan ve otobiyografik özellikler taşıyan bir anlatı sunuyor.

  • Üçüncü Reich Yılları- Hatıralarım

     

    Reich Silahlanma ve Savaş Endüstrisi Bakanı olarak başlayan kariyeri, Spandau hapishanesinde sona eren Alpert Speer’in anılarından oluşan Üçüncü Reich Yılları- Hatıralarım Kronik Kitap’tan Emir Öngüner çevirisiyle yayımlandı. Kitapta  zorunlu işçilik, toplama kampları, “mucize silah” projeleri ve soykırımın gölgesi varlığını sonuna kadar hissettiriyor.

  • Hiç Kimsenin Kızı: İstismardan Kurtulmak ve Adalet İçin Mücadele

    Virginia Roberts Giuffre’nin Kimsenin Kızı adlı kitabı çocuk istismarını koruyan küresel güç ağını sansürlemeden anlatıyor. Kırmızı Kedi Yayınları tarafından okuyucuyla buluşturulan kitap, Hasan Erel tarafından Türkçeye çevrildi.

  • Sonrası – Evlilik ve Ayrılığa Dair

    Roza Hakmen tarafından Türkçeye kazandırılan Sonrası – Evlilik ve Ayrılığa Dair, Rachel Cusk’ın kişisel bir yıkımı değil, modern kadınlığın ve aile kurumunun kırılgan mimarisini sorguladığı keskin bir düşünce kitabı.

  • Titrek Hamsi Örgütü

    Ömer Faruk Ciravoğlu’nun Titrek Hamsi Örgütü adlı kitabı, 12 Mart döneminde uydurulmuş bir örgüt üzerinden yürütülen baskı ortamını, ironik bir dille anlatıyor. Lejand Yayınları’ndan çıkan bu anı kitabı, bir kuşağın yaşadığı siyasal absürtlüğü kayda geçiriyor.

  • Sahaflar Çarşısı’ndan Hatıralar

    Turan M. Türkmenoğlu’nun  Sahaflar Çarşısı’ndan Hatıralar kitabı, Ötüken Kitabıyat yayınlarından çıktı. Türkmenoğlu’nun ilk kitabı Sahaflar Çarşısı’nda Görüp İşittiklerim okuyucu tarafından büyük ilgiyle karşılanmıştı.

  • Türkçeyi Savunmak

    Barış İnce’nin hazırladığı Türkçeyi Savunmak, dili bir yaşam görevi gibi koruyan Feyza Hepçilingirler’in düşünce dünyasını merkeze alarak Türkçenin dönüşümünü ve “doğru” dil kullanımının neden vazgeçilmez olduğunu anlatan bir nehir söyleşi. Delidolu Yayınları’ndan çıkan kitap, dilin hoyratça kullanımıyla zayıflayan iletişime dikkat çekerken okuru Türkçeye özen göstermeye çağırıyor.

  • Sarı Defter- Günlükler, 1.cilt, 1978-1987

    Çok sayıda edebiyat ödülünün sahibi Avustralyalı yazar Helen Garner, son kitabı Sarı Defter’de bir yazarın hayatla, zamanla ve kendisiyle hesaplaşmasını incelikli bir derinlikle kayda geçiriyor. Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan kitabı dilimize Elif Ersavcı kazandırdı.

  • John Fowles – Günce İkinci Cilt: 1966-1990

    Büyücü, Koleksiyoncu ve Fransız Teğmenin Kadını gibi romanlarıyla 20. yüzyıl İngiliz edebiyatının en özgün yazarlarından biri kabul edilen John Fowles’un, günlüklerinin 1966 ile 1990  yıllarını kapsayan ikinci cildi Süha Sertabiboğlu tarafından Türkçeye kazandırıldı

  • Otobiyografi

    Linda Anderson’un kaleme aldığı Otobiyografi, Bülent Ayyıldız’ın çevirisiyle VakıfBank Kültür Yayınları’ndan çıktı. Otobiyografiyi edebiyatın en kışkırtıcı türlerinden biri olarak ele alan kitap, okuru yaşam anlatılarının kurgu, kimlik ve hakikatle örülü çok katmanlı dünyasına davet ediyor.

  • Akşam İstanbul’da Çok Fena Şeyler Oldu

    Serdar Korucu’nun hazırladığı Akşam İstanbul’da Çok Fena Şeyler Oldu, 6-7 Eylül olaylarını yaşayan 32 tanığın ağzından, 70 yıl sonra tüm çıplaklığıyla anlatılan bir karanlık hikâye.

  • Eşikler

    Marianne Brooker’in ilk kitabı Eşikler Özge Çağlar Aksoy çevirisi ile Yapı Kredi Yayınları tarafından dilimize kazandırıldı. Yazar kitapta annesinin  hastalığını ve ölümünü  eksenine alarak  bu kavramları sıradanlaştırmadan, derinlemesine ve feminist bir bakış ile okuyucuya sunuyor.