Türkçe’ye “Nitelikli Fikri Tapu” olarak çevrilen NFT (Non-Fungible Token), yayıncılık sektöründeki dijital dönüşümün de bir parçası. Esra Şahin Tozak ile NFT platformları ve yayıncılık sektöründeki dijital dönüşüm öngörüleri üzerine konuştuk. 

Başak Bingüler

Yayıncılık sektöründeki ham madde krizi ve zorunlu fiyat artışları için somut bir çözüme varılmış değil. Yayıncılar her fırsatta basılı kitabın geleceği ve yayınevlerini ayakta tutabilmenin zorluğu konusunda endişelerini paylaşıyor. Bir tarafta bu tıkanmışlık sürerken diğer tarafta sektörün yeni yüzü inşa ediliyor. 

Web3 ile ilgili pek çok şeyin henüz oturmamış bir düzende olması nedeniyle somut gelişmelerden bahsedemesek de birtakım yenilikler ve dijital dönüşüme ayak uydurma çalışmaları sayesinde gelecekte konumlanabileceğimiz yeri şimdiden hayal etmeye başlamak gerekiyor. Hatta hayalin de ötesinde, dönüşümün bir parçası olmak için bir plan çizmeye başlamanın da tam zamanı. 

OpenSea platformunda NFT şiirlerini yayımlayan Esra Şahin Tozak ile bu girişiminin süreçlerini, bakış açısını ve dijital dönüşümün yayıncılık sektörüne etkileri konusunda keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. 

Bu röportajı okuduktan sonra NFT pazar yerlerine göz atmanızı ve Esra Hanım’ın önerdiği kaynak içerikleri incelemenizi tavsiye ediyorum. Böylece hep birlikte geleceğe aynı anda bir adım daha atmış olacağız. 

Bize biraz kendinizden ve kariyer gelişiminizden bahsedebilir misiniz?

1984 İstanbul doğumluyum. Yazmaktan daha çok sevdiğim tek şey yüzmek oldu diye başlayayım. Odasında poster yerine periyodik cetvel asılı bir öğrenci olarak, Elektronik Mühendisliği’nden mezun oldum. Çok da bilinçli, severek yapılan bir tercih değildi anlayacağınız. 2006’da Siemens’te Otomasyon & Sürücüler bölümünde satış mühendisi olarak çalışmaya başladım. Bu sırada MBA programını tamamlayıp Süreç Geliştirme Uzmanı olarak Kalite ve Strateji gibi departmanlarda rol aldım. EFQM Mükemmellik Modeli ve QDMS üzerine uzmanlaştım. 

Yedi senelik kurumsal hayata kısa bir ara verip devamında eğitim sektöründe çalıştım. Bu esnada, 2018’de eşimle WordPress Okulu: Wpokulu.coyu kurduk. Eşimin internet teknolojileri ve WordPress uzmanı olması benim blog hikâyemde bir dönüm noktası oldu. İstanbul’dan Diyarbakır’a kadar pek çok üniversitede 30’u aşkın web sitesi kurma eğitimi organize ettikten sonra, ben de pandemide kendi blogum için çalışmaya başladım. Bu süreçte izlediğim Pelin Esmer ve Barış Bıçakçı’nın “İşe Yarar Bir Şey” isimli filmi, şiirlerimi içerik olarak kullanma noktasında bana cesaret verdi.

Blog yazılarınızı kendipesinde.com adresinde yayımlıyorsunuz. Burada hem şair yönünüzü hem de dijital gündeme yakınlığınızı bir arada görebiliyoruz. Günümüzde çok yönlü olmanın kariyer gelişimine katkıları sık sık vurgulanıyor. Siz bu çok yönlülüğü nasıl sağladınız? Kariyer gelişiminizde okuma alışkanlıklarınız ve kitaplar nasıl bir rol oynadı? “Hayatımı değiştirdi” dediğiniz kitaplar var mı?

Sanata ve felsefeye olan ilgimi fark edip, bunun üzerine gitmeye cesaret etmekle başladı diyebilirim. Okuduklarımı “-meli, -malı”lardan uzaklaştırıp içimden ne geliyorsa onları okuduğum bir dönem oldu.

Hayatımı değiştiren kitabın öyküsünü anlatmıştım yayınlarda. Blogumun da isim babasıdır, seve seve paylaşayım: Online kitap sipariş ettiğinizde, sizin beğenilerinizle eşleşen öneriler olur. Oruç Aruoba’nın “de ki işte”si hep düşerdi önüme. Ama nedense kitabı edinmemiştim. Pandemide tekrar önüme düştüğünde, bu kez öneriyi es geçmedim! 

31 Mayıs 2020; kitap gelmiş, yine bir karantina günü… Ev halkından izin isteyip bahçede bir sandalyeye kuruldum okumak için. Sakin bir ağaç altı buldum. Kitap beni daha ilk sayfasından çok etkilemişti, bir paragrafı çekip beraber okuduğumuz arkadaş grubuna gönderdim mesajla. Gelen yanıt: “Esra, Oruç Aruoba’yı bugün kaybettik. Tesadüf mu oldu bu?!”

Hayat, yüklediği anlamlarla bir şeyler ifade ediyor insana. Anlam meselesine bu şekilde bakıyorum. Evet var bir anlamı ama o var olduğuna inandıklarımız, bizzat kendi yüklediklerimiz. Ben o gün, Aruoba yürüdüğü yolu emanet etmiş gibi hissettim. “Korkma, sen de yürüyebilirsin” demiş gibi. Senin de hakkın, geç kalmadın -ki “yürüme”yi de çok sevdim 🙂

Mühendislik eğitimi alıp bolca alan değiştirmiş biri için çok da kolay değildi kendine bu konuda izin verebilmek, alan açmak. 

OpenSea platformunda NFT şiirleriniz yayımlanıyor. Hem de NFT kavramının neredeyse ülkemizde ilk gündem olduğu zamanlarda bu çalışmayı yaptınız. Bu platformların amacını ve geleceğini zihninde oturtamayanlar için biraz detaylandırabilir misiniz? Neden şiirleriniz bir NFT pazar yerinde?

NFT (Non-Fungible Token), blokzincir teknolojisi kullanılarak dijital bir varlığın aidiyetini belirliyor aslında. Bu token bir coin olsaydı başka bir coin ile takas edilebilirdi-değiştirilebilirdi. Ancak dijital bir varlık olduğunda -görsel, video veya ses- değiştirilemiyor, bu da onun biricikliğini vurguluyor. Türkçe’ye “Nitelikli Fikri Tapu” diye çevrilmesi tesadüf değil. 

NFT pazar yerlerini ise bulunduğumuz web düzenindeki sosyal medya gibi düşünebilirsiniz. Evet, bir web sitenizin olması sizin internetteki varlığınızı sağlar ama görünürlük sosyal medya ile mümkün. Blokzincire doğrudan kodlayarak da eserinizi mintleyebilirsiniz ama görünürlüğü pazar yerleriyle sağlıyorsunuz. Size komünite edinmek için de bir imkân sağlamış oluyor. NFT koleksiyonlarınız da dijital sanat galerinizdeki eserler olarak tanımlanabilir. 

Sanatın demokratikleşmesine, literatürde Lindy Etkisi olarak geçen olgunun önüne geçebileceğine olan inancımdan ötürü, şiirlerimi herhangi bir dergi veya yayınla paylaşmadan önce NFT olarak mintlemek istedim. En çok verilen örnekle anlatayım: Bir ressam, eserini sergileyebilmek için galerideki küratörün onayını almak zorunda. Ancak NFT’de bu şekilde bir onay mekanizması kalmıyor. Bunun elbette getirisi ve götürüsü var. Hevesli, genç bir sanatçı hayal edin…  En üretken zamanında eserlerini dilediği gibi paylaşabilmesi müthiş bir fırsat değil mi? Nice üretken insan, uygun çevrede olmadığı için kendini ifade etme şansından mahrum kalıyor. Bu noktada NFT büyük bir şans.    

Ama bu değişim uzun soluklu olacak. Çok kesin yargıları, keskin öngörüleri sağlıklı bulmuyorum. Ne çok yüce, ne çok ölümcül bir şey NFT… Teknolojiyi getirdiğimiz yer sadece. Biz (kullanıcı ve üreticiler olarak) nerede ne kadar var olmasını ister ve kabul edersek orada, o kadar var olacak diye düşünüyorum. Hâlen yeni sayılır. Tapu vb. pek çok farklı alanda kullanılması mümkün ve kullanılacak. 

OpenSea Platformu’ndaki NFT şiir koleksiyonunuz kendipesinde.com adresindeki kişisel blog sayfanızda da yayımlanıyor. Bu NFT mantığına uygun mu?

Tüm NFT’ler için geçerli olan şey şiirlerim için de geçerli. İnternette ya da Instagram’da bir fotoğraf görmekle, o fotoğrafın sahibi olmak iki farklı şey. Benim görseliyle tasarladığım hatta okuduğum şiire sahip olmakla, onu sadece görmek de öyle.

Şiire fiyat biçmek fikir olarak zorlayıcı geldiği için ilk etapta herhangi bir ücret koymak istemedim. İstanbul Blockchain Women’ın Kadınlar Günü NFT Sergisi için, kendi sesimle okuyup mintlediğim, görsel tasarımı da bana ait olan bir şiirim vardı. Hâlen de fiyat biçmedim. Esra.eth domaini için çok teklif aldım aslında. Bakalım şiirler için de gelecek mi?

Hesabımda bir de fotoğraf koleksiyonum var. Ama şimdilik ikisi de sınırlı sayıda. Aklımdaki projeleri henüz tamamıyla hayata geçirmedim. 

#İşteŞiir buluşmalarında moderasyon yapıyorsunuz. Şairler ve şiir okurlarıyla iç içesiniz. NFT şiir koleksiyonu hakkında şiir severler ne düşünüyor?

Teknoloji ve sanatı harmanladığı için çok heyecan verici bulanlar oldu. Bilim ve sanatı kesiştirebilmek benim için çok kıymetli. İkisinin kol kola olabileceğini göstermekti çabam. Özellikle yazılım dünyasından merakla takip edenler var. 

İşteŞiir çok özel bir proje. Blog ve Linkedin yazılarım vesilesiyle tanıştığım, sevgili Ersin Engin ile birlikte yürüttük, konunun fikir babasıdır. Çok değerli isimleri, ödüllü modern şairlerimizi ağırladık bu programda: Nilay Özer, Yücel Kayıran, Gökçenur Ç., Mehmet Erte, Gonca Özmen, Serdar Solkun ve Ecinniler Dergi’den: Gökhan Arslan, Tunca Çaylant, Çağla Çinili.

NFT olaraksa, değerli felsefeci şairimiz Yücel Kayıran’a ithafen yazdığım “Üç Necati” şiirinden okuyarak mintlediğim “Gece Yürüyüşü”, az önce bahsettiğim gibi tahminimin üstünde bir ilgi gördü. Kendi şiirimi okumak kulağıma pek de sempatik gelmiyordu ama beğenilmesi çok mutlu etti. 

OpenSea’de dinlemek için buraya tıklayın.

NFT koleksiyonları özgün görsel tasarımlar olarak hayatımıza girdi. Yazılı içerikler henüz yaygınlaşmadı gibi. Meta’nın Instagram için ürettiği NFT ürününü 100 ülkeye daha açması gibi gelişmeler bu tür koleksiyonların geleceğini nasıl etkiler? Sizce önümüzdeki 5 yılda yazılı NFT içeriklerin geleceği nasıl şekillenecek?

Meta’nın her hamlesi piyasayı hareketlendirecektir. Ama bu geçici mi olur kalıcı mı olur, onu zaman gösterecek. Fiyatların normalize olmasının zaman alacağı gibi. 

5 yıl sonra bugünleri gülerek anarız gibi geliyor bana. Şu an her şey havada, zihinlerde oturmadı. Web3’ün adım adım gerçekleşmesiyle, NFT hayatlarımızda daha somut bir yer kaplamaya başlayacak.

Örneğin şirketler billboardlarda dönen reklamlarını, metaverse’deki NFT’lere taşıyabilecek. Arkadaşınızın satın aldığı arabayı ya da çizgi film karakterini NFT olarak kiralayabileceksiniz vb. 

Tüm bu yeni gelişmeler doğrultusunda NFT pazar yerlerinde ve hatta metaverse evrenlerinde editörlük ve çevirmenlik mesleği nasıl konumlanabilir? Yazarlar ve yayınevleri hakkında neler öngörüyorsunuz? Bu yeni mecralarda yayıncılık sektörü nasıl konumlanacak? Bunun için bugünden neler yapılmalı sizce?

İçinde gezebileceğimiz kitapların hayali ile başlayalım o halde! Öte yandan Pearson, 

NFT’lerle ikinci el kitap satışından gelir elde edebileceğini açıkladı. Bu akıllı kontrat teknolojisi ile gerçekleşiyor. Bu kontratlarda neler yazılabileceğinin farkına varırsak teknolojinin getirilerini sonuna kadar kullanma şansımız olur. 

Meslekler bu teknolojiye ayak uyduracak diye düşünüyorum. Aklıma gelen en basit örnek, pazar yerlerindeki farklı dillerdeki NFT’lerin ilgili dile çevrilmesi vs. Şu an internetteki içeriklerin çoğunda yaşandığı gibi. 

Son olarak, Bookinton okurlarına içinde bulunduğumuz bu dijital dönüşümde katkı sağlayacak güncel kitap önerilerinizi öğrenebilir miyiz? Yakın zamanda okuma listenizde neler var?

Dijitali takip etmek için başvurulacak ilk kaynak yine dijital oluyor. Bu konudaki merakımı daha çok online içeriklerle besledim. Bu alanla ilgilenenlerin mutlaka takip etmeleri gereken isimlerin başında bence Bager Akbay ve Buğra Ayan geliyor.  

Bager Akbay mühendis kökenli bir sanatçı olduğu için hem kendime çok yakın hissettiğim bir isim hem de çok kıymetli bir harman çıkarıyor; gerek yaptığı işlerde gerek paylaştığı görüşlerde. Elif Bereketli ile Calling Mag için çektikleri “Komunite Konuşuyo” podcasti miladım olmuştu. Bu işin eksisini artısını, olurunu olmazını Akbay kadar şeffaf anlatan az isim var. Gerek Flu TV’den gerek diğer Youtube yayınlarından faydalanabilirsiniz. NFT satışının, bir komüniteniz olmazsa ne kadar zor olacağını, geçenlerde bir Twitter odasında kendi tecrübeleriyle paylaştı.

Teknik açıdan yaklaştığımızda ise, Web3’ü anlamadan NFT’leri anlamak mümkün olamayacağı için “Web3 Derneği” kurucusu Buğra Ayan’ı takip etmeleri önemli. Etkinlikleri ve pek çok ücretsiz kaynağı Twitter’da paylaşıyorlar. Youtube’da da pek çok detaylı anlatımına ulaşabilirsiniz.  

Konuyla ilgili birkaç kitap da bırakalım: 

  • İstanbul Blockchain Women yönetim kurulu üyelerinden Çağla Gül Şenkardeş’in Blokzcincir Teknolojisi ve NFT’ler – Kapağı Refik Anadol imzalı bir NFT görselinden oluşan çok özel bir kitap.
  • Web3 Derneği üyelerimizden Elanur Altıntop’un Blockchain Teknolojisi Şirketleri kitabı.
  • Web3 Derneği kurucusu Buğra Ayan ve Enes Polat’ın “Polygon /Algorand ile Blokzincir Geliştirme” kitapları ise bu işi bizzat yapmak isteyenler için. 

Ben sıkı bir podcast dinleyicisi olarak bir liste hazırlamıştım NFT’ler için. Meraklısıyla onu da paylaşmış olalım. Buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bu konulara paralel sayılabilecek, “Kancaya Takılınca” var okuma listemde. 

Felsefe, sanat ve şiirle ilgili olarak paylaşmak gerekirse, tavsiyelerim: 

  • Efsus’a Yolculuk, Çalgın – Yücel Kayıran
  • Meditasyon (Sanatla farkındalık) – Christophe Andre 
  • Bir Kadının Hayatından 24 Saat – Stefan Zweig 

Esra Tozak hakkında daha fazla bilgi için aşağıda linkleri inceleyebilirsiniz.

Esra Tozak
Wpokulu.co
kendipesinde.com

NFT şiirleri: 

https://opensea.io/EsraTozak

Diğer Uzman Görüşü röportajlarını okumak için tıklayın.